SON DAKİKA
reklam
reklam

Mikrofonun Altın Sesi Nedret Selçuker (I)

Köşe Yazarı: Sinan ERDOĞDU   Eklenme Tarihi: 16 Mart 2020, Pazartesi - 11:29   Okunma Sayısı:

Türkiye’de radyo yayıncılığı için 1927 yılı oldukça önemli bir tarihtir. Ülkemizde radyo hakkında teknik ilk çalışmalar 1922’de ve Kurtuluş Savaşı döneminde yapılmış, ancak hem mali hem de teknik problemler düzenli radyo yayıncılığının  yapılabilmesinin ancak 1927’de başlayabilmesini sağlayabilmiştir. Türkiye’deki ise ilk yasal çalışma Mustafa Kemal Paşa’nın talimatıyla 1925’de Telsiz Telefonu Hakkındaki Kanun’u çıkmasıyla olmuş, bu kanunun çıkmasından sonra da 6 Ocak 1926’da alınan Bakanlar Kurulu kararıyla Telsiz Telefon Türk Anonim Şirketi’ne imtiyaz vermek amacıyla “Nizamname-i Dâhiliye” yürürlüğe konulmuştur.

Telsiz Telefon Türk Anonim Şirketi (T.T.T.A.Ş) olan  şirket ;İş Bankası, Anadolu Ajansı, Sedat Nuri İleri, Falih Rıfkı Atay ve Cemal Hüsnü Beyler tarafından kurulmuştur. İstanbul’da 1 Mayıs 1927, Ankara’da  18 Kasım 1927 günleri radyonun yayına başlama tarihidir.  Radyo’nun önemliyse 1930’larda daha da artmıştır. Nitekim Mustafa Kemal Atatürk de  1935 Yılının T.B.M.M Açılışı konuşmasında  “Ulusal kültür için gerekli olduğu gibi, uluslararası ilişkiler yönünden yüksek önemi olan radyo işine önem vermeniz çok yerinde olur.” demiştir.  1930’larla beraber radyoya olan önem artmış ve Ankara Radyoevi 1936’da  hayata geçmiştir. İlk yıllardaki müzik ağırlıklı yayınsa, konuşmaya dayalı programların olduğu söz ağırlığıyla dengelenmiştir. Haberlerin yayınlandığı ajans saati önemli gelişmelerin verildiği bir bültendir ve radyo da en çok bu saatlerde dinlenmektedir. 1938’e geldiğimizde Mustafa Kemal Atatürk’ün siroz kaynaklı sağlık sorunları ağırlaşmıştır. 10 Kasım’da son nefesini vererek ebediyete göçen Atatürk’ün sağlık raporları gün gün ajans bültenlerinde kamuoyuyla paylaşılmaktaydı. Mustafa Kemal Atatürk’ün ölümünün ardından 11 Kasım 1938’te İsmet İnönü Cumhurbaşkanlığına seçilir.

İşte Nedret Selçuker de , 1938 yılında Bursa'da doğmuştur. Üsküdar Paşakapısı Ortaokulu ve Cağaloğlu İstanbul Erkek Lisesi’ni bitiren Selçuker, İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi’nden psikiyatri ve pedagoji dallarında serbest lisans yaparak  mezun olur. Bu süre zarfında Nedret Selçuker ve cumhuriyetin ilk kuşakları şunları yaşar. Önce 2.Dünya Savaşı yaşanmış ve  radyonun gerek dünyada gerekse ülkemizde önemini epey artmıştır. Bu dönemde radyo ise o dönemde başarılı haber yayıncılığıyla dikkat çekmiş ve övgü toplamıştır. Radyo nitelik ve nicelik anlamda atılım yaşamaya devam etmiştir. 2.Dünya Savaşı ile 1946-1960 arası dönemde Türkiye çok partili yaşama geçer.  Bu dönemde Falih Rıfkı Atay, Şevket Rado , Muzaffer Sarısözen, Mesut Cemil,  Bâki Sühâ Edipoğlu gibi ünlü radyo programcıları geniş kitlelerle buluşmuşlardır.  1949’da çıkan Basın-Yayın Ve Turizm Genel Müdürlüğü Kanunu (B.Y.T.G.M)  ile radyo yönetimi B.Y.T.G.M’nin eline geçmiştir.  Aynı yasanın ilgili maddesi ile Radyo Yayınları Danışma Kurulu oluşmuştur. Bu dönemde de radyo yayınlarında içerik anlamında bir takım değişimler yaşanmış ve Radyo’da popüler türdeki (Hafif Müzik) yayınlar artarken Klasik Batı Sanat Müziği yayınlarında azalmalar olmuştur. Yine Divan –Klasik Türk Müziği ( sonraki dönemdeki popüler ismiyle Türk Sanat Müziği) yayınlarında da bir miktar artış yaşanır. Zeki Müren işte tam da bu günlerde Radyo’dan dinleyicilerine seslenecektir.

reklam

KÖŞE YAZARLARI

reklam
reklam