SON DAKİKA
reklam
reklam

Hatalar hep bizlerde

Köşe Yazarı: Cengiz BAYSU   Eklenme Tarihi: 21 Mart 2020, Cumartesi - 09:23   Okunma Sayısı:

Kendi kendime şu soruyu soruyorum

Kirlenen her şey yalnızlaşıyor, ıssızlaşıyor. Onları yalnız bırakıp ıssız’a itmesek de güzelliklerini korusalar? Öyle ya dostlar birbirlerini arar, yalnız bırakmazlar. Dünya tek başımıza var olduğumuz bir yer değil, tüm canlılarla paylaştığımız bir yaşam alanıdır. Ekonomik gelişmeyi maksimize etmek yarışına dönen uygarlık anlayışı ile daha yüksek refah adına doğaya yapılan bilinçsiz müdahaleler, çoğu zaman artık yaşamın sürdürülemeyeceği alanlar bırakıyor geriye. Nasıl mı?

 

* İran, ABD’ye kafa tuttu, nükleer tesislerinin vurulması gündeme gelince olay küresel boyut kazandı.

* Suriye’nin kuzeyinde olaylar meydana geldi. NATO ve ABD Türkiye’nin hoşuna gitmeyecek açıklamalar yaptılar. Olay ittifakın dışında ve küresel boyuta dönüştü.

* Göçmenleri bünyesinde barındıran Türkiye, kapıları açmak zorunda kaldı. AB’den beklediği desteği göremeyince kapıları açmak zorunda kaldı. AB ülkelerinin hepsi ayaklandı. Alın size bir küresel sorun daha…

* Koronavirüs salgını Çin’de başladı, İran ve İtalya’yı vurdu. Bir küresel sorun daha…

* Öncesinde karbon salınımının yol açtığı karadelik, petrol fiyatlarındaki artışlar karşısında petrol kerizlerinin ayaklanması, iktisadi krizler de birer küresel sorun idi. Demek ki, küresel sorunlardan birisi çözülmeyince bir diğerini tetiklediği ortaya çıkıyor.

 

***                             ***                             ***

Nasıl bir iş kazası

Atölyede bir iş kazası olmuş ve bir Lâz’ın parmağı kopmuş. Lâzlar hemen ilk yardım yaparak kopan parmağı bir buz torbası içinde hastaneye yetiştirmişler. Koşarak cerraha parmağı vermişler. Parmağı alan cerrah,

 

   ---Güzel, parmağa bir şey olmamış. Hasta nerde?

   ---Ne hastası? Onu da mı getirmemiz gerekiyordu?

 

***                             ***                             ***

Mahkemede

Hâkim Temel’e sorar:

  

   ---Bu adamı merdivenden iterek sen mi düşürdün? Temel yanıtlar:

   ---Sadece bir basamak ittim, diğerlerinden kendisi düştü.

 

***                             ***                             ***

İkinci viteste

Geçen hafta Maltepe’den metroyla Kadıköy’e gidiyordum. Vagonlar tıklım tıklım dolu... Her zaman olduğu gibi iki vagon arasındaki yerimi almaya yöneldim. Orada da yerde pervasızca oturan hukuktanımazlar var. Ellerinde telefonlar, oyun oynuyorlar.

Neyse ki, tutunacak bol virüslü (!) bir demir buldum. Tren hareket edince bir horultu peydah oldu. Saçı sakalı birbirine karışmış yarım dünya bir adam. Trende iki kişilik yer işgal ediyor. Kulağında kulaklıklar.

Arada bir değişik beste formlarında nefes alarak trendekilerin dikkatini çekmeye başladı. Bir adam dayanamadı ve,

 

   ---Şimdi ikinci viteste rampaya vurdu.   Bir diğeri ona destek çıktı.

   ---Birazdan hararet yapar, motor su kaynatır.

 

Gerçekten de öyle oldu. İki istasyon sonra salya ve sümükler akmaya başladı. Dürttüler, uyandı. Sümükleri eliyle sildi ve elini de montuna sürerek kuruladı. İneceği zaman da zaten virüs taşıyan demirlere yenilerini ekledi.

***                             ***                             ***

 

İşte bir magandaya da şık giyimli hanımefendinin öğretici yaklaşımı (!). Sokakta dönüş köşesine yaklaşmıştı ki, ipini koparmış koşan bir azmanın çarpmasına maruz kaldı. Hiç oralı olmaksızın koşmasına devam eden bu kendini bilmeze gençlerden birisi “ çüüüşş !” dedi. Hanımefendi o kadar sakindi ki;

 

   ---Ağzında gem’i yok, dizginleyemezsiniz, dedi.

 

 

reklam

KÖŞE YAZARLARI

reklam
reklam