Ya istemesini bilemedik,
Ya da çok fazlasını istedik.
Leylek gibi sığ sularda,
Bir ömrü yedik…
Bir şey anlamadık,
Gençlik çağlarımızdı.
Orta yaşa geldik,
Herkes uyanmıştı…
‘’Dünya malı dünyada’’ dedik,
Vakvaka ile bir ömrü yedik.
Orta yaş da geride kaldı artık,
Bu günlerimize de şükrettik…
Geldik ömrün son çeyreğine,
Bir başka değişle;
Zurnanın ‘’zırt’’ dediği yere…
Dediler ‘’Ermişsin artık kemale’’
Bak şöyle çevrene,
Millette kalmamış,
‘’Ne minber, ne de minare’’
Ye iç, yat kalk şükreyle
Şu sağlıklı günlerine…