SON DAKİKA
reklam
reklam

Daha neler duyacağız?

Köşe Yazarı: Cengiz BAYSU   Eklenme Tarihi: 23 Temmuz 2020, Perşembe - 09:07   Okunma Sayısı:

   Irak’ın kuzeyinde gizlenmeye çalışan terör örgütü mensuplarına karşı yürütülen kara ve hava operasyonlar devam ediyor. Büyük baskı ve propaganda karşısında bunalan, ağır zayiat veren ve yerlerinin belli olacağı korkusuyla muhabere sistemlerini kullanamayan terör örgütünde ise tam bir panik havası görülmektedir.

   Örgütün yandaş ve destekçileri arasında “mazlum”u oynayanlar da, “sanki ellerine ne geçti, ne yaptıklarını sanıyorlar?” türünden acındırma, devleti küçümseme veya olayları hafife alma şeklinde beyanlarda bulunanlar görülmektedir. Mevsimin sıcak geçmesi ve şehitler verilmesi, operasyonlara katılan birliklere sıkıntı ve üzüntü getirmese de, bu bir karşı propaganda olarak kullanılmak istenmektedir.

   Tarihsel süreç içerisinde bu coğrafyanın konumunu ve sahip olduğu zenginliklere göz atacak olursak karşımıza istilâlar, entrikalar, savaş ve işgaller çıkar.

 

Tarihe göz atmak gerekirse

   Berlin Kongresi’nden sonra (1878) Osmanlı İmparatorluğu Slav tebaasının çoğunu kaybetmiştir.1 Fransa’nın Ortadoğu’daki kapitülasyon ve çıkar mücadelesi Osmanlı’nın İmparatorluk döneminden veya Yükseliş Devri’nden itibaren başlar. Bu çıkar furyasından geri kalmak istemeyen İngiltere ve Hollanda, kopardıkları küçük taviz ve ayrıcalıklarla tatmin olamayınca daha büyüklerini istemeye başlamışlardır.2

   Sonraki yıllarda İngiltere baskın davranarak bu ayrıcalıkları hak bilmiş hatta koz olarak kullanmıştır. 1911’de Trablusgarp’a saldıran İtalyanlar, Osmanlı donanmasının müdahale etkisini kırmak ve deniz gücünü başka bölgelere angaje etmek suretiyle Kızıldeniz’de faaliyetlerde bulunmuşlardır.3

 

Petrole vedalar başlıyor

   Libya topraklarının elimizden çıkmasıyla Osmanlı Devleti, bu bölgenin petrolüne veda etmek durumunda kalmıştır. Bir yıl sonrasıyla yaşanan Balkan Harbi ise bir facia olarak adlandırılabilir.

  1. Dünya Harbi’nin Çanakkale cephesindeki çarpışmaları Romanya, Makedonya ve Galiçya cephelerindeki çarpışmalar izlemiş,4 ‘Hasta Adam’ bu bölgedeki petrol yataklarından da uzaklaştırılmıştır.

     Rusların güneye inme isteği yeni teorilerin ortaya çıkmasına yol açmış, Ekim Devrimi sonunda kurulan Sovyetler Birliği, Osmanlı Devleti’nin Kafkas petrolleriyle bağlantısını koparmıştır.

   19’uncu yüzyılın ilk çeyreğinde Almanlar, İngilizlerin Mezopotamya üzerindeki hâkimiyetini kırmak ve bu bölgenin nimetlerinden kendilerine pay sağlamak düşüncesiyle Anadolu’yu bir baştan bir başa geçecek olan İstanbul-Bağdat demiryolu projesini gerçekleştirmeye başlamışlardır.5

   Nasıl ki, Trakya arazisi doğal kompartımanlar şeklinde uzanıp giderse demiryolu güzergâhı olan İstanbul-Bağdat hattı da yapay kompartımanlar şeklinde Anadolu içlerine uzanan koridorlar oluşturmaktadır. Bu güzergâhta istasyonlar, sulama alanları ve ağaçlandırmalar yaparak petrol sondaj sahalarını ve maden arama bölgelerini tespit etmek şeklindeki gerçek niyetlerini kamufle etmişler; ancak petrole sahip olamamışlardır.

