SSCB döneminin ardından yeniden toparlanma sürecini yaşamış ve kendine gelmiş olan Rusya, yüzyıllar öncesinden itibaren hayal ettiği sıcak denizlere çıkma hayalini gerçekleştirmiştir. İlk etapta,
---Suriye’de deniz üslerinin yanı sıra hava üsleri de tesis etmiş ve bunları geliştirme çabalarını sürdürmektedir.
---En güçlü gemileri kendisine ayırmak koşuluyla Ukrayna ile Karadeniz donanmasını paylaşmıştır.
--- Çin ile birlikte Akdeniz’e girerek NATO’nun bağrında gerçek mermilerle atışlı tatbikatlar yapmıştır.
--- Türkiye’nin Doğu Akdeniz veya “Mavi Vatan” kavramına yakın ilgi göstermiş, Libya’nın Türk kontrolüne geçebilme ihtimaline karşı Libya’da da yerleşmeyi bilmiştir.
Tatbikatlarla taciz
Rusya bugün özellikle NATO güçlerinin kendi yakın çevresine yaklaşmasını istememektedir. Buna somut örnekler olarak Gürcistan’a vurduğu ağır darbeyi, Kırım’ı istilâ etmesini ve Ukrayna’yı kendi çizgisine çekmek istemesini gösterebiliriz.
Halen Karadeniz’de üstün sayısal güçlerle ve modern harp silah ve vasıtalarıyla tatbikatlar icra ederken Baltık Denizi’nde icra ettiği uçuşlarla da NATO ülkelerinin hava sahalarına girmekte, Baltık ve Kuzey Denizi’nde de modern silahlarla benzer faaliyetler içinde görülmektedir.
Ordusunu 2020 yılına kadar yüzde 70 oranında modernize etmeyi amaçlayan Rusya, modernleşme çalışmalarını sürdürmektedir. Kırım Yarımadası’nın Opuk poligonunda Rusya Hava İndirme Birlikleri, Rusya Karadeniz Filosu ve Rusya Hava Uzay Kuvvetlerinin katılımıyla askeri tatbikat düzenlenmiştir. Rusya Hava İndirme Birlikleri Komutanı gazetecilere yaptığı açıklamada,
“Tatbikata Novorossiysk Hava İndirme Tümeni, Kamışın ve Ulan Ude Hava Saldırı Tugayı’ndan seçkin birlikler katılıyor. Rus ordusunun tarihinde ilk kez Hava İndirme Birlikleri tatbikatı çerçevesinde üç birliğimiz aynı anda alarmla harekete geçirildi. Bu birlikler her türlü donanım ve silahlarla kısmen Kırım’a aktarıldı” ifadelerini kullanmıştı.
Değerlendirme
Çevremizde bulunan NATO üyesi bazı ülkelerde Rus yapımı S300 ve S400 füzeleri konuşlandırılmıştır. Oysa Rusya şimdi bu serilerin daha ötesindeki teknolojiye geçmiş, hipersonik silahlar, sessiz denizaltı dronları üreterek denizlerde üstünlüğü ele geçirmek istediğini ortaya koymuştur. Bu kadar silahlanma neye veya kime karşı?
- Elbette eski Varşova Paktı’nın üyeleri ve Karadeniz’e kıyıları olan Bulgaristan ve
Romanya’ya gözdağı vermek için,
- NATO ülkelerinin özellikle de Amerikan kuvvetlerinin Karadeniz’de boy göstermek
istemelerine karşı “Burası benden sorulur” demek için,
- NATO güçlerinin Kanal-İstanbul projesi sonrası Montrö Boğazlar Sözleşmesi’ne uygun
olmayan bir Karadeniz çıkışına karşı ihtiyatlı olmak için,
- Avrupa’yı Libya vasıtasıyla güneyden, Baltık Denizi’nde icra ettiği tatbikatlarla
kuzeyden, Karadeniz gösterileriyle de taciz etmektedir.
Sonuç
Batı basınında 2017 yılında çıkan bir makalede bu boşluğun yerini Kürdistan’ın ve IŞİD savaşçılarının alacağının hesaplandığı bile dile getirilmişti. Yazının sonunda “NATO Aşil’in topuğu olmadan da yapabilir, kendi yararı için Türkiye’yi ittifaktan atma zamanı geldi” denilmişti.
Türkiye’nin hangi ittifakta olursa olsun rahatsızlık duyacağı bir gerçektir. Rusya’ya yakın olması Batı’yı, Batı’ya yakın olması Rusya’yı kışkırtacak davranıştır. Türkiye’nin tamamen gözden çıkarılacağı da göz ardı edilmez Batı için… Türkiye her adımını dengeleri gözeterek atmak zorundadır.