Değerli okurlarım: gazetemize ve benim de dâhilim olduğu yazarlarımıza çok sayıda teşekkür iletisi geliyor. Bu isimler arasında yer alan ve Maltepe Ardahanlılar Dernek Başkanlığını da yürüten Uz.Eğitmen Yaşar Geler’in bizler için özel bir yeri olduğunu belirtmek gerekir. Kendisi gazetemize ve çok değerli patronum, ablam Serpil YILDIZ Hanımefendi başta olmak üzere gazetemizin tüm çalışanlarına başarı ve bol şans dileklerini iletti.
Yaşar hocamız son ilettiği yazısında son günlerin güncel konusu olan koronavirüse dikkatleri çekiyor. Zira;dünya salgın tehdidinden korunabilmek için eve kapanıyor. Bu da evden çalışmayı zorunlu kılıyor. Geçmişte maliyetleri düşürmek, hamile kadınlar gibi sağlık durumları müsait olmayanları çalışma hayatının içinde tutmak gibi kimi kurumların da uyguladıkları bu yöntem önümüzdeki günlerin sıcak konuları arasına girecek. Yaşar Geler hocamız bu konu hakkında şunları söylüyor:
“Daha önceki bir yazımda Home Ofis çalışmaya ve Home Ofis çalışmanın aslında bir iş değil, işsizlik ya da bir şekilde vergi kaçırma vb. olaylara bağlı olduğundan bahsetmiştim. Tabi ki ihtiyaca uygun şekilde çalışmayı gerektirdiğini de bilmekteyiz.
Bu olay bir çeşit, Korona Virüs hastalığının dünyaya yayılmasına benzer hal aldı. Korona Virüsle ilgili gazetelerde, internet sitelerinde ve televizyonlarda yapılan haberleri izlediğimizde genellikle şu başlıkları duyarız: hastalık hızla yayılmakta ve bilanço giderek ağırlaşmaktadır. Bugün haberleri izlerken yine bu ifadelerle karşılaştım ve çok ta üzüldüm. Doğaldır ki dünya çapında yayılan bir virüsün hatta tam olarak tanımlanmamış bir virüsün ülkemize sokulması an meselesidir. Bunu en yetkili ağız olan Sağlık Bakanı bile açıklamıştır. Dikkatli olmak gerektiği ve çok ciddi önlemlerin alındığını belirtmektedir. Umarım ve dilerim ki ülkemizi teğet geçer ve bir canımızı dahi kaybetmeyiz.
Şimdi diyeceksiniz ki, ‘’Home Ofis’le başladı, koronayla devam ne alaka?’’ Alakalı kısmı tabi ki bir benzetmedir. Asıl konumuz, doğal olarak Home Ofis düzenidir. Home Ofis’ten kısaca bahsetmek istiyorum. Evimizin belli bir bölümünü ofise çevirerek işimizi sürdürdüğümüz bölümdür. Tıpkı benim evimde atıl durumda kalan bir odamı çalışma odasına dönüştürdüğüm gibi. Home Ofis aynı zamanda, kişilerin çalışma ortamını belirtmek amacıyla kullandıkları bir terimdir. Yani ev içindeki ofis demektir. İnternet teknolojilerinin gelişimiyle birlikte birçok yeni iş kolu ortaya çıkmıştır. İşte bunlardan birisi de Home Ofis iş koludur. Özellikle serbest çalışan kişiler ekstradan bir ofis kiralamak ve ofisin giderlerini karşılamak yerine evlerinin bir bölümünü ofis alanına çevirerek işlerini evden yürütmeyi tercih ediyorlar. Ne yazık ki Home Ofis uygulaması Korona Virüs gibi hızla yayılmaktadır.
Home Ofis iş kolunun avantajları olduğu gibi dezavantajları da azımsanacak gibi değildir. Geçen gün bir yazıda okumuştum;
Avantajlarını söyle sıralıyordu:
-Konforlu çalışma ortamı
-Aileyle daha çok vakit geçirmek
-Çalışma sessizliği
-İş ortamı stresi
-Harici masraflar
-Zaman kaybı
-Hasta geçirilen günler
-Çalışma esnekliği
Tabi ki birde bunun dezavantajları var.
Bunlar da:
-İzolasyon
-Dikkat dağınıklığı
-Kendinizi ev işlerine kaptırmak
-İş bazen hiç bitmez
-Yüksek oto-kontrol ihtiyacı
-Konsantrasyon ve koordinasyon zorluğu
Detayları açıklamak istemiyorum. Okuyucular bunları tahlil etmekte zorlanmayacaklardır diye düşünüyorum.