SON DAKİKA
reklam
reklam

Çirkinlikler-II-

Köşe Yazarı: Cengiz BAYSU   Eklenme Tarihi: 18 Aralık 2020, Cuma - 09:06   Okunma Sayısı:

 

“Hayvanlara özeldir”

Yukarıdaki başlık Hayvanların ses tellerini kesen, kedi köpeğin ayaklarını veya kuyruklarını kesen, motosikletini ya da kamyonetinin arkasına köpeği bağlayıp çeken ve sürükleyen iki ayaklı hayvanlar! Sizler İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi kapsamına giriyor musunuz, bilmiyorum ama şu yaptıklarınız size yapılsa bu bildirgeden istifade etmek istediğinizden hiç şüphe etmem…

Bir barınakta dokuz yavrusu yakılan Köpeğin yanan yavrularına bakışını hiç unutamıyorum. Ana olmak için insan olmak gerekmiyor. Nasıl durgun, nasıl hüzünlü bakıştı o bakış! Bu yavruların ve ananın âhı yakan kişiyi tutmayacak mı sanıyorsunuz?

Bu kategoriye alınacak başka yaratıklar da var: Eşini, kardeşini, sevgilisini bıçaklayan, öldüren hatta yetmiyormuş gibi parçalara ayırıp gömenler! Utanmadan sıkılmadan mahkemede “iyi hal”den yararlanmak için sahte tavırlar sergiliyor ve insan haklarından istifade etmek istiyorsunuz. Yalancılık sizde, ikiyüzlülük sizde, şiddet, anlayışsızlık, kabalık –eğer öküzler alınmazsa- öküzlük, alçaklık sizde…

Adaletin karşısında önce tuzağa düştüğünüzü, iftiraya uğradığınızı, tahrik edilip küçük düşürüldüğünüzü söyleyip cezadan sıyrılmaya veya en alt sınırdan ceza almaya çalışacak, ya da “Nasıl oldu anlayamadım” diyecek, akli dengenizin yerinde olup olmadığı konusunda şüphe bile uyandıracaksınız.

Önce “iyi hal”den yararlanacak, bir süre sonra da cezaevinden çıkacaksınız. Şunu unutmayın ki, siz bir can aldınız, “ah” aldınız. Hayatını kaybedenin hakkını helâl edeceğini mi zannediyorsunuz? İster hayvan ister insan olsun, eza cefa ettiğiniz varlıklar mazlumdur, mağdurdur. Hepsinin yaşam hakkı vardır. Siz bu vebalin altında ezileceğinizi ve çok daha fazla mağdur olacağınızı bilmelisiniz. Hem de öbür tarafa kalmadan bu tarafta (!).

Dante, “İlâhi Komedya”sında cehennemin kapısına, “İçeri girenler, bütün umutlarınızı bırakın!” sözünü yapıştırmış. Belki başka kapısı da varsa ben de “Hayvanlara özeldir” başlığını asmak isterim.

 

Tepeden bakış

   Maltepe’de E-5 karayolunu gören bir tepeden, sonra da üst geçitten trafiğin akışına baktım. Aman yarabbi! Bu ülkede az bile trafik kazası oluyor, diyebilirim. İstediği gibi şerit değiştiren, sinyal vermeyen, hız limitlerini aşan, yan yana giderek sohbet eden, dip dibe giden, gereksiz selektör yapan, ambulansa yol vermeyen nice araç…

   Ve bir kaza! Araçlarından inenler bağırış çağırışla birbirlerinin üzerine yürüdüler. Yol üzerinde kuyruk uzamaya, kornalar çalmaya başladı. Başka araçlardan inenlerin, anlaşmazlığı 12 dakikada çözebildiklerini gördüm.

   Şöyle çözülemez miydi sanki? Kazaya karışan araçların sürücüleri inse; birbirlerine “geçmiş olsun” dese! Araçların yol durumundaki konumlarını belirleyen ilk fotoğrafları aldıktan sonra, araçlarını kenara çekip kaza formunu doldursalar? Karşılıklı imzalasalar ve herke iki taraf birer suret alsa? Sonuçta konuyu sigorta şirketleri çözecek. Bu celâllenme niye? Niye birbirinizi kırıyorsunuz?

 

Magandalar

   Sivil plakalı bir aracın içinde bir iki kişi oturuyor. Araç, zaman zaman emniyet şeridine giriyor. Tıkanıklık olduğu anda önde oturan kişi aracın tavanına bir tepe lambası koyuyor ve başlıyor bağırmaya.

   Trafik Kanunu’nda geçiş üstünlüğü olan araçlar (ambulans, itfaiye, polis) belirtilmiştir. Bunun haricinde devlet büyüklerinin araçları kritik zamanlarda geçiş önceliğine sahiptir. Nezaketten uzak bağırtılı çağırtılı uyarıda bulunan, yanıp sönme süresi dahi aceleciliği işaret eden tepe lambalarıyla insanın ensesine çıkacak gibi araç kullananlar, korumasını sağladıkları kişiyi de küçük düşürdüklerinin farkında mıdırlar acaba?

   Konuyu tersinden ele alırsak, kendilerine korumalı araç tahsis edilen kişiler, arada bir bu korumaları kontrol etmezler mi? Kendi özel şoförlerinin yaptıkları hatalar, hiç gözlerine batmıyor mu? Vatandaşın gözlüğünden bakar ve onlara kulak verirlerse nasıl yıpratıldıklarını ve tenkit edildiklerini daha iyi anlayacaklardır.

   Herhangi bir kuruluşun müdürü, yardımcısı ve daire başkanının geçiş üstünlüğü olabilir mi? Bu kişiler bindikleri araçlarla emniyet şeridini nasıl kullanabilirler? Veya bu sıfatlara sahip kişiler, araçlarına neden tepe lambası taktırırlar? Ses uyarısının sonuna kadar açılmış şekliyle trafikte ikaz edildiğinizi, el kol hareketleriyle yönlendirilmeye çalışıldığınızı ve sürekli selektör yapılmak suretiyle taciz edildiğinizi düşünebiliyor musunuz?

   Trafikte ambulansın önceliğinin olduğunu belirtmiştim. Tıkanmış bir yolda şerit değiştiremiyorsunuz. Hasta nakil aracı veya ambulans arkanızda ve ışıkları açık. Sesle ikaz ediliyor ve sürekli olarak siren sesine maruz kalıyorsunuz. Bu durumda sanırım birçok kişi ambulansın şoförüne kilitleniyordur.

   Bütün bunlar azgelişmişliğin göstergeleridir. Oysa hasta götürecek olan bir ambulans, yola çıkmadan önce trafik şubesi ile irtibata geçerek gideceği istikamette yardım isteyebilir, o güzergâh üzerinde polis bulundurulmasını talep edebilir. Önemli personelin geçişinde nasıl yollar kesiliyor veya açılıyorsa aynı işlem yapılabilir. Kaldı ki bomboş yolda bile hatta gece yarısı dahi siren çalarak giden ambulans görebiliyoruz.

 

reklam

KÖŞE YAZARLARI

reklam
reklam