SON DAKİKA
reklam
reklam

Demokrasi ve hak-hukuk

Köşe Yazarı: Cengiz BAYSU   Eklenme Tarihi: 12 Kasım 2020, Perşembe - 12:53   Okunma Sayısı:

Her toplumda olanlar

*Saltanat hırsı dünyanın her yerinde var

*İhtiras vazgeçilmez

*Oy hırsızlığı, uydur-kaydırı var

*Yaşa bakmaksızın

*Taraflar arasında sokak kavgaları var

*Dünyanın en büyük ve en güçlü devletinin haline bakın

*Dünya devletleri nefeslerini tuttular, dikkatlerini ABD’deki seçimler üzerinde odaklaştırdılar

*Mahkemeler siyasallaşıyor.

 

Dünyanın belirli bölgelerine demokrasiyi götürme iddiasını sürdüren koca bir ülkenin haline bakın hele… Yetmiş yaşın üzerinde iki adam. Seçime girdiler, birbirlerine ileri geri sözler sarf ettiler. Birisi seçilecek ve başlayacak dünyaya ahkâm kesmeye.

 

Ama seçim sonucu netlik kazanana kadar insanlar birbirlerini yiyecekler Yeni seçilen Başkan başka bazı ülkelere yine demokrasi götürme, bazı ülkelerin iktisadi gidişatına çelme takma siyasetiyle oynamaya çalışacak…

Adama “Sen önce kendi içinde demokrasiyi tesis et ve uygula, sonra etrafına yardımcı ol” demezler mi?

 

***                     ***                       ***

**Bostancı-Kavacık

Bu bağlantı yolunda emniyet şeridini kullanma hastalığı var. İleride polis aracını gören kendisini normal şerite atıyor. Dürüst sürücülerin yol vermek istememesi diye bir şey yok. Kavga her an çıkar, trafik kilitlenir. Dövme, yaralama ve hatta ölüm olayı işin cabası…

 

***                     ***                       ***

**Karaköy’den Galatasaray’a

Tünel vasıtasıyla Galatasaray’a çıkacağız. Karaköy’e gelen vagon boşaldı. Bekleyenlerin tarafındaki kapı açılır açılmaz insanları yararcasına içeriye 65 yaş civarında kara gözlüklü bir insan müsveddesi (!) girdi. Tekli koltuklara oturarak yer kapmış oldu…

 

Ben ona göz ucuyla bakarken bir bey de beni süzüyormuş. Yanıma geldi ve gülerek, “Bu hareketler yabancıların daha fazla dikkatini çekiyor, biliyor musunuz? Arap ülkeleri vatandaşları garip gördüğü davranış bozukluklarının en çok Türklerde olduğunu bana söylüyorlar” dedi.

 

Ne yapalım şimdi, yine eğitim eksikliği mi diyeceğiz? İstanbul gibi iki imparatorluğa başkentlik yapmış bir kentin ana caddesinde hamile eşinin yanında aracın yolunu kesen, üstüne çıkıp tepinen, tehdit eden iki adama göre bu adamın (!) yaptığı ayılığa ne demek gerekir, bilemedim.

***                     ***                       ***

**Kadınlara karşı işlenen cinayetler

Hiç bitmeyecek ama failleri hiç de ceza görmeyecek bir suç türü… Hız kesmeden devam ediyor. Son olayda failin sabıkasız olması, iyi hali vb. müebbetten 18 yıla sonra da 15 yıla indirilen bir hüküm…

Sebebi ne olursa olsun sonu ölüm olan bir olay için kısasa kısas gibi bir düşüncem elbette yoktur; ama hayatına son verilen kişinin failinin de hayatı karartılmalı bence. Neden müebbet verilme? Bu konuda yasalarda düzenleme yapılamaz mı?

 

Her öldürme olayından sonra lânet okumak, her tecavüz olayından sonra “Allah kahretsin!” demek nedir? Sosyal medyada yükselen ses ve itirazlara göre tutuklama kararlarının bile değiştiğini görüyoruz. Hadım etmekten tutun da hücre hapsi cezalarına kadar uygulamalardan söz ediliyordu. Ne oldu?

 

reklam

KÖŞE YAZARLARI

reklam
reklam