Doğu Akdeniz’de Yunanistan’ın yarattığı gerilim bir türlü azalmıyor. Şimdi de Rum Yönetimi, Mısır, Fransa ve BAE’nin katılımıyla Medusa Tatbikatı icra ediliyor. Türkiye’yi karşısına alan devletler, bu kez Doğu Karadeniz’de güç birliği ve gövde gösterisi yapıyor ve Türkiye’ye gözdağı veriyorlar.
Tatbikat Yunanistan tarafından planlanmış ve bu yıl Fransa ve BAE de davet edilmiştir. Arama-kurtarma, elektronik savaş, yüzey uygulamaları ve denizcilik oluşumları olmak üzere üç aşamada icra edileceği duyurulan tatbikat 30 Kasım tarihinde Mısır açıklarında başlatılmıştır.
Sorular:
Yunanistan, yaptığı ve yapacağı her girişimin karşısında Türkiye’yi bulacağını bildiğine göre, bu tavrını neden sürdürür?
Ekonomisi pek de sağlıklı olmamasına rağmen bu tavrını ne kadar devam ettirebilir?
Arkasında olup kendisini kışkırtan ve koca Yunan devletini taşeron görüp kullanmaya kalkanlar olduğunu düşünmez mi?
*** *** ***
Yunanistan’ın Mısır ile yaptığı korsan deniz yetki anlaşmasının ardından Türkiye harekete geçmiş ve Oruç Reis araştırma gemisini Doğu Akdeniz’de petrol ve doğalgaz arama faaliyetlerine yöneltmişti.
Türkiye’nin ilan ettiği NAVTEX (Denizcilere Duyuru)’lerle sismik araştırma gemisi ilgili bölgeye gidince önce Yunanistan, sonra da Fransa ve AB paniğe kapılmış ve tenkitlere başlamışlardı.
Uzmanlar ise, bu karşı çıkışa, “Doğu Akdeniz’de meydana gelecek bir çatışmada Yunanistan’ın gayrihukuki şekilde elde ettiği Oniki Ada ve Kıbrıs’ı kaybedeceği” yorumunu yapmışlardır. Yani Türkiye 1912 tarihli Uşi Antlaşması defterini açacak ve,
- Konuyu İtalya ve Malta ile görüşecek,
- İtalya ile Oniki Adanın statüsünü tartışacak,
- AB tehdit altında kalacak olan kendi enerji güvenliğinin derdine düşecektir.
*** *** ***
Suudi Arabistan, gerek Kıbrıs ihtilâfında gerekse gerekse Doğu Akdeniz olaylarında Türkiye’nin karşısında yer almıştı. Son bir haftadan beri Türkiye’ye yeşil ışık yakmakta ve göz kırpmaktadır? Mısır’ın Türkiye ile ilişkilerini onarmaya çalıştığını mı sezdi acaba? Ona nazire mi yapıyor dersiniz?
*** *** ***
Birleşmiş Milletler Genel Kurulunda Türkiye ve Finlandiya, dünya sorunlarının çözümüne katkıda bulunmak amacıyla 11 yıl önce "Barış İçin Ara Buluculuk Dostlar Grubu"nu oluşturmuşlardı.
Yunanistan’ın Finlandiya’daki Büyükelçisi Georgios Ayfantis, Finlandiya'nın Birleşmiş Milletler (BM) çatısı altında Türkiye ile yaptığı iş birliğinin devam etmesinin Yunanistan’ı hayal kırıklığına uğrattığını, Fin diplomatların Türkiye ile BM’de yaptıkları işbirliğini kamuoyunda savunmalarını anlayamadıklarını belirtmiş.
Galiba biraz okumak gerekiyor; bu dostluk grubu, Türkiye ile Finlandiya tarafından 11 yıl önce kurulmuş ve 59 ülkeden oluşmaktadır. Burada Yunanistan karşıtı bir madde, söz, eylem olmadığına göre ve faaliyetlerin BM çatısı altında yürütüldüğüne göre anlaşılmayan nedir? Türkiye bu gruptan neden dışlanmak istenir? Yunan büyükelçi kıskanıyor mu acaba?
*** *** ***
Siyaset güzel söz söyleme ve ülkeyi ahenk içinde yönetme sanatıdır. Bizde nasıl anlaşıldığını anlayabilene aşk olsun!
- Saatlerce süren toplantılar (Arap ülkelerinden bir yönetici Türkiye’ye gelir. Dönüşünde
kendisine sorarlar, Türkiye’de işler nasıl yürüyor, diye… Cevap: “Lâğv tensik, lâğv tensik, külliyen brifing…” şeklinde oluyor demiş...),
- “Şerefsiz, müfteri, alçak, hain, terörist, yalancı” gibi insan şerefiyle bağdaşmayacak
sözler,
- TL/Dolar oynaşması (!). (Her gün bir önceki güne göre fakirleşiyoruz. Bu konu hiç ele
alınmıyor.),
- Hastanelerdeki durum ve hasta mevcutları,
- Televizyon ekranlarında her akşam aynı yüzleri görüyoruz. (1. Türkiye’nin siyasetine,
demokrasisine, iktisadi durumuna dair görüşlerini beyan ediyorlar. Devletin resmen görevlendirdiği bir kişi de katılsa da resmi dış politika hakkında doğru bilgilere biz de sahip olabilsek, 2. Halk her akşam havanda su dövülen bu konuşmalardan yıldı. Eskiden müzik programları, skeçler, kültür ve sanat programları vardı. Halk bu kadar politize olmamıştı.)
- “Tasarruf” sözcüğü, günde yüz kerre de telâffuz edilse de ücreti ve cezası yok. Her
zaman her vesileyle söylenebilir. Bir vatandaş evinde elektrikten, sudan, doğalgazdan ettiği tasarrufu pandemi nedeniyle temizlik malzemelerine ayırıyor. Oysa devlet kanadında her gün aynı lüks araçları ve harcamaları görmek mümkün…
Sonuç olarak, bu olumsuzluklardan bıktık. Bizleri biraz rahatlatacak şeylere ihtiyacımız var.