   20’nci yüzyılın başında İngilizlerin Basra, Kızıldeniz ve Irak topraklarını işgal etmeleri sonucunda Osmanlı Devleti, bu kez de Kerkük ve Musul petrollerinden uzaklaştırılmıştır. Irak toprakları, yüzyılın sonunda Koalisyon Güçleri’nin ‘rejim değişikliği’ harekâtına maruz kalmıştır.

 

Osmanlı toplumundan günümüze terör

   Dışarıda bunlar yaşanırken Osmanlı Devleti’nde yaşanan isyanlar, zorunlu göçler, Galata bankerlerine borçlanmalar, Cumhuriyet döneminde karşı devrim hareketleri, devalüasyonlar, işsizlik, işçi ve öğrenci hareketleri, insan kaçakçılığı ve çetecilik şeklinde kendini göstermiştir.

   İdeolojik nitelikli terör ve bölücü terör eylemleri birbirini takip etmiştir. Doğu ve Güneydoğu Anadolu’nun dağlarıyla sınır boylarında PKK terörünün ivmesi artmıştır. Her operasyon terörün aşınma katsayısını arttırmış ve örgüte ağır darbeler oluşturmuştur.

   Cebinde meteliği, işi, hayat garantisi, sağlık sigortası ve tahsili olmayan gençleri hatta çocukları meydanlarda toplayıp demokratik hakların kullanılması adı altında güvenlik güçlerine taş attıran zihniyet ne yapacağını şaşırmış haldedir. Örgüt ve yandaşları, çapsız liderleriyle ancak bu kadarlık performans sergileyebilirdi, sergilemeye çalışıyorlar.

 

Türkiye aleyhindeki gelişmeler

   Diğer yandan örgütün siyasi yandaşları, Türkiye’yi yalnızlığa itecek şekilde Avrupa’da yakın temaslar yapacak ve Türkiye’ye çeşitli suçlar yüklemeye çalışacaklardır. Bitme noktasına doğru savrulan PKK ise, yaz yangınları, mühimmat patlamaları, deniz kazaları gibi olayları istismar ederek üstlenecektir. Ç

   Bugünkü çatışmalar, emperyalist güçlerin hırs ve inadından kaynaklanmakta, bugün için petrol ve kritik maden cevherleri olan kavga konusu yarın suların kullanımı ve bölüşümüne doğru gitmektedir.

   21’inci yüzyıl ise bu coğrafyaya, BOP (Büyük Ortadoğu Projesi) adı altında Amerikan işgalini ve iç çatışmaları getirmiştir. Balkanlar’da yaşanan bölünmeleri zengin petrol yataklarına sahip Romanya’nın AB’ye kabulü izlemiştir. Parselleme tamamlanmak üzeredir. Sırada İran vardır.

 

   Bekleyip göreceğiz…

  

 

1(Ortaylı, İlber, Osmanlı İmparatorluğu’nda Alman Nüfuzu, Mart 2006, s: 148)

2 Yavi, Ersal, Bir Ülke Nasıl Batırılır?, 2001,s: 58

3 Genelkurmay, ATASE Başkanlığı Yayınları, Birinci Dünya Harbinde Avrupa Cepheleri,1996,

4 Hayta, Necdet, Askeri Tarih Bülteni, Ağustos 1995, Trablus Savaşı Sırasında İtalyanların Kızıldeniz’deki

Faaliyetleri, Sayı: 39, s: 98

5 Blaisdell, Donald C, Osmanlı İmparatorluğunda Avrupa Mali Denetimi,<Düyunuumumiye>, Mayıs 1929, Çev:

   Ali İhsan Dalgıç, s: 121

reklam

KÖŞE YAZARLARI

reklam
reklam