SON DAKİKA
reklam
reklam

Yunanistan'dan PKK açıklaması

Köşe Yazarı: Cengiz BAYSU   Eklenme Tarihi: 27 Şubat 2021, Cumartesi - 10:43   Okunma Sayısı:

Geçmişte Yunanistan

Akdeniz’in hırçın çocuğu, AB’nin şımarığı, yaklaşık iki asırlık komşumuz Yunanistan, 19’uncu yüzyılın ilk yarısından itibaren direniş ve bağımsızlık hareketlerini başlatmıştır.

1911 İtalyan Savaşı sonunda Osmanlı Devleti’ne karşı entrikalarını sürdüren Yunanistan, 1912-1913 Balkan Harbi sırasında da toprak kazanma hırsını devam ettirmiş, 1921-1923 arasında Avrupa devletlerinin kışkırtmasıyla Türkiye’nin batısını işgale yönelmiştir.

Sonraki yıllarda Kıbrıs ve Ege Adaları, FIR Hattı, Batı Trakya Türkleri gibi konuları didiklemek suretiyle devamlı huzursuzluk yaratmış, bu yetmiyormuş gibi Türkiye’yi sık sık NATO’ya şikâyet etmiştir.

Doğu Akdeniz’de Türkiye’nin yapmakta olduğu doğal gaz araştırmalarını, kıta sahanlığı ve MEB (Münhasır Ekonomik Bölge) kavramlarıyla ve kendi çıkarları doğrultusunda ele alarak mağdur olduğu iddiasıyla yine ABD ve AB’yi yanına almaya çalışmıştır.

 

PKK faaliyetleri karşısında

Türkiye’nin PKK ve FETÖ terör örgütlerine karşı verdiği mücadelede hem komşu, hem de NATO müttefiki olarak hiç yanında olmamıştır.

Türkiye, Irak’ın kuzeyindeki Gara bölgesinde, 10 Şubat 2021’de PKK’ya yönelik "Pençe Kartal-2 Harekâtı"nı başlatmıştı. 25 x 75 km’lik bir alanda, zorlu iklim koşulları ve sert karakterli bir arazide Türkiye’nin icra ettiği büyük çaplı kara-hava müşterek harekâtında 50’den fazla terörist öldürülmüştür.

Yunanistan Dışişleri Bakanı Nikos Dendias, Iraklı mevkidaşı Fuad Hüseyin’i kabulü sırasında operasyonları "yasa dışı" olarak gördüğünü belirtmiş ve "Irak'a yönelik 'barış misyonu' adı altında yapılan yasa dışı operasyonları kınıyorum. Irak'ın toprak bütünlüğünü destekliyoruz. Ülkeler gözdağı vermekten sakınmalı" ifadelerini kullanmıştır.

Operasyonları değerlendiren Dendias, ülkelerin gözdağı vermekten sakınmaları gerektiğini vurgulayan Dendias, Türkiye’nin Atina’da düzenlenen ve Mısır, Fransa, Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE), Bahreyn ile Güney Kıbrıs Rum Yönetimi dışişleri bakanlarının katılımıyla yapılan "Dostluk Forumu"na yönelik eleştirilerine de değinmiş ve, "Yunanistan her zaman barış ve refahı destekler, ülkeleri karşı karşıya getirme gibi bir misyonumuz yoktur” demiştir.

 

Demeçler eski icraatların devamındakiler gibi

Biz benzer demeçleri 1990’lı yıllarda da duyuyorduk. Yunan generallerinin PKK militanlarını yetişmesine ve eğitimine katkı sağladıklarını, yakalanacaklarını anlayan FETÖ mensuplarının Yunanistan’a sığınmaları karşısında onları iade etmediklerini, Türk Hava Kuvvetlerini NATO nezdinde şikâyet ettiklerini hiç unutmadık…

Adam kaçırma, kandırma, tehdit ve şantajla elde etme şeklinde başlayan örgüte adam kazandırma çabaları Fransa, Yunanistan ve Suriye tarafından kurumlar vasıtasıyla desteklenmiştir. Sahneye son olarak ABD çıkmış ve binlerce TIR ile sınırımızın hemen güneyinde yuvalanan –daha doğrusu yuvalandırılan- terör unsurlarını lojistik yönden palazlandırmıştır.

 

Hevesler çabuk geçer

Yunanistan bunu da fırsat bilmiş, ABD ile el ele tutuşarak Türkiye’ye karşı yerini kuvvetlendirmiştir. Dedeağaç bölgesinde Amerikan üslerinin verilmesi, ortak tatbikatlar icra

 

edilmesi gibi faaliyetler geleceğe dair bazı soru işaretlerini akla getirmektedir.

Top püsküllü ayakkabıları ve uzun çoraplarıyla, etek üzerine kalın ve bol beyaz elbise, başlarında bel hizasına kadar uzun püsküllü kırmızı bere giyerek elit birlik görünümü verdikleri askerleriyle Yunanistan, tarihin bir bölümünü yaşamak isteyebilir. Bunun da bedeli vardır tabii, tıpkı 1922’de ve 1974’te olduğu gibi… Yine 50 sene geçiyor, tekrarlayabilir Yunanistan…

 

“Sel gider kum kalır” deyişi tarihin her döneminde doğruluğunu göstermiştir. Evet, herkes çekip gider, Ege’nin iki yakası yine birbiriyle komşu olarak kalacak ve işbirliği yapma ihtiyacını hissedecektir.

 

 

reklam

KÖŞE YAZARLARI

reklam
reklam