SON DAKİKA
reklam
reklam

Türk SİHA’ları virüs gibi (Libya)

Köşe Yazarı: Cengiz BAYSU   Eklenme Tarihi: 1 Mayıs 2020, Cuma - 12:03   Okunma Sayısı:

 

Mısır, Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri, en az 200 kişilik Rus Wagner Grup savaşçıların, Sudan Bağımsızlık Hareketine bağlı milislerin (2019’da sayılarının 4.000 olarak tahmin ediliyordu) ve Çadlı savaşçıların ve Fransa’nın desteğini alan darbeci General Halife Hafter’in silahlı gücü Libya Ulusal Ordusuna Hafter’in oğlu Halid Hafter komuta ediyor. Hafter’in saldırıları nedeniyle 2019’da en az 200’ü sivil 1500’den fazla insan hayatını kaybetti, 300 bine yakın Libyalı ise ülke içinde yer değiştirmek zorunda kaldı. 

 

Kara Kuvvetleri 

Libya Ulusal Ordusunun askeri gücü yaklaşık 38 bin savaşçı ile Halife Hafter’e bağlıdır. Kara gücü, çoğu Rus yapımı 300 eski tip ana muharebe tankına, 7.000 civarında uçaksavar ve roketatara sahiptir.

Rus yapımı ZU-23-2 ve ZPU’ların yanı sıra ABD yapımı M40 ve Çin yapımı çoklu roketatarlar, NATO standartlarında üretilen İtalyan yapımı kundağı motorlu topçu sistemi dikkat çekmektedir.

İtalya merkezli Uluslararası Siyasal Araştırmalar Enstitüsü’nün Mayıs 2019 verilerine göre Libya Ulusal Ordusunun bünyesinde yaklaşık 18 bin yabancı savaşçı bulunmaktadır.

 

Hava savunma sistemi ve silahları

Hafter’in oğlunun komuta ettiği 106’ncı Tugay’ın kontrolünde 4 adet Rus yapımı MI-24 saldırı helikopteri ve yine Rus yapımı iki adet Pantsir karadan havaya füze sistemleri de yer alıyor. ABD yapımı 300 adet BAE Caiman zırhlı personel taşıyıcı da kullanılmaktadır.

Trablus merkezli Ulusal Mutabakat Hükümeti’nin hava kuvvetleri özellikle yakıt ve modernizasyon sıkıntısı yaşarken, Hafter, Mısır ve Birleşik Arap Emirlikleri’nin desteğiyle hava kuvvetlerini güçlendirmiştir. Hafter’in elinde Fransız yapımı 2 adet Mirage F-1ED, Rus yapımı 12 MiG-21, 3 MiG-23ML ve bir adet Su-22 savaş uçağı bulunuyor. Uçakların bakımı büyük oranda Mısır tarafından yapılmaktadır.

 

İlk saldırılar

Birleşmiş Milletler’in (BM) girişimleriyle, 2016’da Fas’ın Suheyrat kentinde varılan "Libya Siyasi Anlaşması" uyarınca kurulan Ulusal Mutabakat Hükümeti (UMH) Başkanlık Konseyi, uluslararası toplum tarafından Libya’nın tek meşru temsilcisi olarak tanınmıştır. UMH Başkanlık Konseyi’nin sunduğu hükümet listeleri General Hafter’in baskıları nedeniyle Tobruk’taki Temsilciler Meclisi’nde onaylanamamış ve süreç tıkanmıştır.

Hafter, o dönem Tunus'ta bulunan UMH Başkanlık Konseyi mensuplarının Libya topraklarına girişini zorlaştırmakla kalmamış, ülke ekonomisinin can damarı olan ve UMH kontrolündeki “Petrol Hilâli” bölgesine de saldırı başlatmıştır. Yüzlerce can kaybıyla sonlanan Hafter’in “Petrol Hilâli” saldırıları, aynı zamanda Libya’nın temel ekonomik girdisi olan petrol üretimine de büyük sekte vurmuştur. 

 

Petrol bölgesi

Hafter, 2019 yılında gözünü petrol zengini güney bölgelerine dikince 15 Ocak 2019’da  terör örgütleri DEAŞ ve El Kaide’ye karşı operasyon" gibi bahanelerle ülkenin petrol zengini güney kentlerine saldırı başlatmıştır.

Hafter, Trablus’u 48 saat içinde ele geçireceği iddiasıyla 4 Nisan’da başlattığı saldırıların ilk günlerinde başkent çevresindeki birçok noktada kontrolü sağlasa da UMH’nin hızlı refleksi ve güçlü direnişi sebebiyle Trablus rüyasını gerçekleştirememiştir. 4 Nisan’daki saldırılardan bugüne kadar 200’den fazla sivil olmak üzere 1500’e yakın insan hayatını kaybetmiş ve yaklaşık 300 bin Libyalı ise ülke içinde yer değiştirmek zorunda kalmıştır.

 

Basından haberler

21 Nisan 2020 tarihli Financial Times gazetesinin haberine göre, BM nezdinde meşru Ulusal Mutabakat Hükümeti (UMH) geçen ay sonunda Misrata yakınlarında el koydukları Liberya bayraklı "Gulf Petroleum 4" adlı petrol tankerinin arkasındaki şirketlere ilişkin araştırma yürütmüştür. 

Gazetenin ulaştığı belgelere göre, UMH güçleri, BAE’li şirketlerin Hafter milislerinin kontrolündeki Bingazi kentine geçen ay 11 bin ton jet yakıtı göndermiştir. BM Libya Özel Temsilci Vekili Stephanie Williams, gazeteye yaptığı açıklamada, BM'nin jet yakıtını "savaş malzemesi" saydığını ve ülkenin doğusuna bu yönde bir nakliyenin BM'nin Libya’ya yönelik silah ambargosu kararının ihlâli sayılabileceğini söylemiştir.

Libya’da Türkiye ve Rusya’nın ortak çağrısıyla 12 Ocak'ta devreye giren ateşkesten sonraki müzakere masalarında Hafter’in ateşkes anlaşmalarını imzalamamasının arkasında BAE’nin bu yönde telkini olduğu uluslararası basında sıkça zikredilmişti. Taraflar arasında, ateşkes anlaşmasının başarısız olmasının ardından BAE yüzlerce askeri kargo uçağını Halife Hafter milislerini tahkim etmek için göndermişti.

Özellikle Fransız gazeteleri Türkiye’nin Libya’da dizginleri eline aldığını belirtmektedir. SİHA (Silahlı İnsansız Hava Aracı)’larımızın Hafter’in konuşlandığı alanın derinliklerine de inmeye ve önceden belirlenen hedefleri vurmaya başladığını yazmaktadır.

Fransız basını bu haberlerle Libya’da kontrolün Türklerin eline geçtiğini belirterek Fransız devlet adamlarını tenkit etmektedir. Yıllarca meydanları boş, Osmanlı yöneticilerini strateji yoksunu görmeye alışmış olan Fransa bu kez tökezlemeye başladı galiba?

reklam

KÖŞE YAZARLARI

reklam
reklam