SON DAKİKA
reklam
reklam

Rus inadı

Köşe Yazarı: Cengiz BAYSU   Eklenme Tarihi: 17 Nisan 2021, Cumartesi - 15:57   Okunma Sayısı:

Nisan 2014’ten bu yana Lugansk ve Donetsk bölgeleri Kiev yönetiminden ayrılmayı benimsemiş ve bağımsızlık mücadelesi vermeye başlamış, çatışmalarda bugüne kadar 13 bin civarında insan hayatını kaybetmişti. 27 Temmuz 2020’de ateşkes sağlanmış olmasına rağmen Ukrayna ordusunun düzenlediği iddia edilen saldırılar nedeniyle çatışmaların dozu artmıştı.

 

Lugansk Halk Cumhuriyeti

Lugansk Halk Cumhuriyeti’nin lideri “Zamanı geldiğinde Rusya’nın bir parçası olacağız” demiştir. Halihazırdaki yönetim kadrosu, bu cephede havan saldırılarının yoğunluğundan, temas hattına yakın yerlerde mayınlama ve Ukrayna tarafından yapılan elektronik dinleme faaliyetlerinden yakınmaktadır.

Böyle bile olsa bu faaliyetleri saldırganlık belirtileri olarak görmek mümkün değildir. Bu çalışmalar, savunmaya yönelik faaliyetlerdir. Dinleme ise Rusların yapacakları muhtemel bir sınır geçme harekâtına karşı duyulan korku nedeniyledir.

Ukrayna sınırının doğusundaki sınır bölgelerinde yığınaklanma yapan Rusya, ABD ve AB ülkeleri tarafından sık sık ikaz edilmektedir. ABD ve AB Rusya’nın askeri hareketliliğine dair açıklama istemektedirler.

 

Çatışmayı önlemek yerine yaptırımları konuşmak

AP içinde en büyük grubu oluşturan Avrupa halk Partisi’nin (EPP) Grup Başkanı Manfred Weber, Rusya’ya yapılan yaptırımların sertleştirilmesi gerektiğini, bu meyanda Rus iş insanlarının hesaplarının dondurulması ve Rusya’nın SWIFT sisteminden çıkarılmasını önermiştir.

Rusya Devlet Başkanı Putin ise, barış ve görüşme tekliflerine yanaşmamakta israr etmektedir. Eski SSCB âdeti olarak her şeyden şüphe etmekte ve kuşatılmak istendiğini öne sürmektedir. Hatta Rus Dışişleri Bakanı Lavrov, bu korkusunu skandal yaratacak şekilde Türkiye’ye de yansıtmış, SİHA ve İHA’ların Ukrayna’ya verilmemesini istemiştir.

 

Korku, panik ve inat

Böylesine korku, böylesine panik inatla birleşince çözüm zor oluyor. Şu ana kadar da yumuşamaya dair bir sinyal yok. ABD’nin, Ukrayna’ya destek veriyorum havasıyla kışkırtmada bulunması ayrı bir garabet. ABD’nin Boğazlarımızdan gemi geçirme isteği, bizim de bir şekilde Rusya ile karşı karşıya gelmemize neden olabilir.

Rusya bunu defterine yazarsa Libya’da veya Suriye’de daha sıcak bir cepheyle karşılaşabiliriz. Türkiye’nin en sıkışık zamanında enerji hattını devre dışı bırakabilir.

 

***                             ***                         ***

 

*Kadın cinayetleri devam ediyor. Bir yaratık (!), Pendik’te çocuklarının gözleri önünde eşini öldürüyor.

*Bir başka yaratık (!), Denizli’de pompalı tüfekle çocuk parkına ateş açıyor.

*İstanbul’da parkta bir kadın arkasından gelen bir hayvanın (!) bıçaklı tacizine uğruyor.

 

İstanbul Sözleşmesi kaldırıldı. Ankara Mutabakatı denildi. Uygulamaya girdi mi girmedi mi bilmiyorum; ama sonuç belli…

Türkiye’de hiç bitmeyecek şekilde kadın cinayetleri, taciz ve tecavüz olayları sürüp gidiyor.

 

reklam

KÖŞE YAZARLARI

reklam
reklam