SON DAKİKA
reklam
reklam

ABD ve Türkiye’nin sarsıntılı ilişkileri

Köşe Yazarı: Cengiz BAYSU   Eklenme Tarihi: 9 Ağustos 2020, Pazar - 00:48   Okunma Sayısı:

ABD ve Türkiye’nin sarsıntılı ilişkileri

 

2019 yılından beri ABD ile Türkiye arasında sürtüşmeye varacak büyük meseleler oluştu ve halen de devam ediyor. YPG konusu, FETÖ liderinin iade talebinin karşılık bulmaması, Kongre’nin S-400 ve F-35 krizleri nedeniyle Türkiye’ye yaptırım uygulamak istemesi, Türkiye’de tutuklanmış olan Amerikalıların serbest kalmalarının istenmesi ve Barış Pınarı Harekâtı konusunda görüş ayrılıklarının derinleşmesi gibi çok sayıda konu ilişkilerde ciddi anlamda çatlaklar yaratmıştır.

ABD’den Suriye’nin kuzeyinde bir güvenli bölge kurulmasını ve YPG’ye verdiği desteği kesmesini bekleyen Türkiye, Fırat’ın doğusunda YPG’nin bazı mevzilerinden çekilmesi ve burada güvenli bölge oluşturulması anlaşmasını imzalayıp ortak devriye misyonları icra ettiyse de tatmin olmadı. Süreç uzun sürmedi ve 2019 Ekim ayında sona erdi.

Bütün bu olaylar NATO ittifakında Türkiye’nin rolünün ve yerinin dahi tartışılmasına yol açtı. Krizlerin birikmesiyle Türkiye’nin NATO üyeliği bile sorgulanır hale geldi.

 

Kongre’nin yaptırımlarından

Ermeni tasarısıyla başlayan büyük gerilim, 20 civarında yaptırım tasarısıyla değişik boyutlara ulaştı. Savunma bütçe yasa tasarısı Türkiye’ye yaptırım çağrısı içeren maddelerin eklenmesiyle Başkan Trump tarafından onaylandı.

Esas mesele ise, ittifak dışı iş yaparak Türkiye’nin Rusya’dan S-400 füzelerini almış olmasıydı.  Bu durum nedeniyle ABD F 35 uçaklarını Türkiye’ye vermekten vaz geçerken Almanya bu yıl silah satışlarını durdurduğunu açıkladı.

ABD’yi kızdıran bir diğer konu ise, maddi ve manevi olarak desteklediği IŞİD’e karşı Türkiye’nin operasyon yapıyor olmasıydı. Bölgenin YPG’den temizlenmesi gerektiğinde ısrarcı olan Türkiye, Amerika’dan beklentilerinin karşılanmadığını sık sık dile getiriyordu.

 

ABD cephesinde tepkiler

ABD Kongresi, Rus savunma sanayi ya da istihbarat sektörleriyle önemli düzeyde iş yapan ülkelere CAATSA yaptırımlarının da Türkiye’ye uygulanması için Trump yönetimine baskılar yapmaktadır.

Ticaret görüşmelerinin askıya alınması ve yeni gümrük vergileri gibi Türk ekonomisini çökertebilecek türden adımlara Trump onay vermedi; ama daha ne kadar Kongre’ye karşı direnebileceği ise meçhuldür. Kaldı ki, yeni Başkanlık seçim anketleri de Trump aleyhine sonuçlar vermektedir.

 

Kötü dönem yaşayan ilişkiler

Daha birkaç yıl öncesine kadar Türkiye dostu olarak bilinen isimleri şimdi Türkiye karşıtı olarak görüyoruz. Her iki ülkenin liderleri arasında daha yakın ilişkiler gözlemlenebiliyorsa da sonuçta söz konusu olan Amerikan menfaatleridir.

Durum bu noktadan çıkarılarak yasama organlarını, iş dünyasını, sivil toplum ve halkları kapsamalıdır.

 

Trump’ın mektubu

“Türk ekonomisini yerle bir ederim” gibi tehditler savuran Başkan Trump, diplomatik teamüllere pek de uymayan bir mektubu Türkiye’ye gönderdi. Rusya’nın ortak devriye şeklinde bölgede yer alması üzerine bazı Kongre üyeleri, “Türk ordusunun ve özellikle sahada desteklediği güçlerin bölgede savaş suçları işledikleri, hatta kimyasal silah kullandıkları…” şeklinde suçlamalara yöneldiler.

 

 

İlişkiler bir daha geriliyor

Türkiye, sürecin kendi aleyhinde devam etmesini istemiyordu. Erdoğan 13 Kasım’da Washington’da görüşmelere gitti. Trump’la Beyaz Saray’da saatler süren bir görüşme yaptı. Son dönemde Türkiye’ye karşı sert eleştiriler yönelten beş etkili senatör de Trump-Erdoğan görüşmesinin bir kısmına katıldı.

Saatler süren görüşmelerin sonunda Türkiye beklediği sonuçları göremedi. Yaptırımlar yine konuşulmaya başlandı. Türkiye, İncirlik’i kapatabileceğini dile getirmeye başladı.

 

Sonuç

İncirlik gibi oldukça maliyetli ve nükleer saldırı füzelerine sahip bir üs kapatılabilir mi? Bu biraz zor görünüyor. En azından kısa ve orta vadede mümkün görülmüyor. ABD, çevremizdeki ülkelerle yeni anlaşmalar yapıp buradaki füzelerini taşımadan buradan çıkamaz.

Bu yılda keskinleşen S-400 füzelerinin durumu da ABD Dışişleri Bakanı Pompeo’nun yeni demeçleriyle kritik bir hal aldı. Parasını ödediğimiz 4 adet F 35 uçağımızı vermediler. ABD Savunma Bakanlığı Pentagon Türkiye’yi F-35 uçaklarının ortak üretimi ve satışı programından çıkardı. Türkiye’yi Patriot almaya ikna etmeye çalışan Amerikan yönetimi halen S-400’lerin aktive edilmemesi gibi formüllerle soruna bir çözüm bulmaya çalışıyor.

Türkiye’yi karşısına alan ABD, onu yeniden kazanmak, Patriot satmak, İncirlik’i tartışmak derken kaybetmek gerçeğini de göz ardı etmesin.

 

 

reklam

KÖŞE YAZARLARI

reklam
reklam