SON DAKİKA
reklam
reklam

İtalya’nın Doğu Akdeniz’e ilgisi

Köşe Yazarı: Cengiz BAYSU   Eklenme Tarihi: 7 Eylül 2020, Pazartesi - 11:39   Okunma Sayısı:

Boru hattı projesi ve sonuç bildirgesi

Yunanistan, GKRU (Güney Kıbrıs Rum Yönetimi) ve İsrail 2 Ocak 2020’de EastMed (Doğu Akdeniz Doğal Gaz Boru Hattı Projesi) imza törenine davetli olduğu halde katılmamıştır. İtalya Dışişleri Bakanı Luigi Di Maio, Libya’daki ateşkesin siyasi diyalog için vazgeçilmez bir koşul olduğunu belirterek Libya denkleminin karmaşıklığını dile getirmiş ve “Libya krizi bağlamında İtalya'nın Libya'daki ulusal çıkarlarının öncelikli doğası dikkate alındığında, Ankara ve Moskova ile ortak istişareleri derinleştirmenin ve güçlendirmenin çok önemli olduğuna inanıyoruz.” demiştir.

Nedir bu ulusal çıkarların öncelikli doğası? Bunu yazının devamında göreceğiz. Biz gelişmeleri bu yılın başından itibaren ele alalım:

8 Ocak’ta Kahire’de “Doğu Akdeniz” konulu bir toplantı yapılmıştır. Toplantıya Fransa, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi, Yunanistan ve Mısır katılmış ancak bu kez de sonuç bildirisi Türkiye ve Serrac’a yönelik dengesizlikler içermesi nedeniyle İtalya bu kez de bildiriyi imzalamamıştır.

 

Yunanistan ile İtalya’dan Akdeniz’de kritik anlaşma

Doğu Akdeniz’deki doğal gaz sondaj çalışmaları nedeniyle gerginliğin tırmandığı bir dönemde Yunanistan ile İtalya bir Münhasır Ekonomik Bölge (MEB) oluşturdular. Doğu Akdeniz’den Yunanistan, İtalya ve Güneydoğu Avrupa ülkelerine yılda 10 milyar metreküp doğal gaz taşıma sevdasıyla Eastmed hattını devreye sokmaya karar verdiler. Öngörülen EastMed boru hattı projesinin uzunluğu 900 km. idi. Antlaşma 27 Kasım 2019’da gerçekleşti.

Doğu Akdeniz’de faaliyet gösteren Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığı (TPAO), ABD’li Exxon, Mobil ve Nobel, Fransız Total, Güney Koreli Kogas, Katarlı Petroleum, İngiliz BG ile İsrailli Delek ve Avner şirketleri arasına İtalyan Eni firması da katıldı.

Bölgeye sınırdaş olmamasına rağmen ABD’nin ve İngiltere’nin ne işleri vardı burada? İngiltere de çok uzaktaydı, burada ne arıyordu?

Türkiye’nin baskıları ve donanmamızın caydırıcı etkileriyle İtalyan Eni firması doğalgaz arama alanından çekildi.

 

Türkiye devreye giriyor

GKRY, Kıbrıs Türklerinin eşit haklarını hiçe sayarak 2003’te Mısır, 2007’de Lübnan, 2010’da da İsrail ile deniz sınırı anlaşmaları yapmıştır. GKRY tarafından tek taraflı olarak ilan edilen deniz sınırları içindeki alan 13 parselden oluşuyor ve Rum tarafı söz konusu parselleri uluslararası şirketlere ihale ederek lisanslandırıyordu.

Mısır ile yapılan anlaşmanın Türkiye’nin kıta sahanlığı haklarını ihlal etmesi temel sebep olarak ortaya çıkınca Türkiye ve KKTC bu anlaşmalara şiddetle itiraz etmişlerdir.

Daha sonra Türkiye, Mavi Vatan ve Libya ile MEB (Münhasır Ekonomik Bölge) sınırlarını belirledi. Bu alanın batı sınırı Girit Adası’na teğet geçtiği için Ada civarının kendi MEB’ine dahil olduğunu iddia eden Yunanistan, buna karşı koydu.

 

İtalya’nın güven vermeyen tavırları

İtalya, geçmişte yıkılmakta olan Osmanlı İmparatorluğu’nun yangınından mal kaçırmak, petrol alanlarını kontrol altına almak istemiş, I. Dünya Savaşı sonunda Kızıldeniz, Mezopotamya ve Doğu Akdeniz’e ilgi duymuş bir ülkedir. İtalya’nın böyle davranmasında,

*Geçmişinde Akdeniz’e hükmetmiş Roma İmparatorluğu gibi bir dev yönetimin olması, ancak böyle dev bir geçmişe sahip olmasına rağmen günümüzde pek söz sahibi olamayışı,

*I. Dünya Savaşı sonunda Güneybatı Anadolu’ya çöreklenmiş, ancak burada kalıcı bir varlık gösterememiş olması,

*İtalya, II. Dünya Savaşı yılları içinde 28 Ekim 1940’da Yunanistan’a savaş ilan etmiş, Yunan kuvvetleri karşısında başarı sağlayamamış ve 10 Kasım’da geri çekilmek zorunda kalarak Arnavutluk’a geri dönmüşlerdir.

Bu arada İngiltere 4 Kasım da Girit Adası’na asker çıkararak bir köprübaşı tutmuştu. İtalya Balkanlarda tutunamamış, Ege’ye inememiştir. Bunun acısını da yaşıyor olması gibi nedenler sayılabilir.

 

Yorumlama

1400’lü yıllarda başlayan ve “Ticaret Devrimi” diye adlandırılan dönem yaklaşık 3,5 asır sürmüştür. Avrupalılar, doğuda sömürgeler edinerek yeni doğal kaynakları dünya piyasasına sürmeye başlamıştır. İngiltere’de 1760-1850 yılları arasında yaşanan Sanayi Devrimi, diğer Avrupa ülkeleri ve ABD’ye gecikmeli olarak gelmiştir. Devrimi başlatan önemli etkenler tekstil, buhar makinesi ve demir üretimidir.

Kömür, petrol ve doğal gaz gibi enerji kaynakları kıttır. Dışarıdan almaya kalktığı takdirde bu kaynaklar da uzaktır. Bu koşulları yaşayan İtalya 1911 yılında Libya’ya çıkmıştır. Akdeniz’deki hâkimiyetini tamamlamak istediğinden Balkanlar, Ege’ye, Antalya ve Doğu Akdeniz’e de göz dikmişti.

İtalya, Birinci Dünya Savaşı, 1914’te başladığında I. Sanayi Devrimi’ne yeni geçmişti. Sanayi devrimini tam olarak yaşayamamış olmasına rağmen bugünkü sanayi durumu gayet iyidir. Bugün için güçlü bir deniz ve üstün bir hava kuvvetine sahiptir. AB’nin söz sahibi ülkesidir.

Doğu Akdeniz’deki donanma hareketlerinde bazen ABD ve Yunanistan ile bazen Türkiye ile müşterek harekât icra etmektedir.

İtalya için de zor bir durum. AB içinde olmak, NATO’nun üyesi olmak… Aşağı tükürse sakal yukarı tükürse bıyık…

 

reklam

KÖŞE YAZARLARI

reklam
reklam