Neler yaptılar
Türkiye’yi dinleme olayını ifa ettiler.
Gezi olaylarında parmakları olduğu iddia edildi.
C/B Erdoğan’ın prestijini sarsıcı tavır takındılar
İncirlik üssüne Alman MV’lerinin alınmamasını kınadılar ve bu olayı tırmandırdılar.
Ermeni soykırımını körüklediler, kendi parlamentolarında kabul ettiler.
Referandum sürecinde Türkiye’den uzaklaştılar
Parlamenterler de Türkiye’ye tavır koymaya ve gerilimin parçası olmaya devam ettiler.
Rusya ile yakınlaşma ve S-400 füze alımı konusunda Türkiye’ye NATO anlaşmalarını hatırlattılar.
Diğer güçlerin ve uluslararası yatırımcıların Türkiye’ye bakışında tereddüt yarattılar.
İş geldi, bugünkü noktaya vardı. AP’de Türkiye ile yapılacak olan görüşmeler askıya alındı.
Meselenin temelinde ne var?
I.Dünya Savaşı yıllarında Yıldırım Orduları, Güneydoğu Anadolu bölgemizdeki Fransızları ve Musul bölgesine yerleşen İngilizlerin Akdeniz’e açılmasını önlemek içindi. Bugün de Almanya, İncirlik’te asker ve uçak konuşlandırarak bölgeye olan ilgisini sürdürmek istemektedir.
G-20 zirvesi için Almanya’da liderler toplandı. Toplantıyı protesto etmek isteyenler sokaklara döküldü. 8/7 akşamı ekranlarda 265 kişinin gözaltına alındığı haberleri veriliyordu. Eh be Almanya! Ayıp ediyorsun doğrusu… İnsanlar anayasal haklarını kullanıyorlar, bırak protesto etsinler… Bize hep bir şeyleri anlatarak değil, biraz da uygulama alanında göster (!).
Türkiye’nin ekonomik yönden çok sıkıntılı ve darboğazda olduğu yıllardı. Her yıl Hacc’a gidilmemesi, dövizin dışarıya akmaması gibi önlemleri dile getirenler, yazı yazanlar, öngörenler oluyor; ama büyük tepki görüyorlardı.
Bugün Katar Krizi nedeniyle Suudi Arabistan yönetimi Katar vatandaşlarına Hacc’ı yasaklıyor. Bizim ülkemizden ve Arap âleminden ses çıkmıyor.
Katar, Suudi Arabistan Yarımadası’nın doğusunda küçük bir yarımadanın üzerindedir. Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri ve Bahreyn tarafından çevrelenmiştir. Osmanlı devletinin hükümranlığına girdiği 17’nci yüzyıldan 19’uncu yüzyıl sonlarına kadar işgal, kuşatma ve kriz yaşamamıştır.
17’nci yüzyıldan itibaren bölge İngiliz kontrolü altına girmişti. İngiliz ajanların hedefi, hem Orta Doğu ve Arap Yarımadası’ndaki insanları Osmanlı’ya karşı kışkırtmak ve onları Osmanlı Devleti’nin aleyhine döndürmekti.
Asıl önemlisi olan ise, İslam dünyasında bugün olduğu gibi dün de Türkiye, Arap ve Orta Doğu insanını uyandıran ve yönlendiren bir devletti. İngilizler, bu bölgedeki insanların uyanışını da engellemekle hedeflerine ulaşmıştır.
Amerikan çıkarları
Irak’ta, IŞİD’e yönelik ABD tarafından havadan başlatılan operasyonların üzerinden geçen süre zarfında Iraklı birliklerin eğitimi ve yönlendirilmesi amacıyla 3500 Amerikan askerinin bölgede konuşlandırıldığı biliniyordu.
Ancak ABD’nin bölgedeki askerî varlığının yanı sıra dikkat çeken diğer önemli ve pek tartışılmayan husus ise, Ortadoğu’daki operasyonları desteklemek için bölgeyle silah ticareti yapan ABD’li şirketlerin varlığı olmaktadır.
Basında çıkan bir diğer habere göre, günümüzde Irak’ta ticaret ve danışmalık hizmeti yaparak operasyonlara destek sağlayan 6.300 Amerikalı girişimci bulunuyor. Ayrıca Savunma Bakanlığı tarafından, Irak’taki tesislerde hizmet vermek üzere bakımcılar, sürücüler, dil uzmanları ve güvenlik sağlayıcıları arandığına dair iş ilanları da mevcuttur.
Bu sayılar, Irak Savaşı’nın zirve yaptığı zamanlardaki 163 binden fazla çalışan ile karşılaştırıldığında cüzi bir rakam gibi görünse de günümüze kadar giderek artış kaydetmiştir. Afganistan’daki imkânlar gittikçe azalırken birkaç yıl sürmesi beklenen IŞİD’le mücadele; savunma, güvenlik ve lojistik alanlarındaki ABD’li girişimciler için yeni iş fırsatlarını da beraberinde getirmiş ve ABD’nin bölgeye olan ilgisinin artmasına neden olmuştur.
Sonuçta ABD, Suriye’ye de yerleşmiş, orada da düzenini kurmuştur.