SON DAKİKA
reklam
reklam

Bir şairimizi tanıyalım

Köşe Yazarı: Cengiz BAYSU   Eklenme Tarihi: 4 Mart 2021, Perşembe - 12:22   Okunma Sayısı:

Şair Gülpaşa Dursun

Artvin-Şavşat Veliköyü’nde 1927 yılında doğmuştur. Annesinin adı Aslı, babasının adı Mustafa’dır. Gülpaşa doğmadan önce babası ölür. Nezaket ve Bedir adlarında iki kız kardeşi vardır. Askerlik çağına gelinceye kadar köyünde çiftçilik yapan Gülpaşa, vatan hizmetini Sarıkamış’ta ifa eder.

Askerlik sonrası Meşeli köyünden Güleser Hanım ile evlenir. Beş çocuk sabi olurlar. Şair, Atatürk’ü, vatanını, ulusunu, köyünü ve ailesini çok seven çağdaş bir şairdir.

2 Ağustos 1993’te ölen şairin mezarı Veliköyü’ndedir.

 

Diyemem

 

Kaderimin çilesini çekerim

Var mı bu derdimi bilen diyemem

Gece gündüz kanlı yaşlar dökerim

Gelsin gözlerimi silen diyemem

 

Bu aşk benim ile yapar savaşlar

Delmiştir sinemi attığı taşlar

Âşıklık dediğin Âdem’den başlar

Sorun tarihlere yalan diyemem

 

Dert hicran elinden efkâra daldım

Namert köprüsü geçmedim kaldım

Geçmiş ecdadımdan terbiye aldım

Büyük ve küçüğe ulan diyemem

 

Yüze konuşurum aleyhte atmam

Haksız bir insanın peşine düşmem

Kırsa da başımı şikâyet etmem

Ne de versin Allah belânı diyemem

 

İnsanlık severim gönüller yıkmam

Kendi çerçevemden dışarı çıkmam

Elin güzeline dönüp de bakmam

Kurbandır Gülpaşa, yalan diyemem

 

                               (Şair Gülpaşa Dursun)

 

Yer verme nezaketi

23 Şubat günü saat 10.40… Ayrılıkçeşme’den Marmaray ile karşıya geçiyorum. Boş bulduğum bir yere oturdum ve kitabımı okumaya başladım. Üsküdar’a geldik. Eşi ve çocuğuyla genç bir adam bindi. Oturmakta olan gençler çocuklu hanımı umursamayınca onlara örnek olabilirim düşüncesiyle kalktım ve yerimi hanıma verdim.

Kadıncağız “Zahmete girmeyin, çok teşekkür ederim, sağ olun” gibi kibar sözlerle bana karşılık verdi. Ayakta beklemeye, ama açıkçası biraz da odun kafalı (!) kocasından teşekkür beklemeye başladım. Hiç oralı olmadı. Gelecek sene teşekkür eder belki diye ben de umursamadım.

 

***                                   ***                                   ***

 

Denizanaları

 

Galata Köprüsü’nde balık tutan bir doğulu vatandaşımız, ha bire söylenip duruyor. Yanına gittim.

   ---Hayırdır amca, balık mı yok?

   ---Denizanası diyorlar, bu yaratıklar oltadaki balığı alıyor.

   ---Peki, bu denizanaları nasıl oluşuyor?

   ---Cenab-ı Allah’ın işidir. Bilemezsin sen…

 

 

reklam

KÖŞE YAZARLARI

reklam
reklam