Enerji, enerji güvenliği, enerji hatları, enerji stratejileri, terör, güvenlik politikaları, iç güvenlik, İttifaklar, ittifak içerisinde ilişkiler, NATO, AGİT, AKKA gibi savunma ve silahlanmanın kontrolüyle ilgili ittifaklar, silahlanma, savunma sanayi ve silahsızlanma…
Azerbaycan bunların yanında 750.000 zorunlu göçmen ve ilaveten Ermenistan’dan kovulmuş 250.000 mültecinin de ihtiyaçlarını karşılama sıkıntısını çekmektedir.
AGİT Minsk Grubu
Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Teşkilatı, 24 Mart 1992 yılında kurulmuştur. Amacı Azerbaycan ve Ermenistan arasında Karabağ sorunu için barışçıl bir çözümü sağlamaktır. Bu amaçla Minsk şehrinde bir konferans toplantısı yapılması istenmişse de, bu 2009 yılı sonu itibarıyla henüz gerçekleşmemiştir.
ABD, Fransa ve Rusya’dan eş başkanlara ek olarak, AGİT Minsk Grubu’nda Beyaz Rusya, Almanya, İtalya, Portekiz, Hollanda, İsveç, Finlandiya, Türkiye ve sorunun tarafları olan Azerbaycan ve Ermenistan yer almaktadır.
Erivan’ın bağımlılığı
Erivan, hem Avrasya Ekonomik Birliği hem de Kolektif Güvenlik Anlaşması Örgütü (KGAÖ)’nün üyesidir. Böyle olmasına rağmen Ermenistan, 2013 yılında AB ile Ortaklık Anlaşması yapmaya yanaşınca Rusya, anlaşmayı iptal etmesi için Ermenistan’a baskı yapmıştır.
Bunun dışında Ermenistan’ın Rusya ile askeri sözleşmesi vardır. Bu antlaşma gereği Rusya, Gümrü bölgesinde SSCB döneminden kalma 102’nci askeri üs (tanklar, helikopterler, top, MİG-29 uçakları, İskender balistik füzeleri) ile Erebuni’de ise hava üssü tesis etmiştir.
Kuvvet mevcudu 5.000 askerden ibarettir. Rusya’dan askeri yardım alan Ermenistan, eski Rus taktik ve teknikleriyle Azerbaycan’ın gerisinde kalmıştır.
Azerbaycan, 2004 yılından bu yana askeri harcamalarını 20 kat arttırmıştır. İşin ilginç tarafı, Rusya Azerbaycan’a da silah satıyor. Stockholm Uluslararası Barış Araştırmaları Enstitüsüne göre, Rusya 2007-2012 yılları arasında Azerbaycan’a 1 milyar dolar değerinde silah satmıştır.
Antlaşmaların yarattığı karmaşıklık
Astana süreci, Rusya-İran-Türkiye arasında icra edilmektedir. Minsk Grubu’nda, Fransa-ABD-Rusya bulunmakta, İsrail ise Azerbaycan’a silah satışı yapmaktadır. Kafkasya’daki Azerbaycan-Ermenistan çatışması petrol boru hatlarını şimdilik doğrudan etkilemese de tehdit olarak durmaktadır. Ermenistan ise, ABD, Rusya ve AB desteğini almaya çalışıyor.
Bölgede kazanın kaynatıldığını daha önce yazmıştım. Daha sıcak bir çatışma olabilir mi? Türkiye-Rusya ilişkileri ne hal alır? Güvenlik Konseyi kararları mevcut olmasına rağmen işgaller sürüyor. Rusya, Türkiye’nin Kırım konusuna bakışından, Ukrayna’ya yaklaşımından ve Libya’daki ilerleme kaydetmesinden memnun değildir.
Yeni ittifak
Kolektif Güvenlik Anlaşması Örgütü (KGAÖ), Soğuk Savaş Dönemi’ndeki Varşova Paktı’nın devamı gibi düşünülebilir.
Rusya bu örgütü kurmakla;
*11 Eylül 2001 saldırıları sonrasında, ABD’nin bölge üzerinde etkisinin artabileceği kaygısını taşımıştır.
*SSCB’nin yıkılmasından sonra NATO’nun doğuya doğru genişleme eğilimi göstermesini ve ABD’nin Irak ve Afganistan’ı işgale kalkmasını kendisine yakın tehdit kabul etmiştir.
*ABD’nin Doğu Avrupa ülkelerine füze sistemleri yerleştirmesini de kuşatılma olarak görmüştür.
Sonuç
Azerbaycan’da ben de görev yaptım. Cephe hatlarını ve buradaki birliklerini gezerek Azerbaycan birliklerinin konuşlanma durumunu gördüm ve araziyi inceledim. Bu birliklerin karşısına mevzilenen Ermeni birlikleri hakkında bilgi sahibi oldum. Türkiye, Azerbaycan’ın yanında olmalıdır.
Bu birliktelik, Rusya ile Türkiye arasında kamufleli bir mesafeye sebep olabilmektedir. Ermenistan, Azerbaycan sınırından 31 km. içeride en az altı köyü vurmakla insanlık suçu işlemiştir. Ermenistan tarafı, “İlk ateşi Azerbaycan açtı” gibi açıklamalarla haklılığını ispata kalkışmakta, Azerbaycan ise kendini anlatmakta zayıf kalmaktadır.
Hiçbir resmi ordu mensubunun sivillerin üzerine top ateşi açması kabul edilemez. “Kara Harp Hukuku” bunu yasaklamıştır. Ermenistan’dan Azeri köylerine ateş açılmışsa Azerbaycan bunu uluslararası mahkemelere taşımalı, sorumluların yargılanmasını istemelidir. Bu suçu muhtemelen Ermeni çapulculara ve PKK unsurlarına işletmiş olmaları ağırlıklı bir varsayımdır.