SON DAKİKA
reklam
reklam

Şiirimizin Farklı Yorumcusu Cemal Süreya

Köşe Yazarı: Sinan ERDOĞDU   Eklenme Tarihi: 2 Haziran 2021, Çarşamba - 09:22   Okunma Sayısı:

Son yıllarda sözleri ve şiirleri

en çok paylaşılan edebiyatçılarımızdan

birisi de oÅNlüm

yıl doÅNnümü vesilesiyle

andığımız Cemal Süreya.

1931 ile 1990 arasındaki 59

yıllık oÅNmrüne çok önemli kitaplar

sığdıran Süreya Behzat

Ay’a verdiği bir röportajda

edebiyata başlama oÅNyküsünü

şu sözlerle ifade ediyor.

“Bu konuda pek belirli bir

şey söyleyemeyeceğim. Bir

yazgı oldu benim için. Kücük yaşlardan beri büyük bir

okuma tutkusu içerisindeyim. Ancak yoÅNnsüz bir

tutkuydu bu. Ne bulursam okuyordum, genellikle de

vakit geçirmek için okuyordum. Öyle ki iyi kitapları,

yazmaya başladıktan sonra okumaya geçtiğimi

söyleyebilirim. edebiyatla ciddi olarak lise sonda, özellikle

de üniversite öğrencilik yıllarımda ilgilenmeye

başladım. Yine de daha ilkokulda ileride bir yazar

olma özlemi, hatta sanki güveni vardı içimde. Boş bir

güven elbet. Cünkü uzun yıllar yaşamın gerektirdiği kitapları

okuyamamıştım. Sanırım bizim kuşakta çok

yazarın yetişme yılları böyle geçmiştir.”

Cemal Süreya’nın yaşam oÅNyküsü 1931’in içinde o

zamanlar Tunceli'ye bağlı olan, şimdi ise Erzincan

sınırlarına dahil olan, Pülümür’de başlıyor. 1937 38’de

Dersim İsyanı olarak da adlandırılan olaylar onun da

ailesini etkiliyor ve doğduğu toprakları ailesiyle beraber

terk ediyorlar. Annesi doÅNrdüncü çocuklarını

doğururken vefat ediyor. Çocuklara babaanneleri

bakıyor ve kücük yaşta olan Cemal Süreya, Beyoğlu

37. İlkokula gitmek üzere İstanbul’a amcalarının

yanına yollanıyor.

Cemal Süreya bu yılları Zeynep Oral’ın 1983 tarihinde

Sanat Dergisi için yaptığı söyleşisinde şu sözlerle

anlatıyor;

“Birden yoksullaştık. Babam şofoÅNrlük yapıyordu. Bu

arada belirteyim, Türkiye’de en genç yaşta Sansaryan

Han’a düşen yazar benim. 9-10 yaşlarındaydım.

Babam istanbul’a gelmişti. Oysa Bilecik’ten ayrılması

yasaktı. Bir gece yakalandı, önce karakola sonra geri

Bilecik’e yollandık.”

“Altı yıl evlenmeyen babam, sonunda evlenmek

zorunda kaldı. Babaanne, bize bakamaz olmuştu, istanbul’a

yazıp, bir kız istedi. Cevapta Reka hanım

önerildi. Babam ‘O çok şişman çamaşır yıkayamaz.

Esma’nım olsa’ dedi. — Anlaşılan goÅNzü ondaydı. Amcalardan

yanıt geldi ‘O size uygun değildir’ diye. Yine

de bir gün yenge Esma’yı getirdi. Esma ilk gün çamaşır

yıkadı, ikinci gün babamla kavga etti, ücüncü

gün eve yerleşti. Ben babam evlensin isterdim hep.

Evde bir kadın dolansın, anne diyelim. Ama bütün

bunları babaya söyleyemezdim. Babama hiçbir şey

söyleyemezdim, beş kuruş para isteyemezdim… Sonunda

babam iki kez evlendi, önce Esma, sonra Re-

ka’yla. Esma çok koÅNtü çıktı. Kardeşlerime işkenceli

bir çocukluk yaşattı, örneğin saçlarından tutup kuyuya

sarkıtırdı. Bu yüzden kız kardeşlerimin saçları gür

değildir.” “Ben mi? Ben, evden kaçmak için, gizlice

parasız yatılı sınavına girdim. Bilecik Ortaokulu için.

Gizlice, cünkü babam yoksuldu ama belli etmek istemezdi.

Sınavı kazandım. Zaten oÅNmrümce parasız

yatılı okudum. Ben oradan, o evden kaçtım ama,

kardeşlerimin derdi hep içimdeydi. Bir gün —lisede,

Haydarpaşa’daydım— Bilecik’e kardeşlerimi görmeye

gittim. Gece vardım. Eve gitmeye çekindim. Cebimde

bir lira vardı. Bir barda kaldım. Yorganın üzerine kar

yağıyordu. Sabahı bekledim. .. Sabah, eve

vardığımda kardeşlerim pencerenin parmaklıklarına

tutunmuş içeride ağlıyorlardı, ben dışarıda. Ve beni

içeri atamıyorlardı. Cünkü onlara eve kimseyi sokmayacaksınız,

ağabeyinizi bile denmişti, öyle bir baskı

vardı üzerlerinde. Hayır eve giremezdim geri doÅNndüm.”

Bilecik Ortaokulunda okuyan Süreya Ankara Üniversitesi

Siyasal Bilgiler Fakültesi'nde Maliye ve İktisat

BoÅNlümü'nde okumaya başladı ve 1954'te mezun oldu.

Mülkiye’deki en yakın arkadaşları Sezai Karakoç,

Hasan Basri, Muzaffer Erdost, Nihat Kemal Eren’dir

Bu yıllar şairin edebiyat tutkusunun geliştiği yıllardır.

Zira; Ahmet Muhip Dıranas ve Özdemir Asaf gibi isimleri

okuyan Süreya, üniversite yıllarında takma isimlerle

çeşitli dergi ve gazetelerde yazılar yazmıştır.

reklam

KÖŞE YAZARLARI

reklam
reklam