Orta Doğu çıfıtı
Middle East Eye’nin Genel Yayın Yönetmeni David Hearst, Birleşik Arap Emirlikleri hükümetinin FETÖ darbecilerine Muhammed Dahlan aracılığıyla para gönderdiğini iddia etmişti. Hearst yazısında ayrıca, Dahlan’ın Fethullah Gülen ile iletişim kurmasına, ABD’de yaşayan Filistinli bir iş adamı yardımcı olduğunu ve bu iş adamının kimliğinin Türk gizli servisi tarafından bilindiğini öne sürmüştü.
Eğer böyle bir şey varsa İslam coğrafyası gerçekten bataklıktır. Eğer yoksa İngiltere’nin bu coğrafyada yaşayan milletler üzerinde hala tezgâh peşinde olduğu ortadadır. Ama bir gerçek var ki, her iki durum da Türkiye için çok ciddi tehlikedir.
Sınırlar ve gelinen nokta
AB’nin kuruluşuna baktığımızda kurucu lider üyeler Almanya ve Fransa olarak gözükmektedir.
Her iki dünya savaşında Orta Doğu’ya ve Kafkaslara uzanan Almanya, sınırlarının bu kadar ötesinde alâka ve menfaatlere yönelmişti. Bugün İngiltere ile daha güçlü bir pozisyondayken onu dışladı. Yarın da Fransa’yı dışlamasın?
Küre’nin batısında dünya hâkimiyetini üstlenmiş tek hâkim güç varken Küre’nin doğusunda Almanya, Rusya, Çin, Hindistan ve Japonya gibi bir kaç güç var. Almanya’nın sancısı kendisine yeter de artar bile.
Avrupa’nın ortasında Kaliningrad gibi füzelerin yığıldığı bir hançer, Baltık Denizi’nde Rus donanması, Karadeniz’de Rus donanması, Akdeniz’de Rus donanması… AB, kendisini kuşatılmış hissediyor. NATO müttefiki Türkiye’ye kızmasın da kime kızsın?
Sonuç
Almanya, Türkiye’ye karşı örtülü düşmanca tutumlarından vaz geçemez. NATO’nun bir müttefiki olan Türkiye’nin istikrarının bozulması veya bölünmeye itilmesi bölgede Rus yayılmasını teşvik edecek ve ekonomik riskler yaratacaktır.
Böyle bir durumun kendi ekonomileri üzerinde de tahribat yaratacağı kaçınılmazdır. Bölgedeki güç dengelerinde Türkiye’nin “olmazsa olmaz” olduğu artık bilinmelidir.
Arap Sokağı
Ne zaman tepki gösterecekler
Araplar hâlâ kendi aralarında birlik olmayı beceremiyorlar. Bir konuda uzlaşmanın ne kadar zor olduğunu Arap liderlerde görüyoruz. Batı’nın koalisyonu varken neden bir Arap koalisyonu olmaz?
Siyasi nitelikteki anlaşmazlıkların temelinde mezhepçilik olduğu aşikârdır. Şiilik, Selefî anlayışa kesinlikle karşıdır. Ortadoğu siyasetinin din üzerinde ağırlığı vardır. Selefi anlayış, ABD önderliğindeki koalisyona destek vermek durumundadır. Bunun sonucunda yeni silah pazarları yaratılmakta ve canlar feda edilmeye devam edilmek istenmektedir...
İtaati satın almak
ABD, Arap ülkelerinin itaatini satın almış, Katar da ABD’den 12 milyar dolar tutarında silah almakla paçasını kurtarmıştır. Daha önceki iki yazımda 110 milyar dolarlık silah satın alan Suudî Arabistan, İslam dünyasındaki gelişmemiş ülkelerin yoksulluğunun sebebidir.
Türkiye, zorlu zamanında Katar’a omuz vermiş ve orada bir üs açmıştır. Katar, ABD ile ortak tatbikat yaptığı gibi Kıbrıs Rum yönetimi ile Akdeniz’de müşterek sondaj aramalarına da katılmak istemiştir. Bu da yetmiyor gibi İtalya’dan altı milyar dolar tutarında harp gemisi almak üzere anlaşma yapmıştır. Hayırdır inşallah?
BAE, İsrail ile anlaşma yapmış, Mısır ve Batı bu olaya çok sevinmiştir. Filistinlilerin üzüleceğini aklına bile getirmemiştir. Suudi Arabistan, Bahreyn ve Umman bu anlaşmaya destek vermişlerdir. Arap Birliği ise bu anlaşma karşısında sessiz kalmıştır.
İslam dünyası-Balkan furyası
İslam âlemi uyku halinde ve bir tahribat içindedir. Orta Doğu, her gün yeni birtakım saldırı, kıyım, işgal, etnik ve mezhepsel kavgalarla çalkalanmaktadır. Lider taslakları, emperyalist güçlerle birlik olup kendi halkını dövmekte ve dövdürmektedir. Batı’nın işine gelen bu durum, bir yangına dönüştürülmüş ve Afrika topraklarına da sıçratılmıştır.
Kosova Başbakanı Avdullah Hoti yaptığı açıklamada, ülkesinin İsrail ve BAE arasındaki ilişkilerin bütünüyle normalleştirilmesi anlaşmasını, daha sakin ve daha müreffeh bir Orta Doğu’ya doğru tarihi bir adım olarak nitelendirdiğini vurgulamış.
Arnavutluk Başbakanı Edi Rama, twitter hesabından yaptığı bir paylaşımda, varılan anlaşmayı "ilham verici" olarak yorumlamış.
Bunlar da Balkan dostları (!).