İktidar partisinden ayrılan bir milletvekili parti kurdu. Diyarbakır’da yaptığı gövde gösterisinde iktidara ağır tenkitlerde bulunduktan sonra Kürtlere mesajlar verdi. Ülke yap-boz tahtasına döndü.
Bir öncekinin yaptığını sonra gelen bozuyor. Varsayalım bu kişi iktidara geldi. Terörle mücadeleye son mu verecek? Yine diyalog mu diyecek? Aynı şeyleri iktidar partisi yaptı ve iş buraya kadar geldi. Artık başa dönülmesin…
*** *** ***
Bu tür davranışlar Osmanlı Devleti’nin son zamanlarında sıkça görülmüştür. Padişah Abdülmecid, 22 yıl saltanat sürmesine rağmen 24 kez sadrazam değiştirmiştir. Devlette tecrübe ve liyakat olmayınca da yürütmenin başı yapılması gereken icraat konusunda zorluk çekmek zorunda kalmıştır.
Padişah kızacak, boynu vurulacak korkusu, sadrazamlara doğruyu söyletmemiştir. Padişaha yakın olanlar, devlet idaresine müdahil olmayı maharet zannetmişlerdir. Yağcı, menfaat düşkünü, köşe kapmacı tipler ise, halktan gasp ettiklerini rüşvet olarak yüce makamlara takdim etmişlerdir.
*** *** ***
Bir gazetenin yazarı hanımlara küçük düşürücü –hatta hakaret kabul ettikleri- bir söz etti diye 81 ilde savcılıklara suç duyurusunda bulunuldu. Bir dönem Atatürk’ün annesine söylenmedik söz kalmadı. Kimse kılını kıpırdatmadı.
Neden bir partinin mensubu kadınlar ayaklanıyor da diğer kadınlar destek vermiyor? Neden öldürülen, hakaret edilen, yerlerde sürüklenen kadınlara her partinin mensubu kadınlar aynı şekilde tepki göstermiyor?
Mesele hep “ben” veya “biz” odaklıdır. Hepimiz birimiz için, birimiz hepimiz için ayağa kalkmazsak güçlü bir anlam oluşmuyor.
*** *** ***
Covid-19 salgını olanca hızıyla devam ediyor. Önlemek mümkün mü, mümkün… Önlenebilir mi, zor… Neden mi?
- Sokaklar rast gele atılmış maskelerle dolu,
- Boğaz vapurlarında 15-20 dakikalığına çay içme zaruret haline gelmiş sanki… Çoğu insanın maskeleri çene altında,
- Aşı konusunda zatürre ve grip aşılarının olunması tavsiye ediliyor. Vaktiyle bu ülkeyi yönetenlerden aşıya karşı olduğunu haykıranlar vardı, şimdi de onlardan cesaret alanlar olduğu için…
*** *** ***
Avrupa ülkelerinin birinden emekli olmuş ve 1.000 euro emekli alan kişi anlatıyor:
---Bin euro yani 3.500 TL emekli maaşı alıyordum. Şimdi 8.500 TL alıyorum. Allah Reiz’den razı olsun!
*** *** ***
İstanbul’un göbeğinde bir maganda. Sağlık çalışanı bir hanım, bu magandanın kullandığı aracın önüne geçtiği için hazmedememiş. Aracını durdurarak kadıncağıza hakaretler yağdırıyor, yetmiyormuş gibi sağlık çalışanı hanımın kullandığı aracın motor kaputu üstüne çıkıyor ve ön camını tekmeleyerek büyük hasar veriyor.
Sağlık çalışanı hanım, olayı telefonuyla kayda alıyor. Maganda tutuklanması isteğiyle mahkemeye çıkarılıyor, ama tutuksuz yargılanmak üzere bırakılıyor. Sosyal medyada infial oluşması üzerine daha sonra tekrar yakalanıp tutuklanıyor ve içeri atılıyor.
Bu nasıl bir hukuk sistemidir? Her şey görüntülerle sabitken neden tutuklanmaz? Eğer adalet sistemi bağımsız ise neden sosyal medyaya kulak veriliyor?
*** *** ***