SON DAKİKA
reklam
reklam

Suudi Arabistan ne yapmak istiyor?

Köşe Yazarı: Cengiz BAYSU   Eklenme Tarihi: 26 Mart 2021, Cuma - 10:53   Okunma Sayısı:
  1. Arabistan-Türkiye ilişkileri gergin
  • Suudi yönetimi Amerika’ya yakın duruyor.
  • Suudiler silahlı kuvvetleri kıyı bağlantısı olmadığı halde Doğu Akdeniz’de

Yunanistan’ın yanında yer alıyor. Girit Adası’ndaki üsse bir miktar saldırı uçağı göndererek Türkiye’ye karşı cephe aldığını göstermiştir.

  • Mekke ve Medine’deki Türk okullarını kapatma kararı almıştır.
  • Arabistan basınında çıkan haberlere bakılırsa, Türkiye’nin S. Arabistan’la ilişkilerini

düzeltebilmesi için öncelikle Mısır’la ilişkilerini normalleştirmesi, Türkiye'deki Müslüman Kardeşler örgütünün varlığına son verilmesi ve örgüte sağlanan imkânların kaldırılması gerektiği belirtilmektedir.

Diyebilirsiniz ki, “Bu haberler basında çıkmaktadır. Önemli olan her iki devletin birbirleriyle yaptığı görüşmelerin sonuçlarıdır”. Kabul… Peki, ya bu açıklamaları Suudi Arabistan hükümetine yakın medya unsurları yazıyor veya kendilerine dikte ettiriliyorsa?

 

Arabistan’ın rahatsız olduğu hususlar

Suudi yöneticiler, Kaşıkçı cinayetine üstü kapalı şekilde bulaştığı iddia edilen Prens Salman’ı kurtarmak ve suçsuz statüsüne aldırmak için ABD’nin manyetik alanına girmişlerdir. Artık ABD ne derse selamı çakacaklar ve söylenen her şeyi harfiyen yerine getireceklerdir. Bu bağlamda,

 

  1. Biden yönetiminin Erdoğan rejimine mesafeli davranması,
  2. AB’nin, Akdeniz’i yeniden Türk Gölü haline çevirmek istemesinden kaygı duyması,
  3. İttifak halinde bulunduğu Mısır’ın, Türkiye ile Doğu Akdeniz’de ve Libya’da

tedirginlikler yaşaması Suudi Arabistan’ı Yunanistan, Fransa, BAE ve ABD ile müşterek tatbikatlar yapmaya yöneltmiştir.

 

Tabii ki tepkiler sadece bunlarla da kalmıyor. Türk malları limanlarda bekletiliyor, konteyner temininde sıkıntılar yaratılıyor, Türk mallarına boykot çağrıları giderek arttırılıyor. Hac mevsiminde bazı kısıtlamaların getirilmesi veya tedbirler alınması da zayıf ihtimal olarak kenarda duruyor.

 

Sonuç

Ocak 2015’te Kral Abdullah’ın ölümü nedeniyle bir günlüğüne Türkiye’de bayraklar indirilerek yas tutulmuş ise de Kaşıkçı-Salman kötü kokuları Arabistan’ın gönlünü almaya yetmiyor. Türkiye’nin Suudi Arabistan ile ticareti bir ambargo veya yaptırıma zaten cevaz vermiyor.

Şu anda yapacak bir şey yok. Zaman her şeyin ilacıdır. Siyasette çaresizlik yoktur. Nitekim İHA ve SİHA’larımız Suudi Arabistan’ın dikkatini çekmiş ve almak için müracaat bile etmiştir. Bundan sonrası ABD, Türkiye’ye kızgınlığını devam ettirir de Arabistan’ın kulağını çekerse siparişleri iptal ettirebilir.

Türkiye, Mısır üzerinden Arabistan ile yakınlaşabilir. Sisi, Rabia, Müslüman Kardeşler olgularından uzak kalarak Suudi Arabistan’a yaklaşabilir, yakınlaşabilir.

 

Biden-Putin sertleşmesi

Biden, Rusya Devlet başkanı Putin’e diplomatik teamüllere sığmayacak şekilde “katil” ifadesini kullanmış. Bu tür ifadeler nükleer silahların sınırlandırılması, kontrol altında tutulması ve karşılıklı bildirimler yapılması gibi hassas bir döneme isabet etmiş ve hoş olmamıştır. Yarın da Putin meydan okur, iş bambaşka mecralara oturur.

Nitekim İngiltere, kendi savunma sistemlerinde acziyet ve yetersizlik görünce nükleer silahlara daha fazla ağırlık vereceğini belirtmiştir. Biden, bugün Putin’e katil demiş ama dün Prens Salman’a katil diyememişti. İsterse bunu da bir düşünsün!

 

 

reklam

KÖŞE YAZARLARI

reklam
reklam