SON DAKİKA
reklam
reklam

İşin sonu nereye gider

Köşe Yazarı: Cengiz BAYSU   Eklenme Tarihi: 16 Şubat 2020, Pazar - 00:10   Okunma Sayısı:

Depremler yer kürenin yakasına yapışmışken, yangınlar koca kıtanın bitki örtüsünü ve masum hayvanlarını silip süpürmekte, sel baskınları ve hortumlar korku salıp can almaya devam etmektedir. Dünya, küresel iklim değişiklikleri ve doğal afetlerle çalkalanırken sınai ve elektronik alandaki gelişmeler karşımıza daha korkunç bir tablo çıkarmaktadır. Bunlara örnek olarak verebileceğimiz hususlar çoktur:

 

Nükleer füze ve başlıklar

  1. ABD Başkanı Trump, 2018 başında Avrupa’nın doğusunda bir çatışma çıkması

Durumunda Rusya’yı taktik nükleer savaş başlıkları kullanmaktan caydırmayı planladığını belirterek denizaltılar için geliştirdiği Trident füzelerini yeni düşük güçteki nükleer başlıklar ile donatılmaya başlandığını açıklamıştır.

Amerikan Bilim İnsanları Federasyonu (FAS) uzmanları, bu tip füzelerle donatılan USS Tennessee denizaltısının Georgia eyaletindeki deniz üssünden çıkarılarak Atlantik Okyanusu’nda devriye görevine başladığını ifade etmiştir.

Tennessee denizaltısındaki 20 füzeden bir veya ikisi, her biri 5 kiloton gücünde yeni W76-2 başlığını taşımakta, hatta her bir füze birkaç başlık taşıyabilmektedir. Denizaltıdaki diğer başlıkların standart 90 ve 455 kilotonluk olduğu, bir füzenin bu türden en fazla 8 başlık taşıyabildiği bildirilmiştir.

Füzelerin kullanım alanındaki bu uygulama değişikliğinin Amerikan uçaklarının Rusya’nın son zamanlarda geliştirdiği hava savunmasını geçemeyeceği teziyle ele alındığı ifade edilmiştir.

  1. Fransa geri kalır mı? Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, ülkesinin 300’ün altında

nükleer savaş başlığına sahip olduğunu açıkladı. Macron, Paris’teki askeri okulda ülkenin savunma stratejisine ilişkin açıklamalarda bulunmuştur. 

Avrupa ülkelerinin silahlanmayı kontrol etme konusunda ortak uluslararası bir ajandasının bulunması gerektiğini belirten Macron, "Fransa, Avrupalı ortakları içinde bu konuyu en çok ilgilendirenleri ortak uluslararası bir stratejinin temelleri atılması için harekete geçirecektir. Bunu Avrupa'nın aktif olduğu tüm kurumlarda önerebiliriz" ifadelerini kullanmıştır.

Macron, Avrupa’nın güvenliğinin ABD ile ittifaktan geçtiğini; ancak kendi güvenliklerinin aynı zamanda bağımsız eylem kapasitesinin artmasından geçtiğini kaydetmiştir.

  1. Rusya, dünyanın ilk insansız nükleer denizaltısını geliştirebileceğini açıklamıştır.

Haberin çıktığı Forbes dergisi, ABD’nin bu tür silah geliştirmek için gereken teknolojilere sahip olmasına, denizaltı filosunun üstünlüğüne, denizaltıların seyir süresi ve mürettebat sayısının çokluğuna rağmen Rus denizaltı mürettebatının daha az sayıda olduğunu kaydetmiştir. Dengenin kurulması veya Rus tarafının avantajlı hale geçmesini ise, “… ama eğer robotik alanındaki devrimin dünyayı insansız denizaltılar geliştirmeye zorlamaya başlarsa avantaj Rusya’ya geçer” sözleriyle açıklamıştır.

Rusya’da geliştirilen Poseidon denizaltısına dikkat çeken Forbes, saldırıdan sonra denizaltının geriye dönüşünün söz konusu olmaması nedeniyle ‘silah’ olarak nitelendirildiğini, bu aracın nükleer motora ve çok güçlü nükleer başlığa sahip olduğunu, bu yüzden Batı medyası tarafından ‘kıyamet günü silahı’ diye adlandırıldığını ifade etmiştir.

Forbes’in haberinde, Rusya’nın nükleer türbin jeneratörlerini drone teknolojisi ile birleştirerek dünyanın ilk insansız nükleer denizaltısını üretmek için tüm imkânlara sahip olduğu, insansız aracın mevcut denizaltılara kıyasla daha etkisiz ama kesinlikle çok daha ucuz olacağı vurgulanmıştır.

Batı ülkelerinin yeni reaktör geliştirebilmesi için çok daha fazla zamana ve maddi kaynaklara ihtiyacı olduğu belirtilen haberde, Rusya’nın diğer tüm ülkelerden çok daha erken insansız denizaltılar elde edebileceği kaydedilmiştir.

 

 

Rusya her etkiye mukabele ediyor

Nükleer silah geliştirme, başlıkları çok işlevli hale getirme, insansız nükleer denizaltılar üretme çalışmalarını hiç durmaksızın sürdüren Rusya, NATO tarafından düzenlenecek olan ve 37 bin askerin katılmasının planlandığı Defender Europe 2020 tatbikatını daha planlama safhasından itibaren izlemeye almıştır. Rus Dışişleri Bakanı Lavrov, "Elbette karşılık vereceğiz. Büyük endişe yaratan bu süreçleri görmezden gelemeyiz ancak gereksiz risk oluşturmayacak şekilde karşılık vereceğiz" demiştir.

Tarafsız ülkelerin de NATO tatbikatlarına çekildiğinin altını çizen Lavrov, "Bu, İttifak'ın doğu sınırlarına kadar tüm nakliye hatlarının modernizasyonunu öngörüyor. Böylece her türlü büyük askeri teçhizat Doğu'ya kadar sorunsuz bir gidebilecek. Sanırım sadece bu bile, bu tür oyunların yarattığı tehlikeyi anlamak için yeterli. Buna elbette yanıt vermeliyiz" ifadelerini kullanmış ve “… ABD'nin nükleer silahlarının aksine, Rusya'nın tüm nükleer silahları kendi topraklarında yer alıyor" diye eklemiştir.

Tatbikat, ABD’nin komutasında Avrupa’da son 25 yılda gerçekleştirilecek en büyük tatbikat olarak nitelendirilmektedir. Tatbikata katılacak 17 müttefik ülke ise, lojistik ve birliklerin koordinasyonunda sorumlu ast rollerde yer alacak. Almanya merkezli gerçekleştirilecek tatbikatın bir kısmı, Rusya sınırlarındaki Polonya ve Baltık ülkeleri dahil 10 ülkede icra edilecektir.

 

Yorumlama

Dünyada bu kadar barış anlaşması varken ve durmaksızın barış nutukları atılırken silahlanmak niye? Geliştirilen ve kitleleri ölüme götürecek olan bu canavarlar ülkelerin envanterinde mevcutken ülkeler birbirleriyle nasıl anlaşacak? Silah fabrikaları üretimlerini hiç kısmamaktadır. Kendi ihtiyaçlarını karşılayan ülkeler kullanmadıklarını ve demode olan silah ve mühimmatı bir başkasına satmaktadır? Bu durumda barış içinde ve kardeşçe yaşamaktan söz edilebilir mi?

 

reklam

KÖŞE YAZARLARI

reklam
reklam