SON DAKİKA
reklam
reklam

Azerbaycan topraklarına saldırı

Köşe Yazarı: Cengiz BAYSU   Eklenme Tarihi: 7 Ekim 2020, Çarşamba - 00:09   Okunma Sayısı:

 

Çatışmaların durdurulması

Sorunların diplomatik yollarla çözülmesi

Gerilimin düşürülmesi,

Kaygıyla izliyoruz

AA ülkesi XX tarihli antlaşmaya uygun hareket etmelidir.

 

**Tüfeğin her patladığı yerde aynı sözleri duymaktan bıktık. Herkes barış istiyor; ama her yerde anlaşmazlıklar oluyor. Herkes diplomasi yoluyla sorunların çözülmesini istiyor: ama heyhat! İşte, en son anlaşmazlık ve akabinde çatışma… Ermenistan-Azerbaycan çatışması ve aynı sözler…

   Pek güzel de, 1992 yılında teşkil edilen Rusya, ABD ve Fransa’nın kurucu üyelikleriyle ortaya çıkan Minsk Grubu 28 yıldan beri ne yapmış? Barış yolunda atmış oldukları bir adım var da bizim mi haberimiz yok?

   Ermenistan bu yılın temmuz ayında Tovuz bölgesinde bir çatışmaya sebebiyet vermiştir.

 

Şimdi düşünelim biraz;

  1. Türkiye, Gürcistan’ın Rusya tarafından bombalanmasında Rusya’nın karşısında

durmuş, Kırım’ın ilhakı sırasında da Rusya’ya karşı tavır almıştır.

  1. 12 Temmuz 2020 günü Ermenistan’ın çatışmaların çıkarttığı nokta, Bakü-Tiflis-Ceyhan

Petrol Boru Hattı (BTC), TANAP ve TAP’a bağlanan Güney Kafkasya Doğal Gaz Boru Hattının yakınındadır.

  1. Bu bölgeden ayrıca Bakü-Tiflis-Kars Demir Yolu (BTK) geçmektedir.

 

Temmuz ayından beri

   12 Temmuz’da Tovuz bölgesinde çatışmayı başlatan taraf Ermenistan olarak gözükse de arkasında Rusya’nın olduğu muhakkaktır. O günden beri de Ermenistan, Azerbaycan’ın alt yapısını vurma tehditleri savurmuştur.

   Türkiye muhtemel bir saldırıya karşılık Azerbaycan ile geçtiğimiz hafta ortak tatbikat icra etmiştir. Bu tarihlerde Rusya ise, İran üzerinden hava yoluyla Ermenistan’a önemli oranda mühimmat ikmali yapmıştır.

   ABD, çözüme katkı sunmak yerine kendi politikalarının icaplarını yapmaktadır. Fransa ise, her koşulda ve adil olmayan bir şekilde Ermenistan yanlısı bir tavır sergilemektedir. Ne ilgisi var Fransa’nın Kafkas bölgesiyle? Fransa’nın AGİT Minsk Grubu eş bakanı olma konusundaki ısrarının nedenlerinin incelenmeli ve açığa çıkarılmalıdır.

 

Madrid prensipleri

10 Temmuz 2009’da Minsk Grubu üyeleri, Madrid Prensipleri’ni kamuoyuyla paylaşmışlardı. Bu maddeler;

 

  1. Dağlık Karabağ’ın çevresindeki bölgelerin Azerbaycan’ın kontrolüne geri verilmesi;
  2. Dağlık Karabağ’a güvenlik ve öz yönetim garantileri sağlayan geçici bir statü;
  3. Ermenistan’ı Dağlık Karabağ’a bağlayan bir koridor;
  4. Dağlık Karabağ’ın nihai yasal statüsünün gelecekte yasal olarak bağlayıcı bir irade

bildirimiyle belirlenmesi;

  1. Tüm yerlerinden edilmiş kişilerin ve muhacirlerin eskiden yaşadıkları yerlere dönme

Hakkı verilmesi;

  1. Barış gücü operasyonunu da içeren uluslararası güvenlik garantileri.

 

   Azerbaycan’ın icra ettiği harekât neticesinde Fuzuli-Cerbayil bölgesinde Garakhanbeyli, Şarvanj, Kand Horadiz, Yukarı Abdurrahmanlı, Büyük Mercanlı köyleri ile Ağdara bölgesini ve Murovdağ’da Ermeni mevzilerini vurarak stratejik tepeleri kontrol altına almıştır.

   Harita üzerinden incelenirse bu yerleşim yerleri ve tepelerin Madrid Prensiplerinin ilk maddesi yerine gelmiş oluyor (!).

 

**Azerbaycan, Ermenistan’a unutamayacağı bir ders vermelidir ki, Ermenistan bir daha böyle saldırılara kalkışamasın. Altı köyün yeniden Azerbaycan hükümranlığına geçmesi yetmez. Harekât başladıysa en kritik yerler ve asker kişilerden esirler alınmalıdır.

reklam

KÖŞE YAZARLARI

reklam
reklam