SON DAKİKA
reklam
reklam

Bitmeyeceklere ilâveler

Köşe Yazarı: Cengiz BAYSU   Eklenme Tarihi: 20 Temmuz 2017, Perşembe - 10:00   Okunma Sayısı:

Kadın hakları 
Bu ülkede kadına uygulanan şiddet, taciz ve öldürme olayları hiçbir zaman bitmez. Ama herhalde hepimizi derinden yaralayan bir olayı yaşadık bu ay. Suriyeli bir hanım ve karnındaki bebeği öldürüldü. Devlet, bu konuda yasalar çıkarsa da ek önlemler alsa da şiddet bitmiyor. Trafik kazaları azalmıyor, yolsuzluk önlenemiyor…
Geçim sıkıntıları, ruh hali bozuklukları, aşırı kıskançlıklar olayların meydana gelmesinde ana etkenler… Kadın ve kadın hakları konusuna dinimiz geniş yer vermesine, din adamlarımız dini esasları anlatıyor olmasına rağmen bizlerin duyarsız kaldığı aşikârdır. 
İstatistikî veriler, kadınlarımızın toplum hayatına tam olarak nüfuz edemediğini ve dünyanın gelişmiş ülkelerindeki kadınların eriştiği seviyenin gerisinde kaldığını göstermektedir. Aynı zamanda bu veriler, sadece belirli sayıdaki kadınımızın ekonomi, eğitim ve idare alanlarında öne çıktığını gösterse de büyük çoğunluğun hukukî varlığı kâğıt üzerinde kalmaktadır.
Televizyonlarda gösterilen ve reyting uğruna bağırtılı-çağırtılı, dövmeli-sövmeli filmleri izlediğimiz zaman sinir sistemimizin ayağa kalktığını hepimiz yaşamışızdır. Bu tür film ve dizilerin yerini sevgiye, sakinliğe ve birlikte yaşamaya teşvik edici filmler almalıdır. Sigara içmek bireysel bir olaydır, zararı içenedir. Bireysel tahribata yol açan sigara konusunda alınan zecri tedbirler, toplumsal tahribata neden olan böylesi bir konuda neden alınmaz? 
Yasalarda düzenleme deyince aklımıza hemen işlenen suçun cezasını yasayla nasıl arttıracağımız geliyor –hatta AB kriterlerini benimsemiş bir ülke olarak idamın yeniden gündeme alınmasını istiyoruz- da yasanın içindeki hafifletici nedenleri (iyi hal, yalandan sağlık sorunu, dümenden şuur kaybı, meczupluk vb) kaldırmak aklımıza gelmiyor? 
“Karım üzerime saldırdı, ağır hakaretler etti” gibi gülünç bir savunma şekli olabilir mi? Bir kadının bir erkeğe gücü yeter mi? Kendini kaybetmek şeklinde savunma yapan kişinin gidin bakın ehliyeti vardır. Bana göre bu ayaklı dinamitlerin ehliyetleri derhal iptal edilmelidir. Çok yönden kıskaca alınmayan, kitap okumaya zorlanmayan, cezası bittikten sonra sosyal kurumda çalıştırılmayan bu kişilere karşı imtiyazlı davranılıyor.
Sağlık sorunu varsa tedavi süresi vardır, hastaneye veya tımarhaneye gönderirsiniz. Başında polis bulundurursunuz, tedavi sona erince hapse girer ve biçilen ceza süresini sonuna kadar çeker. Avrupa ve ABD’de örneklerini görüyoruz. Elbette “ferde merhamet memlekete ihanettir” gibi yaklaşımı benimsemiyorum. Beyana itimat esas alınmalı, yalan olduğu, efelik tasladığı anlaşılınca kişi kendisini kanunun pençesinden kurtaramamalıdır.
Aile yapısına çok önem veren bir kişi olarak, tüm vatandaşlar gibi ben de ülkemizin “darülaceze” görünümünden, maganda güdümünden ve kadınımızın “çile ve yazgıdan” kurtarılmasını sağlayacak yeni düzenlemelerin bir an önce yapılmasını beklemek hakkımız değil mi? 
Asker Uğurlamaları
Kutsal vatan hizmetine severek koşan gençlerimiz arkadaşları tarafından coşkuyla uğurlanıyorlar. Biraz kaygılı biraz heyecanlı olsalar da askerlik hizmetini severek yerine getirmek istediklerine hiç şüphe yok. 
Halkımızın büyük çoğunluğu bu davranışı takdirle karşılıyor. Hepimizin onlardan sadece küçük bir ricası vardır:  Askerlik hizmeti bir yasa gereği olduğuna ve sizler de icabet ettiğinize göre hepiniz yasalara saygılı insanlarsınız demektir. 
Hal böyle olunca, ana yollarda büyük konvoylarla trafiğin kesilmesi, gece yarılarından sonra coşkulu bağırışlarla uğurlama yapılması, silâh atılması ve yarı beline kadar araçlardan sarkılması gibi eylemler yasalarımızda yoktur.
Devletin resmî görevlileri sizlere anlayış gösteriyorlar. Aynı anlayışı sizin de onlara ve bizlere göstermeniz gerekir. Bir de bu davranışların vicdanî boyutu vardır. Yaşlı ve hasta insanların tahammül gücü, sizin gücünüze göre daha azdır. 
Trafiği kesmekle zaten yaşlılığın ve hastalığın sıkıntısını yaşayan o insanlara daha da çileli ve zahmetli anlar yaşatıyorsunuz. Durmak zorunda kalan araçların içinde hasta, hamile veya çocuklu olan hanımlar bulunabilir. Doktora gidecek ya da havaalanına yetişecek insanlar olabilir. Bu kişiler sizin yakınlarınız da olabilir.
Ekonomik nedenlerle gece geç saatlere kadar çalışan ve işine erkenden gitmesi gereken insanlarımız var. Geç saatlerde mahalle aralarındaki coşku ve eğlenceniz, yoksul insanların, gecelerini hastalıkla boğuşarak geçiren çileli insanların dinlenmesine engel teşkil edebilir. 
Bu anlayış ve beklentiyi yerine getirmediğiniz takdirde onları üzer, farkında olmadan askerliğe karşı olanların ekmeğine yağ sürersiniz.

 

reklam

KÖŞE YAZARLARI

reklam
reklam