SON DAKİKA
reklam
reklam

Bulanık ortam özlemi

Köşe Yazarı: Cengiz BAYSU   Eklenme Tarihi: 22 Mayıs 2021, Cumartesi - 09:41   Okunma Sayısı:

Son bir aydan beri çeşitli tv kanallarını, internet ortamındaki videoları ve yazılı basındaki haber ve makaleleri ilgiyle takip ediyorum.

 

Yurt dışına kaçırılan paraların, adaleti kendi sınırlarının dışına itmeye çalışan müdahalelerin, mafya faaliyetlerinin, uluslararası sözleşmelerin (İstanbul, Lozan, Montrö) tartışmaya açılması ve bunların bazılarından tek taraflı çekilmelerin gerçekleşmesinin, ABD ve AB’nin pandeminin yarattığı zafiyetten de yararlanarak Türkiye’yi köşeye sıkıştırma çabaları ve devlet otoritesini hırpalama arzusu olarak görebiliriz.

 

Bütün bu olayların çok kısa zaman aralığında ve üst üste gelmesinin sebebi, Türkiye’nin Orta Doğu ve Akdeniz mahallesinde sesini fazla çıkarmaya çalışmış olmasıdır. Siyasi gerginliklerin iktisadi sancılara yol açması tarihin derinliklerinden gelen bir olgudur. Bunun tersini de söylemek mümkündür.

 

Bu karmaşık dönem, Türkiye için sıkıntılar yaratmıştır. Devlet otoritesini sarsmak isteyen kişi ve gruplar yeni otoritelermiş gibi ortaya çıkarlar. Geçmişte kendi olumsuzluklarını kapatmak veya açığa çıkmasını önlemek isteyenler seslerini çıkarmazlar. Mevki kapmak ya da haksız kazanç elde etmek isteyenlerle belli makamlarda olanlar ise sahip oldukları imkânları kaybetmemek için sessiz kalmayı tercih ederler.

 

İşte bu noktada halkımız bireysel veya küçük çaplı işlere takılır ve büyük fotoğrafı göremez. Karşıt görüşler ortaya çıkar, bu durum da kutuplaşmaya kadar gider. Koşullar ne olursa olsun, yabancı istihbarat örgütleri Türkiye’nin bulunduğu coğrafyadaki kazanı ısıtmaya devam eder ve ellerindeki her türlü belgeyi tehdit unsuru olarak dayatırlar.

 

Bütün videolar arşivlenir ve yeri geldiğinde kullanılmak üzere yeni senaryolar üretilir. Hedef ülkenin resmi bürokrasisi çökertilmeye, yöneticileri itibarsızlaştırmaya çalışılır.

 

Parçaları birleştirdiğimizde bölgemizdeki kazanın halen ısıtılmakta olduğu net olarak görülmektedir. Hararetin artması halinde kazanda taşma olacaktır. Tansiyonun sadece Türkiye’de değil, bölgede de düşürülmesi gerekir. Bu durumun gerçekleşmesi için Orta Doğu’daki bütün super güçlerin çekilmesinin, uluslararası adaletin öncelikle tesis edilmesinin, içte ve dışta kamplaşmadan süratle uzaklaşılmasının yeni bir dünya düzeni kurulmasını sağlayacağı değerlendirilebilir.

reklam

KÖŞE YAZARLARI

reklam
reklam