SON DAKİKA
reklam
reklam

Günlük tespitler II

Köşe Yazarı: Cengiz BAYSU   Eklenme Tarihi: 28 Temmuz 2017, Cuma - 09:00   Okunma Sayısı:

Abrahampaşa Korusu’nda
Yaşlı karı koca ve yanlarında torunları kız çocuğu ile Abraham Paşa Korusu’nun havuzlu bölümünde oturuyorlardı. Selamlaştık, tokalaştık.  Hal hatır sordum. İyi olduklarını belirterek şükrettiler.  
Abraham Paşa Korusu’na kestane toplamaya gidiyorlardı. Yoksul oldukları her hallerinden belliydi. Yanlarında taşıdıkları boş küfeyi göstererek yukarı kesimden kestane toplayacaklarını söylediler.
Yaşlı hanım adamcağıza göre daha canlı ve konuşkandı. Konu kestane olduğuna göre bir şeyler söylemesini istedim. Bir bilmece sordu:
“Dışı kazan karası
İçi peynir mayası”
Madem öyle kestaneyle ilgili bir de türkü bilir misiniz, dedim. Okumaya başladı. “Edirne’den Aldım Kestane…”

Çarşıdan aldım kestane
Gözleri benzer mestane
(Yar yar yar aman)
Kalk gidelim gülistane
Gül Ayşem

Gel kara gözlüm gel ağlaşalım aman
Fidan boylum helâlleşelim
Çarşıdan aldım kirazı
Elinde altın terazi
(Yar yar yar aman)
Saramadım kardan beyazı
Gül Ayşem

Gel kara gözlüm gel ağlaşalım aman
Fidan boylum helâlleşelim
Çarşıdan aldım turuncu
İçine koydum pirinci
(Yar yar yar aman)
Ayşe kızlar içinde birinci
Gül ayşem

Gel kara gözlüm gel ağlaşalım aman
Fidan boylum helâlleşelim

Trakyalı olduğu her halinden belli olan bu aile, ormanın okunmasını da iyi biliyordu. Gölgelere bakarak güneşin nerede ve saatin kaç olduğunu, yönleri, çok yaprak yığılmış yerlerin altında yılan veya akrebin yuvalanmış olabileceğini, herkesin orman yangını konusunda bilinçli ve ateşe karşı hassas olması gerektiğini söylüyordu. “Peki, güneş olmazsa yönleri nasıl bulacaksınız” diye sordum. 
    ---Ağaçlar, kuzeye bakan taraflarını yosuna benzer yeşillikle sıvarlar. Gövdelerini korumaya alırlar, dedi.  
Evde kestane haşlaması yapıyorlarmış, torunlarının en sevdiği yemek türleri arasındaymış. Bu arada kestanenin faydalarını anlatmaya başladı.

reklam

KÖŞE YAZARLARI

reklam
reklam