Bu haber bölgemizle ilgili değil ama milli servetle ilgili olduğu için yazmak istedim. Biliyorsunuz, biz birazcık ağaç düşmanı birazcık da hayvan düşmanıyız. Elimize fırsat geçince ağaç keser gecekondu dikeriz veya zevk için hayvanların kuyruğunu, elini, ayağını keser ya da öldürürüz.
Şimdilik bu vahşiliklerden uzaklaşıp Doğu Anadolu’nun Ağrı, Erzurum, Erzincan, Bayburt, Bingöl, Kars, Ardahan ve Iğdır illerinde kaçak avcılıkla mücadele ve yaban hayatını korumaya yönelik yürütülen çalışmalar sayesinde yabani hayvanların sayısında ciddi artış yaşandığı belirtilmektedir.
Doğayı Koruma ve Milli Parklar
- Bölge Müdürlüğü görevlilerince dağlık ve ormanlık alanlara yerleştirilen 240 fotokapan sayesinde yaban hayvanlarının ve yeni türlerin renkli dünyası ile popülasyonu hakkında bilgiler elde ediliyor.
Bölgede çeşitli alanlara bırakılan ısıya ve harekete duyarlı fotokapanlara; çengel boynuzlu dağ keçisi, tilki, ayı, kurt, vaşak, tavşan, yaban keçisi, keklik, atmaca ve kaya sansarı gibi çok sayıda farklı türün doğadaki yaşamından görüntülerin yanı sıra kaçak avcılar da takılıyor.
Bölgenin biyo-çeşitliliğini kayıt altına almak için yerleştirilen fotokapanların, belgeselleri aratmayan görüntüleri, yaban hayatının ve farklı türlerdeki hayvanların doğal yaşamının güzelliklerini de yansıtıyor.
Bölge müdürü, zaman zaman hava şartlarına göre drone ve özel dürbünler ile de koruma kontrol ve envanter çalışması gerçekleştirdiklerini aktarmıştır. Teknolojiyi kullanarak yaban hayatını korumak için çalıştıklarını ifade eden Bölge Müdürü,
"Gece görüşlü dürbünlerle termal kameralarla yaban hayatı izlemek için izin talebinde bulunduk, bunları hem envanter hem de koruma kontrol çalışmasında kullanacağız. Teknolojinin bütün nimetlerinden yaralanarak yaban hayatına hizmet ediyoruz." şeklinde açıklama yapmıştır.
Yüksel, yaban hayatını koruma ve kontrol çalışmalarının sonuçlarının, hayvan popülasyonunun artmasıyla daha iyi anlaşıldığına işaret etmiş, geçmiş yıllarda bölgede çengel boynuzlu dağ keçisinin görüntüleri ve sayılarının az olduğunu anlatmıştır. Bu anlatımlara göre popülasyonun %70 arttığı değerlendirilebilir. Çeşitli noktalara kurulan 240 fotokapan sayesinde yaşam sahaları izlenmekte olduğundan avcılara da göz açtırılmamaktadır. Bölge Müdürü, ayrıca şunları kaydetmiştir.
"2020 yılının sonunda yaptığımız envanterde, binin üzerinde çengel boynuzlu dağ keçisi, üç bin civarında dağ keçisi, 300 civarında dağ horozu ve 150 civarında da bozayı tespit ettik. Önceki yıllara göre bunların popülasyonunda ciddi artış var. Bu artışın sebebi ise kaçak avcılıkla olan mücadelemizin verimli meyveleri ve etkin korumadır. Bölgemizde nadir türleri koruyarak bölge ekonomisi ve turizmine katkı sunacağız."
Gelelim iki ayaklıların popülasyonuna
Bunların sayısında da giderek artış gözleniyor. Bunların ise çoğalmasının önüne geçilmesi şart olmaya başladı. Bu cinsteki yaratıklar fırsatçı, sadist ve obur… İşte örnekler;
***6 Şubat 2021…İstanbul Caddebostan’da mahalle içinde inşaat alanı açmak üzere fıstık çamını kestiler. Mahalleli ayağa kalkınca kesenler kaçtılar. Ağaçlar park halindeki araçların üstüne düştü. Orman İşletme Müdürlüğü müteahhide ceza kesmiş. Eline sağlık, ömrüne bereket Orman Müdürlüğünün! Çabaları için mahalle halkına binlerce teşekkürler. Kesilen ağaç da bizleri affetsin!
***Sakarya-Geyve Sekiharman köyünde yol kenarında bulunan ölü köpekler bulundu.
***Düğün, asker uğurlaması vb toplanmalarda havai fişeklerin atılmasıyla gecenin geç saatlerinde martı ve kargaların uçuşarak bağrışması, güvercin, kumru, serçe gibi masum hayvanların korkuya kapılarak yuvalarında uzaklaşması yuvalardaki yumurta veya küçük yavruların iri martılar tarafından telef edilmesine yol açmaktadır.
Avcılar, havada vurduğunuz bir kuş acıyla kıvranırken büyük bir süratle yere düşüyor ve belki boynu da kırılıyor. Bu size zevk mi veriyor? Bu hayvanın yavrusunun, yumurtasının hayatı da son buluyor. Hiç mi vicdanınız sızlamıyor? Bunlar dilsiz masumlardır. Ah etmediklerini mi zannediyorsunuz? Son nefesinizde çıkar bunun acısı…