SON DAKİKA
reklam
reklam

Kafkas cephesinin esir askerleri -III-

Köşe Yazarı: Cengiz BAYSU   Eklenme Tarihi: 7 Mayıs 2021, Cuma - 10:58   Okunma Sayısı:

… Rusya’da durum oldukça karışıktır. İtilaf Devletleri Bolşevik İhtilâli ve yeni rejimi, kendi rejimlerine tehdit olarak gördükleri için Rusya’ya asker çıkartmışlar, ancak Rus toprakları üzerinde ilerleyebilecek yeteri kadar kuvvetleri olmadığından Amerika Birleşik Devletleri ve Japon güçlerine dayanmak zorunluluğunu hissetmişlerdi.

 

Harbin şekil değiştirmesi

Japonlar 5 Nisan 1918’de Vladivostok’a asker çıkarırken, Sibirya’da baş gösteren ayaklanma üzerine Amerika ve Japonya binlerce askeriyle 1918 Eylül’ünde Doğu Sibirya’ya girmişti. Rusya’da yaşanan gelişmeler karışıklığı ağırlaştıran bir başka durumu daha ortaya koymuştu. Bu topraklar üzerinde yaşayan milletlerin Bolşeviklerin vaatlerine kapılarak bağımsızlık ve muhtariyet için ayaklanmaları, Çarlık taraftarı askerlerin de Bolşeviklere karşı bir iç savaş başlatmış olmalarıydı.

Japonlar 5 Nisan 1918’de girdikleri Vladivostok’tan Trans-Sibirya hattı boyunca Baykal Gölü’ne kadar ilerlemişlerdi. Buradaki esirlerin Bolşeviklerle işbirliği yapmasını engellemek için Ruslar tahliye işlemine başlamış, esirlerin bir kısmını V1adivostok ve Novinikolskussurisk civarındaki kamplara göndermişlerdi.

 

Sevk ve nakil masrafları

Esirlerin iadesi konusunda müracaatta bulunan Osmanlı hükümetine de 1919 sonlarında cevap verilmişti. Vladivostok’ta toplanan Türk esirlerinin yurda dönüşünü sağlamak amacıyla 240.000 lira tahsis edilmiştir.[i]

Bu paranın esirlerin dönüş işlemini üstlenen Japon Kızılhaçı’na gönderilmesi için İstanbul’daki İngiliz Yüksek Komiserliği emrine verilmek üzere 22 Ekim 1919’da Osmanlı Bankası’na yatırılması kararlaştırılmıştı.

Osmanlı hükümeti, 22 Ekim 1919’da paranın yatırıldığına ve Japon hükümetine gönderilmesini istediğine dair bir İngiliz Yüksek Komiserliği’ne yazı göndermişti. İşlemlerin yürütülmesinde gecikme yaşandı. İngiliz Yüksek Komiserliği, 10 ay sonra 28 Ağustos 1920 tarihinde Osmanlı hükümetine bilgi mahiyetinde yazı yazmıştır.

Japonya, bunların sevkini gerçekleştirecek imkânlardan yoksundu. Esirlerin sayısı 830 kişi olarak sayıları belirlenmişti. Esirlerin Japon Vapur şirketi Katsuva ile sevk edileceği ve masrafının da 48.000 İngiliz lirası olduğu bildirilmişti.[ii]

 

Dönüş haberleri ve hazırlıklar

Vladivostok’ta bekleyen Türk esirleri Türkiye’ye gönderileceklerine dair haberleri Ocak 1921 başlarından itibaren almaya başlamışlardı. Nihayet Japon Genelkurmayı 4 Şubat 1921’de Vladivostok’taki Türk esirlerine Heymeymoro[iii] adlı Japon vapurunun tahsis edildiği müjdelenmiştir.

12 Şubat günü Türk esirleri aşılanmış ve onlara eşlik edecek Japon askerler kampa gelmiştir. 18 Şubat 1921’de Vladivostok’a geleceği bildirilen gemi 19 Şubat günü limana demirlemiştir.

Buradaki Türk esirlerinden biri olan Halil Ataman bu haberi,

"Hepimiz sanki birer çocuk oluverdik, sevinçten adeta çıldırıyoruz" sözleriyle nasıl coşkuyla karşıladıklarını ifade etmiştir.[iv]

Ertesi sabah da vapura bindirme komitesi gelmiş ve vapur içinde alınacak tertibatı anlatmıştır. Esirlere yol harçlığı olarak 21 Şubat’ta 5 yen dağıtılmış, Türk bayrağının çekili olduğu vapura 22 Şubat’ta Japon, ertesi gün de Rus idaresinde bulunan Türk esirleri bindirilmiştir.

1030 kişinin bindiği vapurda 12 kişi de hanım yolcudur. Bunlar esir Türk subaylarıyla evlenen hanımlardır. Sonunda esirler her milletten coşkulu insanların doldurduğu rıhtımdan 23 Şubat 1921 Çarşamba günü Türkiye’ye doğru uğurlanmıştır.

 

Yolculuk sırasında

Vapur, Vladivostok-Güney Kore güneyi-Çin Denizi-Endonezya Adaları-Hindistan güneyi-Kızıldeniz-Akdeniz-Ege Denizi rotasını izleyerek İstanbul’a gidecektir. Anadolu Yunan işgali altında ve Türk ordusu II. İnönü muharebesini yeni bitirmiştir. Ege Denizi Yunan deniz kuvvetlerinin kontrolündedir.

42 gün süren uzun bir yolculuktan sonra, Heymeymoro vapuru 5 Nisan 1921 Salı günü Midilli Adası önünden geçerken bir Yunan savaş gemisi tarafından durdurulmuştur. Savaş gemisinden bir filika indirilerek birkaç Yunan deniz eri vapura çıkmış ve geminin telsizini bağlamıştır. Yunan savaş gemisinin "Takip et" emriyle vapur Midilli’ye doğru rotasını değiştirmek zorunda kalmıştır. Bu rota değişikliği esirler için yeni bir çileli hayatın başlaması demektir.

 

[i]Serpil Sürmeli, Atatürk Üniversitesi Atatürk İlkeleri ve İnkılâp Tarihi Öğretim Üyesi, “Vladivostok’tan Asinara Adası’na Türk Esirleri”, s: 1

[ii] A.g.y.

[iii]Heymeymore: 1914’te tezgâhtan çıkan ve “Parlak Sulh” anlamına gelen bu şilep 6.000 tonajında idi. Ambarı

esirler için üç katlı ranzalar, kapalı tuvaletler, duş yerleri, salon, havalandırma tertibatı vs. gibi düzenlemelerle

yola hazır hale getirilmiştir.

[iv] Halil Ataman, “Esaret Yılları, Bir Yedek Subayın I. Dünya Savaşı Şark Cephesi Hatıraları”. Yay. Haz:

Ferhat Ecer, lstanbul, 1990. s.222.

reklam

KÖŞE YAZARLARI

reklam
reklam