SON DAKİKA
reklam
reklam

YAĞMUR

Köşe Yazarı:   Eklenme Tarihi: 24 Temmuz 2020, Cuma - 10:09   Okunma Sayısı:

Yaşadığımız topraklarda yağmurun diğer bir adı da rahmettir. Anadolu toprağı suya o kadar hasrettir ki; insanlar yeni doğan çocuklarının adlarını; ‘’YAĞMUR’’ ‘’DAMLA’’ ‘’SU’’ koymuşladır. Yağmur berekettir, bolluktur, ama bazen de felakettir. Hatta Anadolu’nun bazı yörelerinde kıtlık hep kuraklıktan olmaz, bazen ‘’yağmur da kıtlık getirir’’ diye bilgece söz edenlere rastlarız. Nazım’ın değişiyle; ‘’O topraktan öğrenen, kitapsız bilendir’’

Bazen yağmur bereket olsa da bazen sel olur felaketlere yol açar. Özellikle şehirlerde dere yataklarına verilen yapı ruhsatları felaketle sonuçlanır. Yılların birikimlerini biraraya getirerek güle oynaya bu gibi yerlerden satın aldığımız evler/dükkanlar umulmadık zamanda felaketimiz olabilir.

Bazı büyüklerimiz özellikle de yazın yağmur yağmaya başlarken;

‘’Allahım! Rahmetin hayırlısından ver.’’ derlerdi.

Su berekettir demişken bu alanda yazılmış romanlar, öyküler, şiirler de vardır. Hatta seli konu alan sinema eserleri de yok değildir.

Orman yangınlarının da en büyük dostu yangın esnasında başlayan sağnak yağmurlardır. Bir felaketi önleyen yağmur, başka bir felakete yol açabilmektedir...

Doğanın insan eliyle tahribi, yine dönüp dolşıp insana zarar verdiği bilinen bir gerçektir. Ne kadar teknoloji kullanarak doğayı dize getirdiğimizi varsaysak da o, bir gün insanoğlundan intikamını alır. Vermiş ise de şimdilik ödünç vermiştir. Günü gelince geri almasını bilir.

Dengesiz yağan yağmurun iklim değişikliklerinin ilk habercisi olduğu da bilinmektedir. Gerçekler karşısında içimiz kararsa da biz ‘’kendimiz etmişiz, kendimiz bulmuşuz’’ dur.

Bizden sonraki kuşaklara; yağmuru olan ama seli olmayan, dengeli bir doğa bırakabilmek umuduyla...    

reklam

KÖŞE YAZARLARI

reklam
reklam