SON DAKİKA
reklam
reklam

Bir haber ve çağrıştırdıkları

Köşe Yazarı: Cengiz BAYSU   Eklenme Tarihi: 8 Ocak 2021, Cuma - 10:05   Okunma Sayısı:

Haber

   MS 54 yılında Roma İmparatoru Neron, Patara antik kentinde (Fethiye-Kalkan arasında Xanthos Vadisi’nin güneybatı ucunda bugünkü Ovagelemiş köyünde yer almaktadır.) bir “Deniz Feneri” yaptırmış. 2004 yılında dönemin kazı başkanı Prof. Dr. Fahri Işık ve daha sonra kazı başkanlığını devralan Prof. Dr. Havva İşkan Işık tarafından ortaya çıkarılan fenerde 2 bin 600 orijinal taş bulunmaktadır.

   “Patara Yılı” kapsamında yeniden inşa edilecek Patara deniz feneri, 6 m’lik podyum üzerine oturtulacaktır. Orijinal taşlarla restore edilecek olan deniz fenerinin yüksekliği 26 m. çapı ise 6 m. olacaktır. Buraya kadar olan bilgiler basında çıkmış olup haber niteliğindedir. Bundan sonrakiler hepimiz için üzerinde düşünülmesi ve günümüzdeki uygulamalarla karşılaştırılması gereken husustur.

 

  1. Deniz fenerinin üzerinde bir kitabe mevcut olup, inşa eden kişinin adı, yapım tarihi

yazılıdır.

  1. Kazılarda çıkarılan taş yazıtlarda, Patara Meclisi ve Patara halkının dönemin valisi

Sextus Marcias’a hitaben, “Likya halkını sekiz yıl boyunca hiç rüşvet almadan, hakça yönettiğiniz için ve şehrimizi güzel yapılarla süslediğiniz için teşekkür ederiz” yazısı yer alıyor.

  1. Bu özelliği nedeniyle Deniz Feneri’nin, Neron’un Prestij Projesi olduğu kabul

edilmelidir.

 

Osmanlı’da rüşvet

   En sert karakterli padişahlar zamanında bile rüşvetin gizliden gizliye devam ettiği bilinmektedir. III: Selim gerçek anlamda bir rüşvet düşmanıdır. Sık sık yazdığı hatt-ı hümayunlarında,

 

“…Rüşvet alıp zulmedenleri ve bunları bildiği halde ligarazın ketmederseniz vallah ben elbet duyarım. Abâ ve ecdâdım ervahı için evladım dahi olsa kıyarım ve siyaset ederim…” demiştir.[i]

 

   Oysa bu yüzyıla gelene kadar 16’ncı yüzyılda Lütfi Paşa “Âsafname”sinde, veziriazamın rüşvetçi kimselerden bir şey kabul etmemesini, para işleriyle meşgul olan defterdar ve diğer memurların namuslu kişilerden tayin edilmelerini ister.

   17’nci yüzyılda Koçi Bey, Sultan İbrahim’in ilk yıllarındaki devlet yönetimindeki aksaklıkları belirtmiş, rüşvetin önüne geçmek için çare ve tedbirleri sıralamıştır. Yine aynı devirde yaşamış, adı belirsiz bir devlet adamının 1640 yılında Sultan İbrahim’e sunduğu “Nasihatname”sinde iltizam usulünün rüşvetçiliğe sebep olduğu için kaldırılmasının uygun olacağını belirtmiştir. Yine 17’nci yüzyılın değerli fikir adamlarından Hezarfen Hüseyin Efendi (ölümü: 1691) zulmün ve rüşvetin önlenmesi konusunda görüşler beyan etmiştir.

   18’inci yüzyıla geldiğimizde Defterdar Sarı Mehmet Paşa’nın “Nesayih-ül Vüzera vel Umera”sında rüşvetin zararlarına ve önlenmesine dair görüşler ileri sürmüştür.

 

Rüşvete düşkün olanlar

   Osmanlı Devleti’nin her döneminde bazı devlet memurları ve üst düzey yöneticilerin rüşvetle arasının iyi olduğu bilinen bir gerçektir. Adaleti sağlaması gereken kadılardan suçluya şefkatle davrananlar çoğunluktaymış. İşte bunlardan bir örnek:

 

Şefkatli kadı

   Kör bir kişi şarap içtiği için suçlu olarak kadı’nın karşısına çıkarılacakmış. Kadı’nın olmadığı zamanları fırsat bilerek kendine hava verdiğine inanan mübaşir, kadı’nın makamına oturur ve hafif suçluları önceden programlarmış. Kapıda beklerken sırası gelince kadı mübaşire suçlunun içeri alınmasını söylemiş.

