SON DAKİKA
reklam
reklam

Fil Hastalığı -2

Köşe Yazarı: Sinan ERDOĞDU   Eklenme Tarihi: 9 Kasım 2020, Pazartesi - 10:22   Okunma Sayısı:

Lenfatik sistemi; lenf kapillerleri, lenf damarları,lenf düğümleri ve bezleri oluşturur. Lenf, plazmaya benzeyen şeffaf interstisyel bir sıvıdır. Lenf sıvısı gözler, beyin ve spinal kord haricindeki tüm vücut kısımlarını sarmış olan lenf kapillerlerinde toplanırlar. Lenf kapilleri, diğerleri gibi çok sayıda anastomoz yaparak, dokular içerisinde bir damar ağı oluşturur. Lenf damarlarında da venlerdeki gibi valvulalar (kapaklar) vardır ve lenf sıvısının akımı, venlerdeki mekanizmaya benzerlik gösterir. Bu damarlar, vücudun uç kısımlarından kalbe doğru sıvıyı iletirler. Tüpler birbiri içinde birleşir ve major kanal ve damarları oluşturur.

Lenf düğümleri bu damarların genişlemiş kısımlarıdır ve genelde eklem hareketlerinde pompa görevi görmek üzere eklemlerde yer alırlar. Lenf düğümleri, Lenfatik damarlar boyunca bütün vücuda dağılmış, savunmamızda önemli rol oynayan 1- 25 mm boyutlarında kapsüllü siferik veya böbrek şeklinde yapılardır. Lenf düğümleri esas olarak bir filtre gibi fonksiyon görürler. Lenf damarlarına giren herhangi bir yabancı partikul lenf düğümlerinde tutulur.

Lenf sıvısını uçlardan lenf düğümlerine getiren damarlara afferent lenf damarları; lenf düğümlerinden merkeze doğru taşıyan lenf damarlarına ise efferent lenf damarları denir. Bacak veya ayağın yüzeyel ve derin lenf damarları,diz bölgesi lenf nodüllerinde sona erer. Sonra ana femoral lenf damarlarına ulaşır; oradan da geniş iliak nodlara geçer. Kolların yüzeyel ve derin lenf damarları ise aksillar lenf nodüllerine boşalırlar. Dirsekte bu iki sistem, yüzeyel ve derin lenf nodülleriyle bağlanırlar. Sağ göğüsten gelen lenf damarları, sağ koldan gelen lenf damarları ile birlikte sağ lenfatik duktusu oluşturur ve sağ subklavian vene drene olur. Diğer bölgelerden gelen lenf damarları, torasik duktusu oluşturur ve sol subklavian vene drene olur. Atık maddeler daha sonra kan yoluyla dalak , bağırsaklar ve böbreklere detoksifikasyon için taşınırlar.

Cilt bakımı yapılırken dikkat edilmesi gereken hususlar

1.Lenf ödem riski taşıyan kolun temizliği ve cilt bakımına dikkat etmek gerekir. Cilt yıkandıktan sonra nazikçe kurulanmalıdır. Cildin esnekliğine özen gösterilmeli, yağsız kremler, vücut sütü veya losyonları ile cilt bakım yapılmalıdır.

2.Aşırı sıcak havalarda kolun terlemesine ve mantar enfeksiyonuna karşı pudra kullanılmalıdır. Etkilenen kol uzun sure güneşe maruz kalmamalıdır, yüksek koruma faktörlü koruyucularla güneş yanığından ve hatta tüm yanıklardan özenle korunmalıdır.

3.Etkilenen kol her türlü yaralanmadan, böcek ısırıklarından, kesik ve yanıklardan korunmalıdır. Mutfakta veya bahçede iş yaparken korunmak için mutlaka eldiven giyilmelidir.

4.Tırnakları keserken deriyi kesmemeye dikkat edilmelidir. Şeytan tırnağı koparılmamalı, tırnaklar asla yenmemelidir.

5.İstenmeyen tüyler traş makinesi yardımıyla alınmalı, jilet asla kullanılmamalı,

6.Tekrar eden güçlü sert hareketler yapmamak gerekir: örneğin bir şeyi kazımak, sürterek temizlemek veya çekiştirmek-itiştirmek gibi.

7.Kan alınması ve ilaç enjeksiyonu için ve tansiyon ölçümü için daima daime diğer sağlıklı kol kullanılmalıdır.

8.Eldiven veya el bileğini sıkacak benzer elastik boyunlu şeyler kullanılmamalıdır. Sütyen, çamaşır, diğer giysiler ve takılar sıkı olmamalıdır. Bu giysilerin ciltte oluşturduğu izler ve kızarıklıklar lenf dolaşımının engellendiği anlamına gelmektedir. Geniş omuz askısı ve gerekiyorsa askının cilde değdiği yere pamuk ped yerleştirilmesi önerilebilir.

9.Gece uyurken etkilenmiş kolun üzerine yatmamaya özen gösterilmelidir. El çantası ve diğer ağır eşyaların sağlam kol ile taşınması gerekir.

10.Kola aşırı soğuk veya sıcak uygulamalardan kaçınmak gerekir: ısıtıcı torbalar veya kola buz tatbiki gibi.

11.Tüm el kol çizik veya küçük kesik ve yaralanmalarında mutlaka bölgenin sabunlu suyla yıkanması ardından antibakteriyel pomadlar ile pansuman yapılması gerekir.

12.Etkilenen kolda en ufak enfeksiyon belirtisi ortaya çıktığında örneğin kızarıklık, ağrı, ısı, şişme veya ateş hemen doktora başvurmak gerekir.

reklam

KÖŞE YAZARLARI

reklam
reklam