SON DAKİKA
reklam
reklam

Pandemi döneminde iyi işler

Köşe Yazarı: Cengiz BAYSU   Eklenme Tarihi: 12 Şubat 2021, Cuma - 09:46   Okunma Sayısı:

*Haftada bir veya iki gün yemeğinizi dışarıdan sipariş vererek getirtin. Bu sıkıntılı günlerde hem bir iş yerine destek olursunuz hem de getiren elemana bahşiş vermiş olursunuz.

*Sevdiğiniz bir kişiye hediye edilmek üzere kitap alın. Semtinizdeki bir öğrenci ile ona gönderin. Öğrenciye de harçlık verin.

*Apartmanınızda emekli, işsiz, dul olan varsa tatlı yaptırıp gönderin.

*Evinizde eşyaları yer değiştirmek istiyorsanız çok çocuklu olan komşu ailelerden en büyük çocuğunu size göndermesini rica edin. Bu çocuğa da emeğinin karşılığını verin.

*Aracınızın, motosikletinizin veya bisikletinizin bakım ve temizliğinde yine bir komşu çocuğunun bu faaliyete katılmasını sağlayın.

*Siyasetin dışına çıkın ve ülkemizde şimdiye kadar çözülmemiş veya çözülemeyen sorunlar olarak karşımıza çıkan şu konuları araştırın. (İnternette çeşitli kütüphanelerin web sitelerine girebilirsiniz)

 

    ***Tayyare fabrikasının kapatılması

    ***Delice ağaçlarının sökülmesi

    ***Ermeni kayıplarının tam mevcudiyeti

    ***Arabistan-Irak çöllerinde gözleri kör edilen Osmanlı askerleri

    ***I.Dünya Savaşı’nda Alman askerleri bizimle birlikte Düvel-i Muazzama’ya karşı savaştı. Gelibolu Yarımadası’nda neden onlara ait bir mezarlık yok, düşündünüz mü hiç?

 

Biraz düşünmek biraz ilgilenmek

**Bir anne köpek yavrularını emziriyor. Kedi için erzakını temin etmek her zaman mümkün, yavrularına süt verebilir. Çöp bidonlarına çıkabiliyor, eşeleyip deşeleyerek bir şeyler bulabiliyor. Veya bir kuş yakalayabiliyor.

Aynı şeyi sokak köpekleri için söyleyemeyiz. Yavrusu olan bir anne köpeğin işi daha zor değil mi? Üstelik bir de insanlardan kötü hareket görüyorlar.

 

**Van’da -20 derecede iki yavrusu ölen bir anne bebeklerinin beş gün süreyle başından ayrılmamış. Bir köylü kendisine beş gün süreyle yiyecek getirdiğini söylüyordu. Bebeğini dünyaya getirdikten sonra çör bidonuna atan denizanaları ve iskele babalarına (!) ithaf olunur. Hayvan kadar bile olamadıkları ortada…

 

**Köpekler vefalı hayvanlardır. Benim de toy poodle cinsi bir köpeğim var. Bu güzel kızın adı Lola’dır. Barsak ve dalağı birbirine dolaşmış küçücük bir yavru olarak almıştık onu. Ameliyat ettirdik, kuvvetli besin takviyesiyle ayağa kaldırdık. Şimdi üç yaşında. Allah ömür verdi, biz aracı olduk. Bu güzellik toprak olup gidecekti. Şimdi insanlar seyrediyor ve seviyor onu.

Gece benimle aynı yatakta ve ayakucumda yatar. En küçük tıkırtıda bütün odaları ve salonu dolaşır. Devriyesini tamamladıktan sonra gelir yine yatar. Nefes almamda değişiklik olursa engerek yılanı gibi kafasını kaldırıyor ve dinliyor. Eğer nefes almam düzelmezse gelip patisiyle dokunuyor, ters giden bir şey mi var diye…   

Bu cinsler çok zeki ve sahibine çok bağlı. Eşim, onu dışarıda bırakarak bir mağazaya girse iki ayağının üstüne dikilerek dakikalarca onu bekliyor ve içli içli bir şeyler mırıldanıyor. Kapıda göründüğü zaman kendisini adeta yırtıyor, ona sarılmak için… Şükürler olsun!

 

Köpeklerle ilgili araştırma

II. Mahmut zamanında İstanbul’dan toplanan binlerce köpek Hayırsızada’ya sevk edilmiştir. Bir diğer sürgün de 1910 yılında gerçekleştirilmiştir. 80 bin civarında köpek yine bu adada toplanmış, hayvanlar açlık ve susuzluktan birbirlerini vahşice parçalamış ve yemişlerdir. Sahillerde oturanlar sabahlara kadara iç parçalayan bu sesleri duymak zorunda kalmışlardır.

*İtalya Sefareti tercümanı Karaçiyano ile Vitalis Paşa’nın bir köpek ölümü sebebiyle yapacakları düello engellenmiş.

*Romanya kralı tarafından padişaha hediye edilen köpekleri Romanya Dersaadet Sefaretine teslim etmek üzere Mösyö Rişar’ın yola çıktığı.

*İngiliz Konsolosu Fontana’nın gece köpeklere ateş etmesinden başka bir vukuat olmadığına dair Kosova vilayetine gelen yazı.

*Feraiz-i diniyesini eda etmeyip av köpekleri ve şahin yetiştiren ve türlü türlü fesatlarda halka zulüm ve ezalar veren Çemişgezek Mahkemesi Kâtibi mürtekib Abdurrahman uhdesinden vazifesinin kaldırılması. g.tt

*Lüleburgazlı Halil Ağa'nın bir Yunan neferi tarafından tabancayla tehdit edilerek para, saat ve kösteğinin gasp edildiği ve Turgutbey karyesine uğrayan Yunanlıların erzak almak için ev kapılarını taşladıkları ve köpekleri sürgüleyerek itlaf eyledikleri.

 

Başbakanlık Osmanlı Arşivi

reklam

KÖŞE YAZARLARI

reklam
reklam