SON DAKİKA
reklam
reklam

1917-1918 yılları Osmanlı yazılı basınından… -I-

Köşe Yazarı: Cengiz BAYSU   Eklenme Tarihi: 9 Haziran 2020, Salı - 09:23   Okunma Sayısı:

 

I.Dünya Savaşı öncesinde olan bitenler

    17’nci yüzyılda Viyana kapılarında yaşadığımız hüsran, Avrupa’dan çekilmemizin başlangıcıdır. 18’nci yüzyılda toprak kaybı devam eder. 1878 tarihli Berlin Kongresi, Osmanlı hükümranlığındaki Slav tebaanın çoğunun İmparatorluk’tan kopmasına neden olur. Borç batağına saplanmış bir ekonominin başına 1881’de Düyun-u Umumiye belâsı çöker ve İmparatorluk hazinesi iflâs eder. 20’nci yüzyıl ise Osmanlı İmparatorluğu’nun çözülme dönemidir.

    Trablusgarp’a saldıran İtalyanlar, Osmanlı donanmasının müdahale etkisini kırmak ve deniz gücünü başka bölgeye angaje etmek amacıyla Kızıldeniz’de faaliyete geçerler. Libya topraklarına asker çıkarırlar.

1. 1911’de Libya topraklarının Osmanlı Devleti’nin elinden çıkması, bugün için bizim “Libya petrol yatakları”ndan koparılmış olduğumuz anlamına gelmektedir. Afrika’nın kuzey sahillerinden çekildiğimiz 20’nci yüzyıl başlarında Ege Adaları da elimizden alınmış, bir plan gereği Yunanistan’a verilmişti.

2. İngilizlerin Basra, Kızıldeniz ve Irak topraklarını işgal etmesi üzerine  “Kerkük ve Musul’u kapsayan petrol bölgesi” Osmanlıların elinden alınmıştı.

3. Bir yıl sonrasıyla başlayan Balkan Harbi üzerine Osmanlı tebaası, Anadolu’ya göç etmiş, devletin maliye ve iskân politikası sarsılmıştı. I. Dünya Harbi’nin Romanya, Makedonya ve Galiçya cephelerindeki çarpışmalar, “Romanya petrol yatakları”nın da elimizden çıkmasına neden olmuştu.

4. 1917 Ekim Devrimi ile iktidarı ele geçiren Bolşeviklerin 1922’de Sovyetler Birliği’ni kurmaları, Osmanlı Devleti’nin  “Kafkas petrolü”ne veda etmiş olması anlamına gelmiştir. Görüldüğü üzere İmparatorluğun borç batağına itilmesini, Osmanlı tebasının Anadolu’ya sürülmesi ve petrol bölgelerinin Osmanlı yönetiminden koparılması izlemiştir. Dönemin gazete küpürlerinden ilginç olabilecek alıntılara göz atmak gerekirse;

 

05 Şubat 1917 Tanin

Brezilyalı Bernardo ve Nevşehirli Apostol’dan oluşan kalpazan ve dolandırıcılık çetesi dün yakalanmıştır. Bunlar elektrikle çalışan bir makine yaparak güya gerçek bir banknottan yeni bir banknot kopyalayabildiklerini söyleyerek kimi saf şahısları dolandırmaya cesaret etmişlerdir.

Önce Sabit Paşa’dan 60, Sarraf Hacı Sarandi’den 750 lira dolandırmışlar son olarak da bir Müslüman tüccardan 2.500 lira almaya teşebbüs etmişler. Güvenlik güçlerinin aldığı önlemler sayesinde sahtekârlar emellerine ulaşamamış, suçüstü yapılmasıyla ellerindeki tüm araç gereçlerle birlikte yakalanmışlar ve tutuklanmışlardır.

 

9 Mart 1917

Türklerin esirlerine nasıl davrandıkları konusunda yazılan resmi rapordan gazeteye intikal eden satırlardan:

 

“… Osmanlı Devleti sınırları dahilinde bulunan esir kamplarındaki tutsakların genel durumunu incelemek için İsviçre’deki Uluslararası Kızılhaç kuruluşu tarafından Mösyö Buvasiye ve Doktor Fischer isminde iki delegenin şehrimize gönderildiğini ve delegelerin Harbiye Nezareti’nin (Savunma Bakanlığı) özel izniyle bu kampları ziyaret ettikten sonra Cenevre’ye döndüklerini daha önce yazmıştık.

Delegeler en son izlenimleri hakkında Uluslararası Kızılhaç Komisyonu’na ayrıntılı bir rapor sunmuşlardır. Bu raporda İstanbul’dan başlayarak ziyaret ettikleri bütün kamplar ve bu kamplardaki esirlerin barınma koşulları, sağlık ve beslenme durumları hakkında uzun uzadıya bilgiler verilmektedir. Delegelerin raporu genel itibariyle pek memnuniyet vericidir.

 

Delegeler, esirlere her yerde ziyadesiyle iyi muamele edildiğini, subayların kamp dışına çıkabildiklerini, barınma ve sağlık açısından eleştiriye meydan verebilecek hiçbir durum göremediklerini ve raporun sonunda iyi muameleye karşı ellerinde Türk esir bulunan memleketlerde bu esirlere iyi davranılmasını hatırlatmaktadırlar…”    (Devam edecek)

 

reklam

KÖŞE YAZARLARI

reklam
reklam