Bir soykırım safsatası daha
ABD’nin Kaliforniya, Connecticut, Illinois, Michigan ve Rhode İsland eyaletlerinde sözde Ermeni soykırımı kabul edilmiş hatta Michigan eyalet parlamentosu okul müfredatlarına bile alınmasını kararlaştırmıştı.
ABD’nin Colorado eyaletinde 2017 yılında Ermeni Soykırımı tanımıştı. Bu yılın temmuz ayında da eyalet valisi Jared Polis, Ermeni Soykırımı ile Holocaust konularının eyalet okullarının müfredatına alınmasını öngören yasayı imzalamıştı.
Soykırım tarihi, ortaöğretim okulundan mezun olmak isteyenler için zorunlu olacağı belirtilerek, bu yasayla valinin oğlu dahil Colorado’da yaşayan tüm çocukların Ermeni Soykırımı ve Holocaust hakkında yeterli bilgi alacakları açıklanmış...
Bravo! Umarım konu Afganistan’ı, Irak’ı ve hatta Kızılderilileri de kapsar.
Hangi yöntemler
Kristof Kolomb’un 1492 yılında Amerika’ya ulaşmasından sonraki beş asır boyunca Avrupalıların ve Amerikalıların kıtanın yerlileri olan Kızılderililere karşı yaptıkları soykırım, herhalde hatırlarındadır.
Onları etnik temizliğe ve tehcire tabi tutmak suretiyle topraklarından ayrı yaşamaya mahkûm ederek, belli alanlara kapatarak, bağışıklık sistemlerine yabancı oldukları çiçek hastalığını bulaştırarak (çiçek soykırımı ya da smallpox genocide) soykırım çeşitlerini uyguladıklarını herhalde hatırlayacaklardır.
Misyonerlere görevler
Uzun süre Hristiyan misyonerlerince eğitim verilen Kanada yatılı okullarında ve ABD’deki yerli yatılı okullarda ailelerinden kopardığınız Kızılderili çocuklarını anadilleri dışında eğitim almaya ve anadillerini konuşamamaya (dil soykırımı ve kültürel soykırım ya da linguistic genocide, linguicide ve cultural genocide, culturicide) tabi tuttunuz.
Soykırıma uğratma yöntemleriniz arasına Kızılderilileri fiziksel olarak imha etmeyi, topraklarını gasp etmeyi, kültürel baskıya boyun eğmeyi ve zorla kısırlaştırmayı (forced sterilization) da kattınız. Bunları da derslere katmanızı ben öneriyorum.
Ha, bir de kopya vereyim. Bizim hakkımızda önce İsveç sonra da Avustralya bir “Süryani soykırımı” safsatası üretmişti. Aman bunu da bizim aleyhimize kullanmayı ve derslerinize dahil etmeyi unutmayın. Belki sizi biraz rahatlatır (!).
Avustralya'da Osmanlı bayrağı!
Çanakkale muharebelerinin 100’üncü yıldönümü nedeniyle basında bir haber çıkmıştı. Aslında pek de dikkat çekmeyen ve geçmişin derinliklerine gömülen bu haberde Avustralya’nın Melbourne kenti Hafif Süvari ve Topçu Müzesi’ndeki kıymetli eşyalar arasında bir Osmanlı bayrağıyla Türk askerlerine ait savaş malzemeleri sergileniyormuş.
Farklı meslekten bir kişi
Bu müze, asıl mesleği nalbantlık olan Avustralyalı Bernie Dingle tarafından kurulmuş. I. ve II. Dünya Savaşlarında kullanılan, top, kılıç, miğfer, tüfek, tabanca, maskeler, atlı ambulans arabaları, orijinal savaş kıyafetleri gibi birçok eşya teşhir ediliyormuş
Müzede sergilenen savaş malzemelerinden bir kısmını satın aldığını, bir kısmının da bağışlandığını belirten Ding, müzede savaştan kalma çok sayıda orijinal eser bulunduğunu; ama Gelibolu’dan gelen parçaların çok daha özel bir yere sahip olduğunu vurgulamış.
Dingle, “Büyük bir tarihi eser koleksiyonumuz var. Bu eserlerden bazıları, bizim için daha özel bir yere sahip. Bunlar, Gelibolu’dan gelen eserler. Bunlardan biri, üzerinde üç hilalle yıldızların bulunduğu Osmanlı bayrağıdır” demiştir.
'Bayrak, savaşta yaşanan acıları simgeliyor'
Avustralya'ya kim tarafından, nasıl getirildiği bilinmeyen bayrağın müzeye bağışlandığını belirten Dingle, el yapımı bayrağı çam ağacından yaptığı 140 yıllık bir çerçevede sergilediğini söylemiş. Dingle, bezin çürümemesi için çerçevenin arkasına üç kat özel kâğıt yerleştirdiğini kaydetmiş.
Bayrağı müzedeki en kıymetli tarihi eser olarak tanımlayan Dingle, “Gerçekten çok önemli bir parça. Bayrak, sadece Türklerin değil, İtilâf ülkelerinin ve onlara destek veren Doğu ülkelerinin de yaşadıkları acıyı simgeliyor. Bayrağın özel alarm sistemleriyle korunan müzede kilitli bir camekânda muhafaza edildiğini” kaydetmiş.
Yaklaşık 30 yıl önce kurulan müzede bulunan binlerce tarihi eser arasında Gelibolu’dan getirilen süngü, bayrak amblemli kemer tokası, amblemli düğmeler ve Türk kılıçları da bulunuyormuş.
İki farklı millet, iki farklı olay! Hangisi ırkçı pencereden bakış?