Sevgili devre arkadaşım Uğur Akgün ile dün yaptığım telefon konuşmasının ilk bölümünü yazmıştım. Konuşmamızda geçmesine rağmen köşemdeki yer darlığı nedeniyle yazamadığım konuyu bugün ele alıyorum. Hatay ilimiz yurdumuzun en güzel köşelerinden biridir. Uğur, bu yörenin çocuğudur. Kendi ilinin tarihini, coğrafyasını, etnik yapısını, adetlerini ve bilhassa yemeklerini çok iyi bilir. Değişik etli yemekleri yapmakta da pek beceriklidir. Öğrencilik yıllarında bunlarla ilgili anlatımları çok olmuştur. Şimdi yansıtacaklarım da onun çocukluğunda yaşadığı içtenliklerdendir. Dinleyelim mi? Annem ve nenem Sene 1965… Gaz ocağından “HOT” denen ve gaz yağı ile çalışan ocağa geçilmiştir. Mutfağımızda artık yemek pişirmek daha kolay olacaktır. Bir gün annem komşuya geçerken neneme ocaktaki yemeğe bakmasını tembihler ve evden çıkar. Nenem bir süre sonra ocaktaki yemeği kontrol için mutfağa gider; ancak ne görsün? Ocak sönmüştür. Hemen muhakeme yapar ve gaz yağı haznesine yakıt ikmali yapar.Ocak bir türlü yanmaz ve yemek pişmez. Annem eve dönünce yemeğe bakmak için hızlıca mutfağa gider. Ocağın sönmüş, yemeğin pişmemiş olduğunu goÅNrür. Hemen oturma odasına giderek durumu nenemden öğrenmeye çalışır. Anne ocağı neden kapattın.Kızım yakıtı bitmişti ve ben de yakıt koydum ama çalışmadı. Annemin aklına bir şüphe düşmüştür; cünkü evde kücük çocuklar olduğu için gaz yağı orta yerde bırakılmamaktadır. Beraber mutfağa giderler ve annem hangi yakıttan koyduğunu sorar. Nenem de gösterir. Gösterdiği yakıt “su”dur... Nenem ne bilsin ocağın gaz yağı ile çalıştığını su ile çalışıyor sanıyormuş. Nenem ile ilgili hatıralarım epeyi çoktur aklıma geldikçe paylaşacağım, esen kalın! Baking Powder Sanıyorum 1966-1967 yıllarıydı… .Evimizde ilk defa tüp gazla çalışan fırınlı ocağı kullanmaya başlamıştık. Hatırlıyorum da rahmetli annem çocuklar gibi sevinmişti. Şimdi var mıdır bilmiyorum o ocağın türünden… Yemek ve pasta tarifleri kitapçığı çıkmıştı. Annem bu kitapçıktan bir tane almış ve birkaç gün sonra beğendiği kek tarifini uygulamak istemiş. Tüm malzemeleri hazırlamış ama kitapta yazan bir malzemeyi evde bulamamış.
BAKİNG POWDER
Bu malzemeyi almak için beni çarşıya göndermişti. Ben de Kırıkhan’ın (Hatay’ın 16000 nüfuslu ilçesi) tüm bakkal ve şekercilerini dolaşmış bu ürünü görememiştim. Sorduğum kişilerden de bu nesnenin ne olduğunu bilen çıkmamıştı... Ortaokula başlamıştım… Mr. and Mrs. Smith kitapçığından İngilizce öğreniyordum. İlk defa bu kitaptan öğrenmiştim “Baking Powder”in ne olduğunu: KABARTMA
TOZU…
Ben de benzerini anlatayım Uğur ben de bir benzerini anlatayım. İstanbul- Paşabahçe’de şimdiki devlet hastanesinin olduğu yerde büyük bir ahşap konakta kiracı olarak oturuyorduk. Ben ilkokula gidiyordum. Bu konağın arkasında bir geniş arazi ve bir büyük meşe ağacı vardı. Bu sahada bizler günde iki üc kez maç yapar, meşe ağacının altında da otururduk. Semtimizin abilerinden bazılarının bisikletleri vardı. Bisiklet almak isteyen bir abi çarşıya gideceğini ve bisiklet bakacağını söylemişti. Bisikletiyle çarşıya gidecek olan arkadaşım Ekrem de fiyatlarına bakabileceğini söylemişti. Derya abi; ---Tamam, velosiped marka bisikletin fiyatını sor o zaman! ---Peki abi… Bir saat sonra gelmişti Ekrem. Derya abi cevap bekliyordu; ama böyle bir bisiklet markası olmadığını söylemişti…