Meczuplar azalsa da eylemler var
Her milli bayram öncesinde sevinir, sonrasında ise kaygıyla beklediğim haberleri görünce üzülürüm. Atatürk ile alıp veremediği olan manyaklar, meczuplar, çakma deliler ve devletin resmi kurumlarından avarelerin yediği naneler affedilecek cinsten olmuyor.
Atatürk büst ve heykellerine boya atan, çekiçle kırmaya kalkan, yazı yazan yaratıklar, yakalandıkları zaman “Nasıl oldu anlayamadım” veya “Bunları ben mi yapmışım” ya da “içimden gelen sese göre hareket ettim” diyerek sıyrılmaya bakıyorlardı. Kandil geceleri ve milli bayram sonrası gecelerde Atatürk ve silah arkadaşlarının ruhuna Fatiha okumayı kendisine zûl gören kişiler hiç eksilmedi.
Her milli bayramda kutlama törenine gitmemek için hasta olan devlet büyüklerini gördük. Yatak döşek resimleri basına yansıyordu. Bunlara alışmıştık. Aynı kişiler yeniden seçime girebilmek için Atatürkçü görünmeye başladılar. O yaşlarda bir insan bu kadar çabuk nasıl değişebilir, birisi bana anlatsın.
Şimdi daha vahim olanı ise, devletin resmi kurumlarında benzer aymazlıklara rastlanıyor olmasıdır. Atatürk posterli Türk bayrakları bazı resmi binaların cephesine ters asılıyor, kimsenin haberi olmuyor. Geçen bayramda da olmuştu. İnceleme başlatıldığı açıklaması yapıldı, hiç şüpheniz olmasın şimdi de aynısı yapılacak ve konu kapatılacaktır.
Beyler, bayrak astıran ve bayrak asma görevi alanlar, o bayrağın şanı ve şerefi vardır. Rengi, kumaşı, ölçüleri, nasıl asılacağı, nerelere asılacağı, nasıl selamlanacağı gibi hususlar “Bayrak Kanunu”nda belirtilmiştir. Kimse lâubali davranamaz. Kanunla belirtilen bir şeyin yapılmaması suç oluşturur, gereğini de mahkemeler yapar. İdari tahkikat, amirin azarlaması ya da kınama gibi işlemler uygun değildir.
Konunun bir diğer yanı ise o mülki amir, Türkiye’de şu kadar mülkî âmirin karşısında hiç mi eziklik duymaz? Hele basın mensuplarının olduğu yerde dünya âlemin sizi izlediğini hiç mi düşünemezsiniz? Görev verdiğiniz kişilerin tahsil, kapasite, bayrak sevgisi ve görev aşkı yönlerini hiç mi irdelemediniz?
Fiyasko demeçler de umursamazlıktır.
İki ülke arasında herhangi bir nedenle gerilim olunca, gerek basın gerekse askeri uzmanlar işi kızıştırmaya, kuvvet mukayesesi yapmaya ve değişik stratejiler üretmeye başlarlar. Bunlar bilinci olarak da yapılabilir, kendisine süs veya hava vermek isteyenler tarafından gaflete düşerek de yapılabilir.
Azerbaycan-Ermenistan arasındaki gerilim tırmanışa geçtiğinde kuvvet mukayeseleri, ekonomik güç tabloları ekranlarda boy boy sergilenmişti. Bir stratej edasıyla ortaya çıkıp demeçler veren Rusya Askeri Siyaset Bilimciler Derneği Üyesi Aleksandr Perenciyev ise değerlendirmelerinde yanılmıştır.
Aleksandr Perenciyev’in demecinden
Bu uzmanın 16 Temmuz 2020 tarihli demeçlerine bir göz atalım şimdi: Sayın uzman, Ermenistan’ın Kolektif Güvenlik Anlaşması Örgütü (KGAÖ) tarafından desteklenebileceğini belirterek,
“İki ordunun yetenekleri hemen hemen eşit. Elbette, Azerbaycan daha modern silahlarla donatılmış durumda: Tanklar, çeşitli zırhlı araçlar, askeri kontrol sistemleri ve İHA’lar… Ancak bu her zaman belirleyici bir faktör değil"
Burada her şeyden önce Erivan'ın alacağı askeri-siyasi destekten bahsediyoruz. Ermenistan KGAÖ üyesi olduğu sürece, başta Türkiye olmak üzere, üçüncü ülkeler savaşa açıkça müdahale etmeye pek heves etmeyecek”
KGAÖ üyesi olan diğer ülkelerin bu savaşa müdahil olmasının düşük bir olasılık olduğuna vurgu yaparak, arabulucular tarafından 2007 yılında Erivan ile Bakü’ye önerilen Madrid ilkelerine dayalı barışçıl çözüm dışında bir alternatif olmadığının altını çizmiştir.
Yorumlama
Bunların hiçbirisi de doğru değerlendirilmemiş ve gerçekleşmemiştir.
İki ordunun yetenekleri eşit mi? (Azerbaycan’ın kara ordusu hem nitelik hem de nicelik bakımından üstündür. İHA’ların belirleyici faktör olmadığı konusuna gelince; Ermeni ordusunun tank, zırhlı araç ve motorlu birlikleri çoğunlukla Azerbaycan İHA’ları tarafından vurulmuştur. Belirleyici değil mi?
Ermenistan’ın KGAÖ üyesi olması nedeniyle Türkiye’nin savaşa pek müdahil olmayacağı konusu ise tam bir fiyasko olarak karşımıza çıkmıştır. Rusya Askeri Siyaset Bilimciler Derneği, bu üyesinin icabına bakacaktır herhalde?