1984’ten beri süregelen oyun itmedi. I. Dünya Savaşı’ndan sonra Orta Doğu’dan elini çekmeyi tercih eden İngiltere, vesayet hakkını ABD’ye terk etmişti. Yine bu bölgede özellikle Doğu Akdeniz ve Kilikya üzerinde mücadele vermiş Fransa’yı da yanına alan ABD, Suriye Kürtlerini birleştirmek için yoğun bir mesai içerisindedir.
Başlangıç teşkil eden bu yeni girişim sonrasında Kürt partilerinin yakın bir zamanda kongreye gideceği düşünülebilir. Radikal İslamcılar Hama ve benzeri yerlerde yeniden hareketlenme içindedir. ABD’nin Suriye Özel Temsilcisi başkanlığında bir heyet son zamanlarda PYD/YPG ile Suriye Kürt Ulusal Konseyi (ENKS) arasında uzlaşı toplantıları düzenlemekte, geçmiş yıllarda ABD ile müşterek hava harekâtlarına katılan Fransa’nın da Dışişlerinden bir heyetini de bu görüşmelere soktuğu ve katkı sunduğu bilinmektedir.
Görüşmeler olumlu yönde ilerleme kaydederken PYD/YPG’nin bağlı olduğu Demokratik Toplum Hareketi (TEV-DEM) ile Barzani çizgisindeki Kürt örgütlerinin çatı örgütü olan Suriye Kürt Ulusal Meclisi (ENKS) ve Suriye Kürtleri Koalisyonu arasında başlayan “birlik” çalışmalarının da istenen sonucu verdiği görülmektedir.
ABD neleri düşünüyor olabilir?
Daha düne kadar Kürtlerle yakın bir işbirliği içerisinde olan ABD’nin, Kürtleri birleştirme amacı ne olabilir? Hatırlarsanız, Fırat’ın doğusuna yönelik “Barış Pınarı” harekatı sırasında Kürtleri karşısına alan Trump, “Kürtlere hiçbir zaman sizi ilelebet savunacağız demedik. Onlara hiçbir zaman devlet sözü vermedik” sözleriyle savuşturmuştu.
Gelgelelim, Rusya’nın Suriye topraklarında geniş çaplı yerleşmesi, kendi hava savunması başta olmak üzere Suriye hava savunma sistemini de kurmuş olması ve Türkiye ile yakınlaşması gibi temel nedenler, ABD’nin bu bölgeden uzaklaşmasına engel olmuştur. Bunun dışında;
*İran’ın kuşatılması,
*Bu kuşatma süresince Rakka ve Deyrizor hattındaki stratejik önem taşıyan üslerin varlığı,
*İsrail’in bölgesel güvenliği,
*Irak’ın batısındaki petrol sahasının kontrol altında tutulması önem kazanmaktadır.
Bu gerekçeler ABD’nin bölgeden çekilmesine engel olduğu gibi çıkarlarını sağlamakta destek olabilecek yeni müttefiklere ihtiyacını da ortaya koymuştur. İşte bu ihtiyacını Kürtlerin karşılayacağını düşünmüş ve paylaşım mücadelesinde Kürtlerden yararlanmak istemiştir.
İstikamet tayini ve Türkiye
ABD ve Fransa, ENKS’den, üyesi olduğu Suriye Muhalif ve Devrimci Güçler Ulusal Koalisyonundan (SMDK) ayrılmasını istemiştir. İşte bu noktada Irak Kürt Bölgesel Yönetimi (IKBY) Başkanı Neçirvan Barzani’yi devreye sokmuşlardır.
ENKS ve SMDK’nin ayrılmaları demek, Kürtlerin tek temsilcisinin Suriye’nin kuzeyinde oluşturulacak yeni yapının ortaya çıkacağı demektir. Bu bilinçle ve geleceğini garanti altına alma rahatlığıyla Neçirvan Barzani de temaslarını sürdürmektedir.
2003 Irak operasyonundan beri Türkiye’nin stratejik müttefikliğini ihtiyatla karşılayan ve kaygılar duyan ABD, Türkiye’den uzaklaştığı gibi Türkiye’nin düşmanlarıyla işbirliği yapmayı tercih etmiştir. Kürdistan’ın oluşturulmasının Türkiye’nin toprak bütünlüğü için tehdit olduğu dünyada herkes için bilinen bir gerçektir.
ABD-Türkiye ilişkileri
ABD bir yandan, NATO için Ortadoğu’daki stratejik önemini bildiğinden Türkiye’yi de kaybetmek istememekte, Ortadoğu’da bir Kürt devleti kurulmasa da Kürt proto-devletin oluşturulmasına yatırım yapmaktadır.
Bu yatırım ve düşüncelerin boşa gitmemesi için Türkiye’nin Suriye’nin Kürt bölgelerine operasyon düzenlemesine engel olmaktadır. Geçtiğimiz yıl ABD Başkanı Donald Trump’ın Türkiye’yi ekonomik yıkıma uğratmakla tehdit ederek Suriye'nin kuzeyinde "güvenli bölge kurulsun" açıklamasını ele alan uzmanlar "ABD’nin güvenli bölge planı gerçekleşirse, Suriye’de 5-10 yıla bir PKK devletçiği ortaya çıkar, bu Türkiye'nin beka sorununu derinleştirir" değerlendirmesinde bulunmuşlardı.
Sonuç
- ABD, Tanf bölgesindeki 200 askerini orada bulundurmaya devam edecektir.
- İsrail, ABD’nin Suriye’den bütünüyle çekilmesini istemeyecektir.
- PYD/PKK’nın güvenliğini sağlamadan Suriye’den çıkmayacaktır.
- Suriye'deki İran askeri varlığının güçlenmesinin engellenmesini şart koşacak ve dolayısıyla bölgeden çekilmeyecektir.