Doğu Anadolu illerimizde ve Karadeniz’in doğusunda
27 Mayıs akşam saatlerinde gökyüzünde parlayan bir cismin düştüğünün Trabzon, Artvin, Malatya, Elazığ, Bingöl, Diyarbakır, Erzurum, Sivas, Tunceli, Erzincan ve Ardahan başta olmak üzere birçok şehirde görülmesi üzerine konu uzmanlar tarafından değerlendirmeye alınmıştır.
Ege Üniversitesi (EÜ) Fen Fakültesi Fizik Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Ozan Ünsalan, birçok ilden görünen cismi, vatandaşların kendilerine rapor, resim ve görüntülerle yansıttıklarını, raporları tek tek incelediğini belirtmiştir. Doç. Ünsalan, bu olayın 2-3 saniye kadar sürdüğünü, bir gök gürültüsü ve arkasından bir patlama ile son bulduğunu ve bunun meteor olayı olduğunun kesinleştiğini söylemiştir.
Osmanlı ve Cumhuriyet döneminde
Osmanlı döneminde de görülen göktaşı olayları başkent olan Dersaadet’e rapor edilmiş, bu rapora istikamet, hız ve parlaklık gibi özellikler yansıtılmıştır. Örneğin;
- 26 Temmuz 1867 günü Belgradcık[i]-Virya köyü civarına düşen bir göktaşının ele
geçirildiği Dersaadet’e rapor edilmiştir.[ii]
- 26 Temmuz 1867 günü Nasturî Dağı’na düşen göktaşı için tahkikat emri verilmiştir.[iii]
- 15 Aralık 1889 günü Sırbistan’da meydana gelen yer sarsıntısından sonra göktaşları
düştüğüne dair gazetelerde yazılar çıkınca Dersaadet, yazı ve haberlerin tercüme ettirilerek Saray’a gönderilmesini istemiştir.[iv]
- 30 Ekim 1902 günü İzmir’in Damlacık mahallesine düştüğü bildirilen göktaşının Aydın
vilâyeti tarafından Dersaadet’teki Müze-i Hümayun Müdürlüğüne gönderilerek teslim edildiği rapor edilmiştir.[v]
- Cumhuriyet döneminde de 04 Mart 1939 günü Kato Dağı üstünden Siirt ve Cizre
istikametinde yere düşen göktaşı olduğu rapor edilmiştir.[vi]
Tarassut Raporu
Tarih: 27 Recep 1320
Zaman: Gurûb-i şems: Güneşin batması
Cihet: Şimalden cenuba
Cisim. Mürtesemi ufka düşen (Resmi havada görünen) bir Hacer-i semaî (gökten
Düşen taş), Ra’d-ı kaşif (Şiddetli gök gürlemesi) ardından şimale doğru kaydı.
Buud-u mesafe (Gidilen yolun uzunluğu) tayin olunamadı.