SON DAKİKA
reklam
reklam

Afganistan’ın durumu

Köşe Yazarı: Cengiz BAYSU   Eklenme Tarihi: 18 Mayıs 2021, Salı - 09:09   Okunma Sayısı:

Yeşil kuşak projesi

Proje Jimmy Carter döneminde ortaya konulmuştur. Komünizme  karşı İslam’ı cepheye sürmek olarak görülebilir. 20 Ocak 1977’de Başkanlık koltuğuna oturan Jimmy Carter’ın 1979 yılında başlayan SSCB’nin Afganistan’ı işgali üzerine ortaya koyduğu SSCB karşıtı politikasıdır ve Carter Doktrini adıyla bilinir. Bazı yazarlar, projenin ilk kez Afganistan’da uygulandığını, Carter’in iktidarının bittiği 1981 yılından sonra da Orta Doğu ülkeleri ve Türkiye’de denenmeye çalışıldığını belirtmişlerdir.

 

1979 yılında Afganistan’a giren Sovyet güçleri başarılı olmadıklarını anlayınca 1988’de Afganistan’dan çekilmiştir. ABD bu çekilme üzerine “yeşil kuşak projesi”ne dört elle sarılmıştır. Amerikan istihbarat örgütü, Pakistan’dan da aldığı destekle  bölgedeki mücahit güçleri örgütlemiş, Afganistan’da ekilen haşhaşın eroin olarak dünya piyasasına sürülmesine göz yummak suretiyle bu gelirin işgale karşı kullanılması amaçlanmıştır. Afgan gruplar silahlarla donatılarak Pakistan’daki askeri kamplarda eğitime alınmışlardır.

ABD askerleri neden Afganistan’da?

11 Eylül 2001’de ABD’deki İkiz Kuleler’e düzenlenen saldırılar, yaklaşık 3 bin kişinin ölümüne yol açınca, saldırıların arkasında İslamcı El Kaide örgütünün lideri Usame Bin Ladin’in olduğu açıklanmıştı. Taliban, Afganistan’da gücü elinde tutuyor ve Usame bin Ladin’i korumaya alıyordu. Saldırıların bir ay sonrasına kadar ABD, Afganistan’a müdahale konusunda NATO ülkelerinin desteğini almış ve Afganistan’a hava saldırılarını başlatmıştı.

 

Yetişmiş elemanları birer birer yok edilen Taliban, ağır zayiata maruz kalmıştı, ama yok edilememişti. Örgüt, dağlık bölgelerde yeniden teşkilâtlanmaya geçerek Ruslardan aldıkları gizli silah yardımlarıyla örgütlenmesini sürdürmüştü. ABD ve müttefikleri son yıllarda Taliban’ın ölümcül saldırılarını durdurmayı ve Afganistan hükümetinin çöküşünü engelleyememişti.

 

ABD’nin çekilmesi

ABD Başkanı Joe Biden, Afganistan’da yürütülen savaşın 20’nci yıl dönümüne yani 11 Eylül 2021 tarihine kadar Afganistan’da konuşlu birliklerin çekilme işleminin tamamlanacağını söylemişti. Geçen yıl imzalanan anlaşma, ABD’ye 1 Mayıs’a kadar askerlerini çekme, Taliban’a da Amerikan ve NATO askerlerine saldırmama yükümlülüğü getirmişti.

 

Bu yılın mayıs başından itibaren Afganistan’da mücadele veren Amerikan ve NATO askerlerine saldırılar yeniden başlatılmıştı. Taliban, anlaşmanın süresinin dolduğu ve yeni bir anlaşma yapılmadığı gerekçesiyle gerilimi yeniden tırmandırmış ve saldırı olaylarını arttırmıştır.

 

ABD, kendi ordusunun 2.500 mensubunu ve 16.000 civarındaki sözleşmeli çalışanını himaye etmek maksadıyla Afganistan’a takviye birlikler göndermiştir. Bu birlikler arasında altı adet B-52 uzun menzilli bombardıman uçağı ve 12 adet F-18 savaş uçağı da bulunmaktadır.

 

Afganistan’da bugünkü durum

Başkan Biden, Afganistan’ın saldırganlar için bir sığınma yeri olamayacağını vurgulaması ve Afganistan Devlet Başkanı Eşref Gani’nin hükümet güçlerinin isyanları bastırmak için yeterli olduğunu söylemesi hayalden öteye geçemeyecektir.

 

*Çekilme sürecinde sert çatışmalar başlatılmıştır.

*Taliban ve Afgan hükümeti henüz bir barış anlaşması imzalayamamıştır.

*Yeniden teşkilâtlanan örgüt, silah ve mühimmat bütünlemesini yapmış ve eski taktik ve yöntemleriyle saldırı evresine girmiştir. Bu meyanda geçtiğimiz hafta çoğu öğrenci 30 kişinin ölümüne ve 110 kişinin de yaralanmasına neden olmuştur.

 

Toparlanma sırası

Yeni Amerikan yönetiminin İran ile anlaşmalar yapması, Irak’ta şimdilik pasif duruma geçmesi ve İsrail’i daha fazla ileri gitmemesi konusunda uyararak kendisine yeni bir müdahale alanı açmaması konusunda uyarması toparlanma sırasının kendisine geldiği izlenimin vermektedir.

 

Böylesi bir pasif tutuma girmesi ve Ukrayna olayları nedeniyle Karadeniz’e harp gemisi göndermekten son anda vaz geçmesi ve Türkiye üzerinde tatbik etmek istediği Gülen projesinin saf dışı kalması nedeniyle eski yeşil kuşak projesi üzerinde Amerikan egemenliğinin kırılması şeklinde değerlendirilebilir.  

 

 

reklam

KÖŞE YAZARLARI

reklam
reklam