SON DAKİKA
reklam
reklam

Fransız Devrimi’nden Hiroşima’ya (Bölüm I)

Köşe Yazarı: Cengiz BAYSU   Eklenme Tarihi: 8 Temmuz 2017, Cumartesi - 15:00   Okunma Sayısı:

1789 tarihli “İnsan Hakları Evrensel Bildirisi”yle yeşermeye başlayan insan hakları, 156 yıl gibi bir süreç içinde yer etmişti. 6 Ağustos 1945 günü Hiroşima’ya atılan atom bombası, sadece bu kenti tahrip etmemiş, binlerce masum insanın yaşam hakkı başta olmak üzere insanî değerleri de yerle bir etmişti.
II. Dünya Harbi’nin ayak sesleri
I.Dünya Savaşı bitmiş, Almanya toprak kaybetmişti. Sınırlarının son halinden memnun kalmadığı gibi 1925 Fransız-Çek Paktı ve 1935 Prag-Moskova-Paris Yardım Antlaşması’nın kendisine yönelik bazı düşmanlıklar içerdiğinden rahatsızdı. İngiliz ve Fransız hükümetleri ise bu tehlikeli diktatöre ayrıcalık gösteriyorlar, Hitler de batılı müttefiklerin bu lütufkâr tutumlarından cesaret alıyordu. 
Çekoslovakya sınırları içinde kalan Sudetler Alman nüfusun fazla olduğu,  Rheinland bölgesi ise kömür ve linyit rezervlerinin fazla olduğu bölgelerdi. Savaşa girmeyi aklına koymuş olan Hitler bu bölgeleri geri almak istiyordu. Hitler politikasının seyri, Kasım 1937’de açıkladığı “vasiyetname”de formüle edilmişti. 
Nüfusu artan Almanya’nın varlığını devam ettirmesi için daha fazla hayat sahasına (Lebensraum) ihtiyaç vardı. Hitler, günün koşullarında besin yönünden Almanya’nın kendi kendine yeteceği kanaatini taşımıyordu. Almanya, ihtiyacını dışarıdan satın alarak temin edemezdi. Diğer ülkelerin gümrük duvarları ve Almanya’nın sıkı para politikası nedeniyle dünya ticaret ve sanayisinden pay alma imkânları sınırlıydı.
Üstelik dolaylı malzeme ikmali yöntemi ülkeyi yabancılara bağımlı kılacak ve savaş durumunda açlığa maruz bırakacaktı. Hitler’e göre Almanya, Doğu Avrupa’nın seyrek nüfuslu topraklarında daha fazla “kullanışlı tarımsal alanlar elde etmeliydi…

İlk adımlar 
11 Mart 1938’de Avusturya’da Nasyonal Sosyalist Partisi iktidarı ele geçirince Almanya’nın işi kolaylaştı. Hitler orduları 12 Mart 1938’de Avusturya’ya girerek ülkeyi Alman İmparatorluğu’na kattı.
… İngiliz Başbakanı Chamberlain, Fransa aracılığıyla Çekler ve Südetler arasında Ağustos 1938’de bir görüşme yapılmasını kabul ettirdi. Prag hükümeti ile yapılan görüşmeler 14 Eylül günü kesilince Südetler Reich’a katılmaya karar verdiler.
Chamberlain, 15 Eylül günü Almanların yüzde 50’den çok olduğu bölgelerin Almanya’ya bağlanmasını destekleyeceğini bildirdi. Paris ve Londra bu konuda Prag’a tekliflerde bulundular. Hitler ile 22-24 Eylül günlerinde buluşan Chamberlain, Hitler’in daha geniş ve çek sınırlarını aşan toprak isteğiyle karşılaştı. Prag genel seferberlik ilan etti. Hitler, 28 Eylül’e kadar süre tanıyan bir ültimatom verdi.
İngiltere Fransa’yı destekleyeceğini bildirdiğinden savaş tehlikesi baş göstermişti; ama Chamberlain Mussolini’yi 29-30 Eylül tarihlerini kapsayan Münih Konferansı’na katılmaya razı etti. Hitler’in istekleri bir plebisit yapılması şartıyla kabul edilmiş olmasına rağmen 1 Ekim günü Almanya harekete geçerek Çekoslovakya’dan 3 milyon kişinin oturduğu 300 000 km2’lik toprağı ilhak etti. Hitler’in saldırganlığı devam edecekti. 

Kuzeye yönelim
Hitler başlangıçta I. Dünya Savaşı’ndan sonra Almanya’dan en büyük toprak parçasını almış olmasına rağmen Polonya’ya karşı harekete geçmemiştir. Macaristan gibi Polonya’da Almanya’nın Çekoslovakya’nın art bölgesini tehdit etmesinde yardımcı olmuş ve böylece Çekoslovakya’nın Hitler’in taleplerine boyun eğmesi konusunda ikna etmişti.
Hitler, Polonya’yı Alman Danzig limanını iade etmesi ve Almanya’ya Polonya “koridor”undan Doğu Prusya’ya serbestçe geçiş hakkı tanıması koşuluyla küçük ortak olarak kabul etmeye yatkındı. Art arda yapılan müzakerelerde Polonyalıların inatla böyle bir tavize yanaşmadıklarını ve kendi güçlerini abarttıklarını anladı.
1 Eylül 1939 günü Alman orduları Polonya’ya girdi. 3 Eylül Pazar günü İngiliz hükümeti, daha önceden Polonya’ya verilen garanti yükümlülüğünü yerine getirmek amacıyla Almanya’ya savaş ilan etti. 6 saat sonra da Fransız hükümetinin savaş ilanı açıklandı. Polonya’nın seferber edeceği yaklaşık 2,5 milyon eğitimli askeri vardı…      
(Devam edecek)

reklam

KÖŞE YAZARLARI

reklam
reklam