SON DAKİKA
reklam
reklam

Yöresel deyimler

Köşe Yazarı: Cengiz BAYSU   Eklenme Tarihi: 15 Aralık 2020, Salı - 03:40   Okunma Sayısı:

 

Gümüşhane’den

 

Boynuzum olsun derken kulaktan olma

Karnının doymadığı yerde açlığın belli etme

Ölü kefeninden gömlek olmaz

Mecliste diline sofrada eline sahip ol

Tavuk yumurta yapmış padişahtan zengin oldum demiş.

 

Beddualar

 

Dillere düşesin

Fidan boyun devrüle

Gidişin ola gelişin olmaya

İtler gibi uluyasın

Ömrün hayrını görmeyesin

Yılan ola yerlerde sürünesin

 

Mâniler

 

Derede urganım var

Gadife yorganım var

Deseler ki yar geliy

Bir öküz gurbanım var

 

Bahcalarda gül dali

Altına serdim hali

Beni yara gavuşdur

Ya Muhammed ya Ali

 

Halk fıkrasından örnekler

Ormanın içinde eşeği öpen adamı gören birisi, adamın yanına sokularak;

 

   ---Yahu, eşeği ne diye öptün? O bundan ne anlar? demiş. Bu söze karşı köylü:

   ---Ben insanlığımı yapayım da, o anlamazsa anlamasın, demiş…

 

***                                 ***                             ***

İki şehirli kız yazı geçirmek üzere bir köye gitmişler. Kırda gezerlerken bir çobanın kucağında yeni doğmuş bir oğlak görmüşler. Bu keçi yavrusu çok hoşlarına gitmiş. Kızın birisi çobana;

 

     ---Aman ne kadar güzel! Fakat neden boynuzları yok? diye sormuş. Bunun üzerine çoban gülerek;

     ---Boynuzları evlendiği zaman çıkar, demiş.

 

Halk fıkralarımız, halkımızın mizah gücünden doğan anonim ürünlerdir. Halkımız en küçük olaylardan, en beklenmedik durumlardan bir fıkra yaratabilmek yeteneğini taşımaktadır. Bu küçük fıkralardan önemli sonuçlar çıkartılabilir.

 

 

Fıkraların özellikleri

Halk fıkralarımızın kusur düzeltici, eğitici ve öğretici yanları çoktur. Halkımızı güldüre güldüre düşündürürler. Sözlü halk edebiyatımızın en zengin kaynağı olan fıkralarımız, bugüne kadar gereği gibi işlenmemiştir. Çok sayıdaki halk fıkramız henüz yazıya geçirilmiş değildir. Halbuki yarınki edebiyatımız için eşsiz folklor zenginliğimizdir.

Sözlü olarak kalanların çoğu kitaplara geçemeyecek kadar açık saçık olduğu için halk bunları ancak ahbap topluluklarında anlatır. Uygunsuzlukları güldürerek, eğlendirerek ve az sayıdaki sözcükle anlatmak esastır.

 

Anlatım şekli

Halk fıkraları yoğun bir anlatı yeteneği taşır. Yeri geldiğinde bir düşünceyi güldürerek belgelemekte kullanılır. Halk bunları iyi anlatan masalcılar gibi ilgiyle zevkle dinler. Halk arasında en çok anlatılanlar en müstehcen olanlardır.

Bunlar yazıya geçirilemediği için ağızdan ağıza gezer durur. Genç erkekler için bunların eğitici, öğretici, zengin deneye dayalı bir gözlem yanı vardır. Halkımızın gerçek mizah dehası halk fıkralarımıza yansımaktadır.

Fıkralar, bilindiği üzere tuhaf, nükteli ve kısa hikâyeciklerdir. Tanınmış kimseler, hayvanlar veya başka şeyler için fıkralar üretilmiştir. Halk fıkralarının tuhaflığı onun anlatılış tarzındadır.

 

***                                 ***                             ***

                                                

 

 

 

reklam

KÖŞE YAZARLARI

reklam
reklam