Bir zamanların ağlayan kargaları şimdi kartal (!) oldu. Referandum son zamanların pirim yapan olgusu olunca onlar da referanduma gideceklerini açıkladılar. Irak Kürdistan Demokrat Partisi (KDP) Başkan Yardımcısı Hemin Hewrami, Başkan Barzani’nin, BM Genel Sekreterine, “Bizden duymanızı istiyorum, en yakın zamanda referandum yapacağız. Bu isteğimizi anlayışla karşılamanız bizi mutlu eder” dediğini aktarmıştır.
Başkanlığın internet sayfasında yapılan açıklamaya göre Barzani görüşmede, “Yakın bir gelecekte referandum yapacağız. Bütün dünya Kürdistan halkının isteği ve geleceğini tayin etme kararından haberdar olsun” sözleri yer almıştır. BM Genel Sekreteri’nin de buna, “Bu kadar zorluk ve sıkıntıya rağmen yüz binlerce göçzedeyi misafir etmeniz takdire şayan” diye karşılık vermiş.
Guterres, az bir silahla IŞİD teröristlerine karşı mücadele veren Peşmerge güçlerine bütün dünyanın saygı duyduğunu ve şaşkınlıkla Peşmerge ve Kürdistan halkından söz ettiğini dile getirmiş... İşte körlerin ve sağırların birbirlerini ağırlamasına güzel bir örnek!
Kartalı kim besledi?
Tabii ki ABD… 1984’ten beri Güneydoğu Anadolu bölgemizde PKK terör örgütünün eylemleri sürmektedir. 1990 yılındaki Körfez Harekâtından sonra 36’ncı paralel kuzeyinin merkezi Irak silahlı kuvvetlerine yasaklanmasının ardından güneydoğu sınırlarımızın ötesi terör örgütü için cirit alanı olmuştur.
Türkiye o yıllarda Barzani’ye güvenmiş, destek vermiş destek almayı ummuştur. Barzani de bir çok kez Türkiye’ye gelmiştir. Her gelişinde kırmızı halılar üzerinde yürümüş, bayrağı protokol masasında yer almıştır.
PKK ile ilişkilerde Barzanî kendini güçlü hissettiği zamanlar göstermelik ve düşük yoğunlukta çıkışları olmuş, yakaladığı militanları ise Türkiye’ye iade etmemiştir. Merkezî Irka hükümetinin sıkıştırmaları karşısında ise Türkiye’ye yanaşmaya çalışmıştır. Dolayısıyla semiz hale gelmesinde Türkiye’nin payı da vardır.
Son üç yılı incelersek
Ekonomik, kültürel, siyasal ve sosyal olarak hayatın her alanında Türkiye’nin bir parçası gibi kendisini gören Bölgesel Kürt Yönetimi, Saddam zamanından beri verdiği kayıp ve toplu kıyımların üzerine bugün elde etmiş olduğu kazanımlarını PKK ile paylaşmak istemiyor. Geçmişte zaman zaman şapka atmış, Türkiye’ye posta koymuş bir Barzani, başı sıkıştıkça Türkiye’nin ocağına düşeceğini de görmüştür. Suriye arazisinde TSK’nın (IŞİD+PYD)’ye karşı icra ettiği harekâtın genişleyeceği ve daha derine gideceği açıklamalarının ardından Barzani’nin Türkiye’ye gelmiş olması, yine sıkıntılı dönemler yaşadığı izlenimini vermektedir.
Değerlendirme
Bölgedeki gelişmelere ve liderlerin demeçlerine göre yönünü tayin eden, Kürt halkının çıkarlarından ziyade kendi menfaatlerini gözeten aşiret ağası Barzanî,
1 Bugüne kadar elde ettiği kazanımları PKK’ya kaptırmak istememektedir,
2. ABD’nin PKK ve PYD’yi dost görmesi, askeri ve lojistik yönden desteklemesi her iki örgütün de güçlenmesi anlamına gelmektedir
3. Merkezi Irak Yönetimi, kuzeydeki Barzani yönetiminin ödeneklerini kesmiştir, Peşmerge’nin maaşını ödeyemeyen yönetim iktidar zafiyetine düşmüş, Barzani’nin iktidarda kalması tartışılır hale gelmiştir.
4. Türkiye’ye karşı ABD’nin yanında yer alan Barzani, kedinin kıymeti, çakıl taşının fazileti gibi basit konularla TSK’ya karşı posta koymayı bile ihmal etmemiştir.
Sonuç
Son operasyonlar ve Türk ordusunun kaydettiği ilerlemeler, güç zamanlar yaşayan Barzani’yi bir kez daha çark etmeye ve Türkiye’ye karşı şirin yüzünü göstermeye zorlamıştır. ABD-Türkiye ilişkilerinin gergin seyrettiği bir dönemde Barzani bu hesapları en ince ayrıntısına kadar yapmış, ağzındaki baklayı bilmem kaçıncı kez çıkarmıştır. Hani derler ya, bir sıkımlık canı var diye! Sadece sınırı kapatsak yaşayacaklarını tahayyül edebilir mi acaba?