Avrupa’da olup bugünkü Batı değerlerini savunan ülkelerin geçmişine göz attığımızda bazı nahoşluklar görüyoruz. Bunlardan biri de Belçika’dır. 0,528 km²'lik bir alana ve yaklaşık 10,8 milyon nüfusa sahiptir. Avrupa Birliği’ne üye ve birliğin ve NATO gibi bazı uluslararası organizasyonların merkezinde bulunur. 20’nci yüzyıl boyunca Afrika’da birçok ülkeyi kendi koloniler arasına katmıştır.
Belçika’da 20’nci yüzyılın ikinci yarısında bir yandan Felemenkler ve Frankofonlar arasında meydana gelen çatışmalar, diğer yandan da Flaman ve Valon bölgeleri arasındaki eşit olmayan ekonomik kalkınma hamleleri bazı huzursuzluklara yol açmıştır.
Küçük olması büyük işlere engel mi?
Dünya ülkeleri içinde en fazla silah ihracatı yapan ülkelerin isimleri ve bu ticaretin malî akışları geçtiğimiz yıllarda Stockholm Uluslararası Barış Araştırmaları Enstitüsü tarafından yayımlanmıştı. Rakamlar milyon dolar olarak telâffuz edilmişti.
2015 yılında dünya silah satış sıralamasında Belçika 20’nci sırada gösterilmişti. Belçika’ya ait silah satış verileri, 2008 yılında 217 milyon dolar, 2009’da 243 milyon dolar, 2011’de 111 milyon dolar ve 2012’de 21 milyon dolar idi.
İcraatın içinden
2002 yılında İsrail hükümeti Batı Şeria’da 17 gün süren askeri operasyonlara yönelmiş, Almanya, bölgede şiddetin artması üzerine silah ve tank yedek parçası satışlarını üç ay askıya almıştı. İngiltere, silah satışlarını fiilen askıya almış, Fransa ise satışları durdurmuştu.
İsrail’e ayda 250-300 milyon dolarlık elmas satan Belçika, ticari boykota hazırlandığını açıklamıştı. Muhtemeldir ki, satışlarının büyük bir kısmını gerçekleştirdikten veya tamamını sattıktan sonra kararı uygulayacaktı.
Yaptığı silah satışlarıyla Irak’ın mahvına sebep olanlardan birisi de AB üyesi Belçika’dır. 2006 yılında asılan Saddam’ın ülkesinde bir Belçika şirketi kimyasal silah üreten fabrika kurmuştu. 2009 yılında Belçika, ABD aracılığıyla Irak’a 100 milyon euro’luk silah satış sözleşmesi imzalamıştı.
Satış sözleşmesiyle ilgili bilgilerin ABD Kongresine aktarıldığı, 80 bin adet M16 ve 25 bin M4 tüfek, 2 bin 550 adet M203 bomba atıcı ve çeşitli yedek parçaların söz konusu olduğu basında yer almıştı. Bugün Irak’a demokrasinin gelemeyişini izah edecek olaylardan biri de bu olsa gerektir.
Libya’ya silah satışları
Belçika’da FN Herstal adlı silah şirketinin 2009 yılında Libya’ya 11,5 milyon euro’luk silah ve askeri mühimmat satmış olması tartışmalara neden olmuştu. Libya’ya yapılan mühimmat satışına Belçikalılar tepki göstermiş, para ve iş imkânlarının önemli olduğunu fakat bunların insan hayatı ve etik davranışın üzerinde görülmesinin acı olduğunu söylemişlerdi.
Açıklama yapmak zorunda kalan Valon hükümeti, satışların sadece askeri malzeme olmadığını, kolluk kuvvetleriyle de ilgili olduğunu belirtmiştir. 2013 yılından itibaren Belçika, Uzi marka silah satışını özel kişiler için serbest bırakmıştı. 2015 yılında ise Belçika, Napolyon’un Waterloo Savaşı’ndaki yenilgisinin 200’üncü yıldönümü nedeniyle yeni bozuk paralar bastırmış ve Fransa’yı kızdırmıştı. Fransa, AB kurallarına ters düşen bu olaya itiraz edince Belçika geri adım atmak zorunda kalmıştı. Bu paraların üzerinde Fransa’nın bozguna uğratıldığı yerde koni şeklinde bir tepenin üzerinde duran aslan heykeli ve Brüksel yakınlarında yapılan savaşta Napolyon’u mağlup eden Britanya ve Prusya güçlerinin mevzileri resmedilmişti.
Kürt siyasi kuruluşlarına ve
Kürt terör örgütlerine destek
1994 yılından beri Kürt siyasî kuruluşlarının Belçika topraklarında siyasî faaliyet gösterdikleri bilinmektedir. Hristiyan Demokrat Partisi üyesi bazı parlamenterler, “Kürt sorunu” konusunda hazırlanan karar tasarılarını Temsilciler Meclisi Genel Kurulu’na getirerek destek vermişlerdi. Belçika hükümeti, MED Tv’nin uzunca bir süre Belçika’dan yayın yapmasına imkân sağlamışlar, Özdemir Sabancı’nın katili Fehriye Erdal’ın Türkiye’ye teslim edilmesine karşı çıkmıştı.
Belçikalı bir silah tüccarı olan Charlie Hebdo saldırganlarına silah sattığını itiraf etmiştir. Polis, şüphelinin evinde yaptığı aramada, saldırıda kullanılan arabanın, mermilerin ve silahların kaydına ulaşmıştı. “Suriye ve Irak'ta şu anda IŞİD saflarında savaşan 3 bin Avrupalı militan var” diyen zamanın Fransa Başbakanı, Avrupa’dan IŞİD’e katılımın en fazla Fransa ve Belçika’dan gerçekleştiğini belirtmişti.
Türkiye-Belçika ilişkileri
Türk Silahlı Kuvvetleri’nin (TSK) 2004 ile 2009 yılları arasında Belçikalı silah üreticilerinden yaklaşık 12 milyon euro değerinde silah ve çeşitli askeri mühimmat satın aldığı belirtilmişti.
Flaman Bölgesi hükümetinin Belçika’nın diğer ülkelerle gerçekleştirdiği silah ticareti raporuna göre, Türkiye’ye yaklaşık 12 milyon euro değerinde çeşitli silah ve mühimmat satışı yapıldığı belirtilmiştir.
Flaman Bölge hükümetinin açıkladığı raporlarda, Türk Silahlı Kuvvetleri’nin Belçika’dan en fazla askeri araç satın aldığı, bunun dışında radar aletleri ve savunma silahlarına da yüksek miktarda ücret ödediği görülüyor. Rapora göre en çok alım 6,72 milyon euro ile 2008 yılında gerçekleştirilmiş. Türkiye'nin Belçika'ya askeri ihraç kalemleri arasında tabanca ve çeşitli silahlarla mühimmat yer alıyor. Başka ülkelerle ilişkilerini tamamen kendi çıkarlarına dayandıran Belçika’nın boyu küçük ama icraatı büyüktür. Sanırım sorgulanmaya da değerdir.