SON DAKİKA
reklam
reklam

Taarruz bitti

Köşe Yazarı: Cengiz BAYSU   Eklenme Tarihi: 17 Mayıs 2021, Pazartesi - 13:30   Okunma Sayısı:

ABD, Ukrayna’nın yanında olduğunu belirterek Rusya’ya karşı Ukrayna’yı kışkırtmaya devam etmektedir. Ukrayna’nın küçük bir ileri harekâta yönelmesi veya hamlesi, Rusya’nın çok sert müdahalesiyle karşılaşacağı anlama gelir. Rusya, eski Sovyet İmparatorluğu’nu ihya etmek istemektedir.

 

Balkanlardaki müttefiklerini bir kaza sonucu (!) Batı’nın kollarına teslim eden Rusya, artık toparlanmasını ve uyanışını tamamlamış, Gürcistan ve Kırım’da neler yapabileceğini acımasız şekilde göstermiştir.

 

Barış ve huzur denizi

 

ABD’nin şimdiye kadar giremediği ve askeri güç bulunduramadığı tek deniz olan Karadeniz’de tehlike çanları çalmaya başlamıştı. Harp gemilerinin Karadeniz’e geçişi tonajla ilgiliydi. Uçak gemisi ve denizaltı giriş yapamazdı. Gemilerin tonajı, geçiş öncesi bildirim süresi ve Karadeniz’de kalış süresi sınırlıydı.

 

Montrö Antlaşması kurallarına uygun olarak Türkiye, Karadeniz’e çıkmak isteyen iki Amerikan harp gemisine 15 gün sonrasıyla geçiş iznini vermişti...

 

Rusya ile bağlantılarımız

 

Rusya ile hem askeri hem ticari bağlantılarımız vardır.

*Nükleer santral yapımı

*Astana süreci ve Güneydoğu’da Suriye topraklarında işbirliği

*Türk akım-2 Doğalgaz projeleri (ABD bizim bu projeyi iptal etmemizi istiyor.)

*Libya’da ve Suriye’de Rusya ile işbirliği

*S-400 alımı, gelecekte bu alımların devam ettirileceği ve ortak üretime geçilmesi için irade beyanı

 

Hoşnut değil

 

  1. Dünya Harbi’nden sonra Varşova Paktı’nın lideri konumundaki Rusya, eski Pakt’ın diğer üyeleri Polonya ve Litvanya ile Baltık Denizi sahasını tümüyle gözetim altında tutabiliyordu.

 

Rusya ve NATO ülkeleri arasında ortaya çıkan gerilim, 2014 yılından sonra tarafları karşılıklı ve büyük çaplı tatbikatlar yapmaya sevk etmiştir. Rusya için Baltık Denizi’ni kontrol altında tutmak önemlidir.

 

Kuşatılmaktan hoşlanmayan Rusya, Avrupa’nın kuzeyinde Baltık Denizi’nden kuşatılacağını, eski müttefikleri olan Romanya ve Bulgaristan’ın NATO ittifakına dahil olmasıyla Karadeniz’den tehdit göreceğini hesaplamış, bu da yetmiyormuş gibi bir de ABD donanmasının Karadeniz’e girmesini içine sindirememiştir.

 

Sovyetler Birliği dönemi de dahil olmak üzere bugünkü Rusya Federasyonu, Atlantik Paktı’na uzanan batıdaki en uç bölgesi olarak gördüğü Kaliningrad’a füze sistemleri kurmuş ve Baltık donanması için üsler inşa etmiştir.

 

Batı destekli Ukrayna direnişi salâha kavuşmasaydı, Kaliningrad’daki uzun menzilli Rus füzeleri de ateş planlarına girecekti.

 

Sonuç

 

Montrö Antlaşması’nı iptal ettirmek veya yeniden ele almak gibi düşünceler ABD’nin işine gelse de Rusya’nın buna karşı çıkacağını hesaplamak gerekiyordu. Şu anda Karadeniz’in kuzeyi hâlâ huzurlu değildir.

 

Türkiye güçlendikçe siyasî, sınaî, kültürel, askeri yapıları bozulmak ve bağlaşıklarından koparılmak isteniyor. ABD, bunu gayet güzel şekilde işlemekte, Türkiye’yi Kafkasya’dan ve Orta Asya ülkelerinden uzak tutmak istemektedir.

 

Türkiye, NATO ile birlikte hareket etmektedir. ABD’nin Rusya’yı köşeye sıkıştırmaya çalışması durumunda Türkiye nasıl bir tutum takınacak, hangi tarafta yer alacaktı? Oldukça zor bir durum yaşayacağımız söz konusu olabilirdi. Şimdilik savmış olduk; ama gelecekte benzer durumlar yaşamamız da muhtemeldir.

 

 

reklam

KÖŞE YAZARLARI

reklam
reklam