   İkiyüzlü mübaşir, kendini yarım kadı görerek suçlunun içeri gelmesini istemiş. “Buradan gel şuraya basma” gibi yönlendirmeler yapıyormuş Kadı, “Kör kılavuz istemez, elinden tutacak birini ister” demiş. Böyle kadılar da varken rüşvete bulaşmış nice kadı’lar da ne yazık ki, tarihin kara sayfalarında yerini almıştır.

   Osmanlı Devleti’nde yöneticilerin kadılar üzerinde baskı yaptığı görülmüştür. Hatta bazen istenilen hükmü vermeyen kadılar azledilmiş ve yerlerine yeni kadılar tayin edilmiştir.[ii]

 

Osmanlı arşivinde kadı ve rüşvet

  • Rüşvet alan hâkimin rüşvet veren lehine verdiği karar geçersizdir. (Erzurumlu Hacı

Feyzullah Efendi),[iii]

  • Tabbah Ebubekir imzasıyla verilen bir istidada, Yörgüç Paşa evkafının tabbahlığının

Amasya Kadısı İsa’ya 17 vukiyye karşılığında Mehmet’e verildiği şikâyet edilmiştir.[iv]

  • Halktan zorla rüşvet aldığı bildirilen Niğde kazası Naibi Carullah’ın suçu sabit görülürse naiblik görevinden alınması,[v]
  • Bazı yolsuz hareketlerinden ve rüşvetten dolayı görevlerinden uzaklaştırılan Kıbrıs

Adası sabık Naibi Osman İzzî Efendi ile Mal Kâtibi Arif Efendi, Dersaadet’e gittiklerinden bahisle sözlerine itibar olunmamasına dair Kıbrıs Piskoposu’nun tahriratı.[vi]

 

Yöneticiler

   Devletin yüksek kademedeki memurlarından Halet Efendi, Fenerli Rumlarla bir olarak adı bir kısım yolsuzluklara ve devlet aleyhindeki faaliyetlere karışmıştır. Fenerli Rumların etkisinde kalıp kendisine rüşvet vermeyi reddeden ve Rum âsilerinin hakkından gelebilecek tek adam olan Tepedelenli Ali Paşa’nın katlinde önemli rol oynamıştır.[vii]

   Sultan III. Murat, rüşvet alanlara büyük tepki göstermesine rağmen İsfendiyaroğlu Şemsi Paşa’dan 40 bin altın alan ilk padişah olmuştur. Çandarlı Kara Halil Paşa, oğlu Vezir Ali Paşa, Kanuni zamanının sadrazamı Rüstem Paşa, 1875 mali krizinde elindeki senetleri bir gün önceden satarak şahsi menfaatini düşünen Sadrazam Nedim Paşa gibileri de unutmamak gerekir. Rüşvet başlığı altında arşivde 2265 kayıt bulunmaktadır.

Ne yazık ki, bugün için devletimizin bazı kademelerinde insanımıza, “Gidenin arkasından su israfı yapmayın, tükürmeniz yeterli” dedirtecek kadar rüşvete ve israfa bulaşanlar olduğu da görülmektedir. 

 

 

Kaynaklar

 

[i] Enver Ziya Karal, “Hatt-ı Hümayunlar”, (Nizam-ı Cedit), s: 113

[ii] Prof. Dr. Ahmet Mumcu, “Osmanlı Devleti’nde Rüşvet” İnkılâp Kitabevi, Baskı: 3, Ankara 2005, s: 192

[iii] Tarih: H 13.03.1115,   Fon: MŞH. FTV.               Gömlek: 1,   Sıra: 54

[iv] Tarih: H 20.04.1092, Fon: İE. EV.                     Gömlek: 5, Sıra: 577    

[v] Tarih: H 01.10.0973,   Fon: A. DVNS. MHM.d Gömlek: 5,   Sıra: 1481

[vi] Tarih: H 09.11.1260,   Fon: A. DVN.                   Gömlek: 7,   Sıra: 19

[vii] Türk İslam Ansiklopedisi, “Halet Efendi”

reklam

KÖŞE YAZARLARI

reklam
reklam