Gümüşhane’den
Boynuzum olsun derken kulaktan olma
Karnının doymadığı yerde açlığın belli etme
Ölü kefeninden gömlek olmaz
Mecliste diline sofrada eline sahip ol
Tavuk yumurta yapmış padişahtan zengin oldum demiş.
Beddualar
Dillere düşesin
Fidan boyun devrüle
Gidişin ola gelişin olmaya
İtler gibi uluyasın
Ömrün hayrını görmeyesin
Yılan ola yerlerde sürünesin
Mâniler
Derede urganım var
Gadife yorganım var
Deseler ki yar geliy
Bir öküz gurbanım var
Bahcalarda gül dali
Altına serdim hali
Beni yara gavuşdur
Ya Muhammed ya Ali
Halk fıkrasından örnekler
Ormanın içinde eşeği öpen adamı gören birisi, adamın yanına sokularak;
---Yahu, eşeği ne diye öptün? O bundan ne anlar? demiş. Bu söze karşı köylü:
---Ben insanlığımı yapayım da, o anlamazsa anlamasın, demiş…
*** *** ***
İki şehirli kız yazı geçirmek üzere bir köye gitmişler. Kırda gezerlerken bir çobanın kucağında yeni doğmuş bir oğlak görmüşler. Bu keçi yavrusu çok hoşlarına gitmiş. Kızın birisi çobana;
---Aman ne kadar güzel! Fakat neden boynuzları yok? diye sormuş. Bunun üzerine çoban gülerek;
---Boynuzları evlendiği zaman çıkar, demiş.
Halk fıkralarımız, halkımızın mizah gücünden doğan anonim ürünlerdir. Halkımız en küçük olaylardan, en beklenmedik durumlardan bir fıkra yaratabilmek yeteneğini taşımaktadır. Bu küçük fıkralardan önemli sonuçlar çıkartılabilir.
Fıkraların özellikleri
Halk fıkralarımızın kusur düzeltici, eğitici ve öğretici yanları çoktur. Halkımızı güldüre güldüre düşündürürler. Sözlü halk edebiyatımızın en zengin kaynağı olan fıkralarımız, bugüne kadar gereği gibi işlenmemiştir. Çok sayıdaki halk fıkramız henüz yazıya geçirilmiş değildir. Halbuki yarınki edebiyatımız için eşsiz folklor zenginliğimizdir.
Sözlü olarak kalanların çoğu kitaplara geçemeyecek kadar açık saçık olduğu için halk bunları ancak ahbap topluluklarında anlatır. Uygunsuzlukları güldürerek, eğlendirerek ve az sayıdaki sözcükle anlatmak esastır.
Anlatım şekli
Halk fıkraları yoğun bir anlatı yeteneği taşır. Yeri geldiğinde bir düşünceyi güldürerek belgelemekte kullanılır. Halk bunları iyi anlatan masalcılar gibi ilgiyle zevkle dinler. Halk arasında en çok anlatılanlar en müstehcen olanlardır.
Bunlar yazıya geçirilemediği için ağızdan ağıza gezer durur. Genç erkekler için bunların eğitici, öğretici, zengin deneye dayalı bir gözlem yanı vardır. Halkımızın gerçek mizah dehası halk fıkralarımıza yansımaktadır.
Fıkralar, bilindiği üzere tuhaf, nükteli ve kısa hikâyeciklerdir. Tanınmış kimseler, hayvanlar veya başka şeyler için fıkralar üretilmiştir. Halk fıkralarının tuhaflığı onun anlatılış tarzındadır.
*** *** ***