SON DAKİKA
reklam
reklam

Etrafa mutluluk saçmak

Köşe Yazarı: Cengiz BAYSU   Eklenme Tarihi: 13 Şubat 2020, Perşembe - 11:38   Okunma Sayısı:

 

Emeklilerin sosyal mekânları

Bir sosyal mekânda oturup kahve içecek ve elimdeki gazeteyi inceleyecektim. Siparişimi verdim ve hemen gazeteye göz atmaya başladım. Kahvem gelmişti. Daha bir yudum çekmiştim ki, bir yaşlı hanımefendi bastonuna abana abana geldi. Başka boş yer olmadığı için müsaade istedi. Ayağa kalktım ve oturması için kendisine de yardımcı oldum.

Benim bu hareketimden çok etkilendiğini ve ne iş yaptığımı sordu. Emekli subay olduğumu, gazeteye yazı hazırladığımı söyledim ve bir de kahve ısmarladım. Çok memnun oldu. Yaşı 80’in üzerindeydi.

Fasıl bundan sonra başladı. 7-8 cümleyle beni tanımıştı. Kendini tanıtma sırası ondaydı. 1946 yılında ….. Kız Lisesi’nde okumuş. Okul müdürünün, müdür yardımcısının, öğretmenlerin isimlerini saydı. Yarım saat dolmuş, 1950 yılına gelememiştik.

Sonuç olarak, konuşmamız 1,5 saat sürmüş, dinleyen ben konuşan da yaşlı hanımefendi olmuştu. İnsanların geçim koşullarının ağır olduğu, sağlık sorunlarıyla boğuştuğu bir dönem yaşıyoruz. Belki derdini dinleyecek birini bulmuş olması onun için rehabilitasyon olacaktır. Ben bu düşüncelerle dinlemiş, asla tenkit etmemiştim.

Karşımızdakini tenkit edebilmemiz için önce onunla aynı yaşta olmalıyız. Onun sağlık sorunlarına benzer sorunlarımızın olması gerekir vb… Böyle davranmak onu rahatlatacak, bizi de mutlu edecektir.

 

Siyasi hayattan: Akla gelenler

C/B Erdoğan’ın Ukrayna ziyareti öncesi Suriye, İdlib’de askerlerimizi vurdu.  Şehitlerimize rahmetler olsun, gazilerimize sağlık ve uzun ömürler dileriz. Zamanın bu ziyaret öncesine gelmesi tesadüf müdür, değildir…

 

  • Rusya, bu planlamayı kendisi yapmış olabilir. Dolayısıyla Suriye’yi kendi emellerine

alet etmiş olabilir.

  • Ukrayna ile muhasım durumda olan Rusya, Türkiye’nin Ukrayna ile yakınlaşmasından

rahatsızlık duymuş olabilir,

  • Görüşmeler sırasında Erdoğan’ın, “Kırım’ın Rusya tarafından ilhakını kabul etmiyoruz”

şeklindeki açıklaması Rusya’yı kızdırmış olabilir.

 

Zam haberleri

Ulaşım vasıtalarına yapılan %36’lık zam, blast etkisiyle halkın üzerinde önce şok yarattı. 2-3 gün geçince de kanıksanır gibi oldu. Gerçek durum ayın sonunda elde kalan parayla ortaya çıkacaktır.  Zannetmeyin ki, bizdeki zam dünyanın hiçbir yerinde yoktur. Zam her yerde vardır; ama bizdeki kadar acıtıcı değildir. Bunu aşağıdaki örnekle daha iyi açıklayabiliriz (!).

 

Yel değirmenleri

    Yel değirmenleri, su değirmenlerinden yaklaşık bin yıl kadar sonra geliştirilmiştir. Haçlı Seferlerinden dönenler yel değirmenlerine ilişkin bilgiyi Avrupa’ya aktarmışlar. İslam kaynaklarında 9’uncu yüzyıldan itibaren yel değirmenlerinden bahsedilirken Avrupa’da 12’nci yüzyıldan beri yel değirmenlerinden söz edilmeye başlanmıştır. Buna göre Batı, rüzgâr gücünden yararlanmada Doğu’dan etkilenmiştir.

    Utrecht piskoposu, 1341 yılında bütün eyalet rüzgârının kendisine ait olduğunu ve yel değirmeni kurmak isteyen herkesin kendisinden izin alması ve vergisini vermesi gerektiğini duyurmuştur.

Bu gözü doymaz piskoposa günümüzde ne söylenmesi gerekir bilmiyorum; ama bir medeniyetin mensupları ürettiğini, bulduğunu veya geliştirdiğini paylaşırken bir başka medeniyetin mensubu hem de din adamı kendi halkına bile abuk sabuk vergiler koymuş.

İyi ki günümüzde böyleleri yok! Şu sözlerle yazıyı bitireyim:

 

Darı unundan baklava

İncir ağacından oklava olmaz

Deli Mehmed’in abası

Gâh oğlu giyer gâh babası

 

reklam

KÖŞE YAZARLARI

reklam
reklam