SON DAKİKA
reklam
reklam

Hoş geldin yeni yıl

Köşe Yazarı: Cengiz BAYSU   Eklenme Tarihi: 1 Ocak 2021, Cuma - 12:20   Okunma Sayısı:

 

Gördüklerimizden

Bizde âdettir, belli makamların sahipleri o makamları işgal ettiği sürece yanında çalışanların arasında yağdanlık, yalaka ve dalkavuklar ortaya çıkar. Bu kişiler sahiplerine (!) toz kondurmadıkları gibi velinimetlerine her gün övgü şiirleri ve methiyeler düzerler.

Tıynetsizdirler bu yaratıklar, kendi konumlarından uzaklaştırıldıklarında veya makam sahibi görev süresini tamamlayıp ayrıldığında orada burada dedikodu yaparak gidenin arkasından gıybete yönelirler. Yeni efendisi geldiğinde de Uğur Mumcu’nun dediği gibi “Güçlüden yana olan kişi, güç merkezi değiştikçe fırıldak gibi döner” yani yeni saftaki yerlerini alırlar…

Neyse efendim, eski yıl gitti nasıl olsa, biz de şimdi bir değerlendirme yapalım:

 

Bakalım, neler yaşanmış 2020 yılında?

Yangınlar, depremler, heyelanlar… Hiç bitmedi ve hâlâ da devam ediyor. Belki yeni yılın borç hanesine bile yazılacak.

Kadına şiddet hiç bitmedi, bitecek gibi de görünmüyor. Önlem olarak havanda ne sular dövdük, ne yazılar yazdık, ne övgüler döktürdük onlar için…

Afrika yerlilerinin insanlık camiasından dışlanması, gelişmemiş ülkelerdeki açlık sorunu hep var ve var olacak. Canı yanan ülkeler bunları dile getirirken canını seven ülkeler, demokrasiden, insan haklarından, dünyayı bekleyen ekonomik krizden, faizden dem vururlar ve canı yananların mağduriyetini görmezden gelirler.

Şiddetten nasibini alan diğer insanlara gelince; Pandemi fırtına gibi esiyor. Vurduğunu deviriyor. Okullar bu yüzden tatil. Dolayısıyla öğretmenlere şiddet uygulayan güruhun azalmasına neden oldu ama sağlıkçılara şiddet ve dayak olanca hızıyla sürüp gidiyor. Her ikisi için de söylenen sözler ve alınan tedbirleri ben hep hafife aldım. Bunlar sadece sözde kalır diye… Ve öyle de oluyor.

Ormanlarımızı yakma eylemine hiç ara verilmedi. Kimisi terör örgütünün uzantısı, kimisi gecekonduluk yer açmak isteyen çaresizler, kimisi de ağzının suyu hiç eksilmeyip ellerini ovuşturan açgözlüler yüzünden oksijen kaynaklarımız azalıyor. Ağaç kesmek ayrı bir hastalık. Kesenlerin hayat boyu işleri yolunda gitmesin.

 

Bir Ortaçağ trajedisi!

Tam 2020 yılını kapatmak üzereyiz, bana göre çok acı bir şey yaşandı. Ermenistan Başbakanı Paşinyan, askerler için kiliseye dua etmeye gidiyor, papaz ise Başbakan’ın elini sıkmadığı gibi kiliseden kovuyor. Şimdi biraz söylenelim bu zat-ı muhtereme:

 

Bre Papaz,

  1. Koskoca Ermenistan Başbakanı (!) gencecik Ermeni gençlerini ölüme sürerken hiç

ikazın oldu mu? Onu uyaracak bir demeç verdin mi? Şimdi şov mu yapıyorsun kameraları görünce

  1. Sen kimi nereden kovuyorsun? Paşinyan bu kadar kişinin ölümüne sebep olmuş, seni

Yaradan’ından ve kitabından mı ayıramayacak, görevden mi aldıramayacak?

  1. Kalp kırmak hangi dinde var? Üstelik herkesin gözünün önünde… İyi bir din adamı

olamadığını gösterdin cümle âleme. Ona bir kez, sana da iki kez yazıklar olsun!

 

Giden yıla lâf etsek?

Her eski yıl veda ederek gider, ama arkasından bakanlar onun hakkında neler düşünür, neler söyler… Biz de dedikodusunu yapalım isterseniz? Hiç hayırlı bir şey olmadı mı derseniz iyi bir şey söyleyemeyeceğim. Nasıl olsa gidiyor, arkasından konuşalım biraz…

 

“Yaprak nasıl düşerse akıp giden suya

Ruh öyle yollanır, uyanılmaz uykuya”[i]

 

Her yeni yıla da “Hoş geldin” der, umutla beklediklerimizi hissetmesini isteriz. Yeni yıl, sen de “ben daha büyüğüm” diye böbürlenme. Sen de bizim gördüğümüz kadar büyük olacaksın. Yukarıda dile getirdiğim sızlanmalar tüm insanlığı rahatsız ediyor. Eksiksiz olarak sana devredilecek. Sen bu işin altından kalkabilecek misin?

  

 

[i] Yahya Kemal Beyatlı, “Kendi Gök Kubbemiz” Sonbahar şiirinden

reklam

KÖŞE YAZARLARI

reklam
reklam