SON DAKİKA
reklam
reklam

Etrafımızdaki Rus füzeleri

Köşe Yazarı: Cengiz BAYSU   Eklenme Tarihi: 27 Aralık 2020, Pazar - 11:11   Okunma Sayısı:

İran’da S-300 füzeleri

Lübnan, Filistin ve Suriye’deki tedhiş örgütlerinin ayakta kalmasına destek veren İran, bir yandan da bu ülkelere silah yardımı yapmaktadır. Hatta son olarak IŞİD’e karşı mücadele adı altında Suriye’ye birlik de göndermiştir.

Hayata geçirmek istediği nükleer programı nedeniyle Batı’yı karşısında görünce yanında saf tutan Rusya’yı bir dost olarak kabul etmiştir.

 

Rus füzeleri bizi çevreledi

Sovyet İmparatorluğu 1991’de yıkıldıktan sonra bu varlık kumsaldaki “yaralı ahtapot”a dönmüş ve kollarının yeniden uzamasını beklemeye başlamıştı. Batı dünyası, Varşova Paktı’nın eski üyelerini kendi bünyesine katıyor, yaralı ahtapot ise bu ülkelere akan kaynakları kesmeye, kısmaya çalışarak onları güçsüzleştirme çabalarını sürdürüyordu.

Zamanla ahtapot iyileşti ve kendisine yeni hedefler tayin etmeye başladı. Ukrayna ile Karadeniz donanmasının paylaşımını yaptı; ama ne var ki, Ukrayna’ya nerdeyse balıkçı teknesi olabilecek su üstü araçlarını bıraktı. Nükleer güce sahip gemilerini kimseye kaptırmadı…

Rusya, daha düne kadar Bulgaristan ve Romanya gibi ülkelerle Karadeniz’de Pakt içi tatbikatlar yaparken bugün her iki ülkenin AB mensubu ve NATO müttefiki olması nedeniyle bu ülkelerle muhasım ilişkiler içinde olduğu gerçektir.

Bugün için Bulgaristan, Yunanistan (Girit’te), Ermenistan, İran, Suriye çevremizdeki ülkelerdir. Bu ülkelerde gerek SSCB ve gerekse Rusya Federasyonu zamanında alınmış olan S300 Rus füze sistemleri vardır. Bugün için bizde de bu sistemin daha gelişmişi olan S400 füzeleri vardır.

 

Denizlerdeki silah reyonu

ABD’nin nükleer silahların kullanılmasıyla ilgili anlaşmadan çekilmesiyle birlikte Rusya, ürettiği silahları test etmeye başladı. Son yıllarda hipersonik füzeler ve nükleer su altı drone’larını test eden Rusya, bunları özellikle Karadeniz kıyısında test ederek NATO’ya gözdağı vermektedir. Tehditler sırasıyla;

 

  1. Rus ordusu, geçtiğimiz hafta Baltık Denizi ve Beyaz Deniz’de icra ettiği tatbikatlarda

Poliment-Redut füzelerini ateşledi. Füze denemelerinin görüntüleri dünyada büyük ses getirdi, Rusya lideri Vladimir Putin, St. Petersburg’da donanmaya hitap eden Rusya lideri Putin, Rus deniz kuvvetlerinin yakın zamanda hipersonik nükleer saldırı silahlarına sahip olacağını, nükleer su altı drone’larının donanmanın hizmetine sunulacağını, benzersiz olarak tanımladığı yeni nesil nükleer silahlarla dünyanın her yerini vurabileceklerini belirtmiştir.

 

  1. Avrupa’ya kuzeyden yarattığı tehditlere şimdi bir yenisini daha eklemiştir. Avrupa’nın

doğusundaki eski Sovyet peyklerine Karadeniz üzerinde savaş uçağından paraşütle bırakılan aynı zamanda yüzme kabiliyeti olan 18 ton ağırlığındaki Sprut-SDM1 tankını tanıtmak suretiyle Rus silah ve araç envanterine yeni bir silah kazandırdıklarını göstermişlerdir.

 

  1. Rus ordusu, sonbaharda Kazakistan’daki Sarı Şagan üssünden ateşlediği arka arkaya

anti-balistik füze sistemlerini test etmiştir. Rus Uzay Hava Kuvvetlerinden yapılan açıklamalarda yeni füze savunma sisteminin hava saldırılarından korunmak için tasarlandığı, 2020 yılı sonuna kadar son model yaklaşık 100 savaş uçağı ve helikopterin teslim alınacağı belirtilmiştir.

 

Batılı haber ajansları, St. Petersburg’daki törende 46 savaş gemisi ve 4 bin askerin yer aldığını, Kaliningrad’da ise, Baltiysk kenti açıklarında bir anti-denizaltı gemisinin peş peşe füzeler fırlattığını duyurmakta, Rusya tarafından altı yıl önce ilhak edilen Kırım’daki törenlerde suda ve karada gidebilen zırhlı personel taşıyıcıların varlığına dikkat çekmektedir.

 

Kullanım alanı ne olabilir?

Etrafımızdaki S300 ve S400 füzelerini dile getirirken galiba bambaşka silah sistemleriyle çevrelendiğimizi de düşünmemiz gerekiyor. Etkisi çok, etki alanı geniş, süratleri saniyelerle açıklanan, denizdeki sessizliğiyle vurgulanan bu silahlar kime veya neye karşı?

Belli ki Rusya dirildikçe yeni hedefler peşinde koşmaktadır. Eski Varşova Paktı’nın üyeleri olan Romanya ve Bulgaristan, Karadeniz’e kıyısı olan ülkelerdir. Bu tatbikatları getirip de bu iki ülkenin burnunun dibinde yapması en azından onlar için bir şey ifade edecek ve tehdit altında bulunduklarını hissedeceklerdir.

NATO’nun bazı tatbikatlarını Karadeniz’de yapması, Rusya’yı kızdırmakta ve en son ürettiği harp silah ve vasıtalarını burada sergilemeye kalkmaktadır. Türkiye hangi ittifak içinde olursa olsun rahatsızlık duyacaktır.

 

reklam

KÖŞE YAZARLARI

reklam
reklam