SON DAKİKA
reklam
reklam

Deprem olgusu

Köşe Yazarı: Cengiz BAYSU   Eklenme Tarihi: 25 Ocak 2021, Pazartesi - 02:41   Okunma Sayısı:

Anadolu’nun kaderi deprem olgusu

Türkiye’nin başındaki büyük ve korkutucu tehlike depremdir. Her 10 yılda bir insanları tedirgin edecek ölçekte kendisini hissettirir.

 

Bizans’ta deprem anlayışı

Bizanslılar, genel olarak Tanrı’nın depremleri insanların işledikleri günahlardan tövbe etmeleri için rehber olması amacıyla gönderdiğine inanmışlardır. Onlar için deprem ilahi bir cezalandırmaydı ve bu görüşü desteklemek için kilise de yoğun bir çaba sarf etmişti. Bu takvimde 26 Ekim 740’te meydana gelen ve Konstantinopolis şehri ile beraber İzmit ve İznik’i de etkileyen deprem için “Aynı gün, günahlarımızdan dolayı olan depremin acılarını sarmak için bir araya geldik.” denilmiştir (Delehaye, 1902).[i]

12 Mayıs 1327’de bugünkü Ulubad ve 2 Mart 1354’te Gelibolu ve çevresini etkileyen depremlerde anonim bir Bizans kroniği; “12 Mayıs Salı günü, gece saat üç sularında çok güçlü bir deprem oldu ve ertesi gün Ulubad Müslümanların eline geçti.” demektedir (Schreiner, 1975–1979).

2 Mart 1354 Gelibolu depreminde Bizanslılar bu depremin Osmanlıların Trakya’nın hâkimi olmalarına yardım ettiğine inanmışlardır (Fatouros vd. 1982).[ii]

 

Osmanlı döneminde depremler

Sadme-i şedid. : Şiddetli sarsıntı

Zelzele-i azime: Büyük deprem

Hareket-i arz.   : Yer sarsıntısı isimleriyle dile getirilmiş depremler

 

*Portekiz’de 10 saat devam eden bir zelzele vukua geldi. Başkent Lizbon’un yarısından ziyadesini harap etti. 100 binden fazla kişi telef oldu… [iii]

*Gelibolu ve diğer yerlerde meydana gelen deprem nedeniyle ihtiyacı olanlara yardım etmek maksadıyla Şehzade Mecid Efendi başkanlığında kurulan iane komisyonunun gelir ve giderlerine dair muhasebe bilançosunun takdimi ile çeşitli sebeplerden dolayı komisyon görevini yerine getiremediğinden kasada mevcut olan paranın bankaya yatırılarak kullanım yetkisinin valiliğe devredilmesi istenmiştir.[iv]

 

Günümüzde depremler

Bir haber çıkıyor ve altında bir yazı… “Falanca kişinin açıklaması sosyal medyayı salladı.” Ya da birine kızgınlığını veya itaatini göstermek istemeyen kişinin ”…ben sallamam” (önemsemem) deyişi…[v] Korkak, tehlike olmadığı zamanlarda yumruğunu sallar.[vi]

Alın size iki tümce, mecaz ve gerçek anlamlarda…

Ben 1976 Çaldıran-Muradiye, 1995’te Erzincan’da bulunduğum zamanlar orta ölçekteki depremleri ve emekli olduktan sonra Yalova depreminin Maltepe’deki etkilerini yaşamış bir kişi olarak Deprem olayının gerçekten çok sinir bozucu bir şey olduğunu belirtmek isterim.

Özellikle 1976 yılındaki depremde genç bir subay olarak dağ köylerine çok yardım malzemesi götürmüştüm. -17 C’de midesine iki gün süreyle hiçbir şey girmemenin ne demek olduğunu, taşların arasında ezilmiş bedenleri çıkarırken nasıl çırpındığımızı, yaralıları Van hastanesine götürürken kayma, savrulma tehlikesine karşı yüreğimizin ağzımıza geldiğini anlatamam…

Üç kuruş fazla kazanmak uğruna malzemeden çalan, kendi projesini onaylatmak için rüşvet teklif eden ve bunları kabul eden açgözlülere ne demek gerekir bilmiyorum. Hayatlarını kaybeden insanlar herhalde onlardan davacı olacaklardır. Allah böylesi günleri insanımıza bir daha göstermesin.

 

Bir anı

Kandilli Rahathanesi Müdürü merhum Prof. Dr. Ahmet Mete Işıkara, depremle ilgili esprili anılarını anlatmıştı. Işıkara küçük bir çocuğun kendisine yönelttiği bilmeceyi şöyle aktarmıştı: Küçük bir çocuk bana yaklaştı ve, 

 

   ---Aşk ile deprem arasında ne benzerlik vardır, diye sordu. Ben de, 

   ---Bilemedim sen söyle bakalım, dedim. Çocuk,

    ---Her ikisi de insanı sarsar, demişti.

 

 

[i] Depremlerin oluş nedenlerine ilişkin Bizans teorileri, İTÜ dergisi Sosyal Bilimler, C: 2, Sayı: 1, 3-9. Aralık

   2005, s: 7

[ii] A.g.e, s: 8

 

Tarih                                             Fon kodu                       Kutu                                 Gömlek.             Sıra

[iii] Hicri 15.04.1169                             C. Hr.                               65                                    3215

[iv] Rumi 28.09.1328                           HSDHADB                       6                                       1

[v] Sallamak fiili mecazi anlamı, “önemsemek veya kaale almak”tır. Negatifi “önemsememek veya kaale

   almamak”tır.

[vi] Goethe

reklam

KÖŞE YAZARLARI

reklam
reklam