ABD, Ukrayna’nın yanında olduğunu belirterek Rusya’ya karşı Ukrayna’yı kışkırtmaya devam etmektedir. Ukrayna’nın küçük bir ileri harekâta yönelmesi veya hamlesi, Rusya’nın çok sert müdahalesiyle karşılaşacağı anlama gelir. Rusya, eski Sovyet İmparatorluğu’nu –yani SSCB- ihya etmek istemektedir.
Balkanlardaki müttefiklerini Batı’nın kollarına teslim eden Rusya, artık toparlanmasını ve uyanışını tamamlamış, Gürcistan ve Kırım’da neler yapabileceğini acımasız şekilde göstermiştir.
Barış ve huzur denizi
ABD, savaş gemilerini barış denizi Karadeniz’e gönderiyor. Karadeniz, ABD’nin şimdiye kadar giremediği ve güç bulunduramadığı tek denizdir. Gemilerin Karadeniz’e geçişi tonajla ilgilidir. Uçak gemisi ve denizaltı giriş yapamaz. Tonaj, geçiş öncesi bildirim süresi ve Karadeniz’de kalış süresi sınırlıdır.
Montrö Antlaşması kurallarına uygun olarak Türkiye’den Karadeniz’e iki harp gemisini geçirmek isteyen ABD, gerekli müracaatını yapmış ve 15 gün sonrasına geçiş iznini almıştır.
Türkiye güçlendikçe siyasî, sınaî, kültürel, askeri yapıları bozulmak ve bağlaşıklarından koparılmak isteniyor. ABD, bunu gayet güzel şekilde işlemekte, Türkiye’yi Kafkasya’dan ve Orta Asya ülkelerinden uzak tutmak istemektedir.
Rusya ile bağlantılarımız
Rusya ile hem askeri hem ticari bağlantılarımız vardır.
*Nükleer santral yapımı
*Astana süreci ve Güneydoğu’da Suriye topraklarında işbirliği
*Türk akım-2 Doğalgaz projeleri (ABD bize bu projeyi iptal etmemizi istiyor.)
*Libya’da ve Suriye’de Rusya ile işbirliği
*S-400 alımı, gelecekte bu alımların devam ettirileceği ve ortak üretime geçilmesi için irade beyanı
Hoşnut değil
- Dünya Harbi’nden sonra Varşova Paktı’nın lideri konumundaki Rusya, Pakt’ın diğer üyeleri Polonya ve Litvanya ile Baltık Denizi sahasını tümüyle gözetim altında tutabiliyordu.
Rusya ve NATO ülkeleri arasında ortaya çıkan gerilim, 2014 yılından sonra tarafları karşılıklı ve büyük çaplı tatbikatlar yapmaya sevk etmiştir. Rusya için Baltık Denizi’ni kontrol altında tutmak önemlidir.
Kuşatılmaktan hoşlanmayan Rusya, Avrupa’nın kuzeyinde Baltık Denizi’nden kuşatılacağını, eski müttefikleri olan Romanya ve Bulgaristan’ın NATO ittifakına dahil olmasıyla Karadeniz’den tehdit göreceğini hesaplamış, bu da yetmiyormuş gibi bir de ABD donanmasının Karadeniz’e girmesini içine sindirememiştir.
Sovyetler Birliği dönemi de dahil olmak üzere bugünkü Rusya Federasyonu, Atlantik Paktı’na uzanan batıdaki en uç bölgesi olarak gördüğü Kaliningrad’a füze sistemleri kurmuş ve Baltık donanması için üsler inşa etmiştir.
Batı destekli Ukrayna direnişini olasılıktan çıkıp gerçek olursa Kaliningrad’daki uzun menzilli Rus füzeleri de devreye girecektir.
Montrö Antlaşması’nı iptal ettirmek veya yeniden ele almak gibi düşünceler ABD’nin işine gelse de Rusya’nın buna karşı çıkacağını da hesaplamak gerekir. Şu anda Karadeniz’in kuzeyi barut fıçısı gibidir.
Türkiye, NATO ile birlikte hareket etmektedir. ABD’nin Rusya’yı köşeye sıkıştırmaya çalışması durumunda Türkiye nasıl bir tutum takınacak, hangi tarafta yer alacaktır?