SON DAKİKA
reklam
reklam

Görülmüş şey değil

Köşe Yazarı: Cengiz BAYSU   Eklenme Tarihi: 1 Haziran 2017, Perşembe - 09:00   Okunma Sayısı:

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Washington’u ziyareti sırasında büyükelçilik kançılaryası önünde ABD güvenlik personeliyle Türk yakın koruma ekibi arasında fiilî bir tartışma çıkmıştı. 
Yerleşik diplomatik kural ve teamüllerin dışına çıkılarak profesyonelliğe uymayan saldırgan davranışları Dışişleri Bakanlığına çağrılan ABD Büyükelçisine sözlü ve yazılı olarak iletmiş, ABD makamlarının bu olayı soruşturmasını ve yetkililerin tarafımıza açıklama yapmasını resmen talep etmiştik. Bu konu basında “Türkiye, ABD’ye nota verdi” şeklinde çıkmıştı.
Olayı irdelersek, ziyaret programının her aşamasında ABD makamlarının gerekli tedbirleri alamamasından kaynaklanan güvenlik zaafları olduğunu görürüz. Basit bir olay, heyecanını kontrol edemeyen her iki taraf güvenlik görevlilerinin yarattığı gereksiz bir nahoşluktur. 
Zaten sonradan ABD’li yetkililer tarafından yapılan resmi açıklamada olay Türk korumalara mal edilmiş ve Türkiye kınanmıştır. Benzer olay Şubat 2016’da Cumhurbaşkanı’nın Ekvador’u ziyareti sırasında da yaşanmış, Ekvador Dışişleri Bakanı Türkiye’ye protesto notası vereceklerini duyurmuştu. 
2015 yılından beri her dış gezide dokuz veya on kez tekrarlanan bu olaylar, diyasporanın da desteğiyle çeşitli terörist gruplar tarafından bilerek ve isteyerek kaşınmakta, Türk koruma grupları tahrik edilmektedir. 
Ani gelişme olarak ortaya çıkan ve kontrol altına alınması ilk anda zor olan bu tür olaylar büyütülmeden alt kademelerin devreye sokulmasıyla sonuçlandırılırsa daha şık olabilir ve nota verilmesi gibi devletlerarası ilişkilerde en üst seviyede uyarılara da gerek kalmaz. Sonuçta yapılan bir dostluk ve işbirliği ziyaretidir. Karşılıklı iyi niyet ve dostluk amacıyla yapılan bir ziyaret tek taraflı veya karşılıklı notalarla zehir edilmemiş olur. 
Yeryüzünün nimetleri
ABD, Suudi Arabistan ile 400 milyar dolarlık ticari bağlantı kurdu. Bunun 110 milyar doları askeri malzeme. Benim gibi birçok kişi de eminim merak ediyordur; hangi tehdit bir ülkeyi bu kadar harcamaya iter? Dolayısıyla Suudi Arabistan’ı tehdit eden/ler nelerdir, kimlerdir?
Kızıldeniz’in iki yanı… Koca Körfez’in bir yanı petrodolar içinde yüzerken diğer yanı yoksulluk ve kıtlık içinde yaşıyor. Her iki taraf da Müslüman… Tanrı’nın yeryüzüne dağıttığı nimetler, bir ailenin veya sülâlenin tekelinde… Nerede kaldı Yüce Allah’ın, “ihtiyacınızdan fazlasını dağıtın” buyruğu?
Güçlü olanın güçlülüğü yetmiyor gibi dünyanın en büyük gücüne maddi destek sağlıyor. Üstelik bu güç, değişik kıtalardaki Müslüman ülkelerden ABD’ye gelen uçaklardaki yolcuların tabletlerine varana kadar yasaklamalar getiren güçtür.  
İran
Bu ülke de Orta Doğu’daki enerji kaynaklarının büyük bölümüne sahiptir. Rusya’dan sonraki en büyük petrol rezervini elinde bulundurur ve petrol üreticisi bir ülkedir. Türkiye ithalatının neredeyse yarısını İran’dan karşılar.  Rusya’nın desteğiyle kurulan nükleer tesislerin varlığı ve bu tesislerde yürütülen nükleer faaliyetler,  Batı dünyasını –özellikle ABD’yi- tedirgin etmektedir. Bölge hâkimiyeti üzerine oynayan İran, Türkiye’yi rakip olarak görmektedir.
“Türkiye’ye rağmen Türkiye ile” şeklinde bir politika izleyen İran, ABD dahil kendisine rakip veya engel gördüğü ülkelere karşı âni çıkışlar, diklenişler hatta gösteriş tarzı tatbikatlar yaparak “bölge benden sorulur” imajını sergiler; ama karşısında kürenin eli sopalılarını görünce Türkiye ile dostluk ilişkilerine sığınır. 
Bize düşenler
Libya’dan Avrupa kıtasına kaçmaya çalışırken Akdeniz mezarlığına düşenler, Avrupa’da polisin ağır hakaret ve tacizlerine maruz kalanlar, namus ve ahlâklarına halel gelenler, İstanbul’da çocukları kucağında dilenmek zorunda kalan ve geçimini sağlamak için namusunu yiyenler varken zengin Müslüman devletlerin yöneticileri nasıl hesap verecekler?
Yapılan bölüşme veya paylaşma değil yeryüzü nimetlerini kapışmadır. Türkiye İslam dinini en güzel yaşayan ülkedir. Bölüşmeye, paylaşmaya, yoksulu korumaya devam edelim… Ne olur, yalan söylemekten, hak yemekten ve kalp kırmaktan uzak kalalım. Ramazan ayının bir arınma ayı olduğunu unutmayalım… Üstümüze rahmetler, topraklarımıza bereketler yağsın!

reklam

KÖŞE YAZARLARI

reklam
reklam